• Nombre de visites :
  • 2649
  • 16/1/2014
  • Date :

Sıffin Musibeti

sıffin musibeti

Sıffin [1]

Biz Emirü'l-Müminin Ali'nin Sıffin Savaşı'ndaki bütün girişimlerini ve bu savaşın bütün yönlerini anlatmayacağız; burada amacımız, bu savaşa sebebiyet veren ve neden olanların ne kadar azgın ve isyancı olduklarını, Emirü'l-Mü-minin Ali'nin hak girişimlerinin önüne ne kadar engel çıkardıklarını teşrih ve muhakeme etmektir.

Biz yine Gazalî ile söze başlıyoruz. Gazalî, İhyau'l-Ulûm'da diyor ki:

"Muaviye, imamet ve hilâfet için kavga etmemiştir; Muaviye'nin yaptıkları içtihada dayanmaktadır; müçtehit ise isabetlidir."

Ne yazık ki, sıradan bir avama bile apaçık olan bu olaylar, Gazalî gibi bir âlime gizli kalmış veya Gazalî bunu kasıtlı olarak gizlemiştir. Muaviye hilâfet ve imamet için kavga etmiyor idiyse ne istiyordu peki?? Eğer Osman'ın kanını istiyorduysa, bu hak onu ilgilendirmezdi; çünkü Osman'ın evlât ve oğulları vardı. 

Babalarının hakkı için Osman'ın oğullarının, zamanın imamı ve Müslümanların halifesi olan Ali b. Ebutalib'e müracaat etmeleri gerekirdi. Mu-aviye, Amr-ı As ve diğerlerinin İslâm ümmetini aldatarak ve tahrik ederek Müslümanların halifesine karşı ayaklandırmaya, boş yere yüz binlerce Müslüman'ın kanının dökülmesine ve İslâm'da birçok bidatlerin çıkmasına sebep olmaya hakkı yoktu.

Gazalî diyor ki: "Muaviye'nin bütün girişimleri içtihada dayanmaktadır."

Ben diyorum ki: Resulullah bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Ey Ammar! Seni azgın bir grup öldürecektir." Bu hadisi duyan Muaviye, zavallı iki Şamlıya iki kese altın verdi, onlar Ammar'ı şehit edip başını Muaviye'ye götürdüler; Muaviye de buna sevindi! Acaba Gazalî bunu da mı içtihat sayacaktır?! Eyvahlar olsun!

Ayrıca Gazalî'nin kendisi de biliyor ki, Muaviye bütün dostlarına ve valilerine mektup yazarak Emirü'l-Müminin Ali b. Ebutalib'e haşa küfretmelerini emretmiş, hatta Medine'ye gidince Resulullah'ın ravzasında minbere çıkıp Ali b. Ebutalib'e ve evlâdına sebbetmiştir. Bunu bütün tarihçiler kaydetmişlerdir; acaba bu da mı içtihattır?!

Gazalî, "Sahabenin faziletini lekelemek Rafizîliktir." diyor. Acaba Ali b. Ebutalip sahabe değil miydi? O hâlde, Gazalî neden ona lânet ve sebbeden Muaviye'ye Rafizî demiyor da, üstelik ona müçtehitlik vasfını veriyor. Biz, "Ga-zalî hükmünde hata etmiştir." diyoruz.

Yine Muaviye, Sıffin savaşına gelirken halkı denemek ve halkın Kur'ân-ı Kerim'e mi, yoksa Muaviye'ye mi uyacaklarını anlamak için çok çirkin bir hileye baş vurup Çarşamba günü cuma namazı kıldı ve bir itirazla karşılaşmayınca da Şam halkına güvenerek savaşa azmetti. Böyle içtihat mı olur?!

Dördüncüsü, İmam Hasan Müçteba ile savaşı bırakıp sulh edince, sulhun birinci şartı gereği kendisinden sonra o hazretin veliahtliğini kabul etmişti. Fakat fıtrî habisliğinin gereğince, İmam'ı bu veliahtlikten alıkoymak için eşi "Cu'de binti Eş'as"ın eliyle zehirleyerek Resulullah'ın ciğer paresini bin bir felaket ve yürek yakıcı dertle şehit etmiş ve bedbaht Cu'de'ye bu amelinden dolayı vaadettiği altınları vermiştir.


İslam Tarihi Açısından Sıffin savaşı-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)