• Nombre de visites :
  • 2746
  • 16/1/2014
  • Date :

Kur'an Açısından Hayvan

kuran açısından hayvan

HAYVANLAR ÂLEMİ [3]

İşte bizim kanaatimize göre, çeşitli türlere ayrılan hayvanların, hayatlarıyla ilgili hususlarda ve amaçlarda, davranışlarını dayandırdıkları bu görüş ve akideler, sürükleyici ve engelleyici hükümler içermese de, en azından bazı şeylerin iyi, bazılarınınsa çirkin görülmesini, dolayısıyla zulüm ve adalet kavramlarını içermektedir. Herhangi bir hayvan türünün bireylerinin aralarında davranış ve huy bakımından birtakım farklılıklar görülmesi de bunu destekleyen bir bulgudur. Sözgelimi iki atın, iki koçun veya iki horozun huyları birbirinden çok farklı olabilmektedir. Biri son derece sert ve huysuz olurken, diğeri oldukça yumuşak ve uysal olabiliyor.

Bunu, kimi hayvan türlerinde bazı bireylerin şahsında gözlemlediğimiz sevgi, nefret, şefkat, merhamet, katılık veya saldırganlık gibi huylar da desteklemektedir. Ki bunun benzerlerini insanlarda görüyoruz. Yine insanlar bazında bu gibi unsurların, fiillerin güzel veya çirkin olarak nitelendirilmesinde belirleyici olduklarını biliyoruz. Amellerin zulüm veya adalet nitelikli olmaları da bu gibi unsurlar bağlamında belirginlik kazanan bir olgudur. Sonra bunların insanın uhrevî hayatı üzerinde de etkili olduğu bir gerçektir. Allah'ın huzurunda toplanmalarında, amellerine göre hesaba çekilmelerinde, uhrevî nimet veya azaba maruz kalmalarında da bunun etkisini biliyoruz.

Bu noktada, tıpkı insanlar gibi hayvanların da haşredilecekleri hususu belirginlik kazanıyor. Çünkü yüce Allah, adalet, zulüm, takva ve günah gibi niteliklerin insanların amellerine uyarlanmasını, haşrin gerekçesi olarak sayıyor. Bu nitelikleri haşrin varlığının kanıtları olarak ön plâna çıkarıyor. Şu ayetlerde olduğu gibi: "Yoksa biz, inanıp iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız?

Yoksa korunanları yoldan çıkanlar gibi mi tutacağız?" (Sâd, 28) Hatta yüce Allah, göklerde, yerde ve ikisi arasında yaratılan varlıkların haşrinin geçersiz olmasının, bütün bunların yaratılışlarının geçersizliğine, boş bir eğlenceye dönüşmesine neden olacağını belirtir. Nitekim, biraz önce örnek gösterdiğimiz ayetin hemen öncesinde şöyle buyurmuştur: "Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Ateşten vay hâllerine o inkâr edenlerin!" (Sâd, 27)

Bu nedenle, şimdi soruyoruz: Acaba insanlar gibi hayvanlar da Allah- 'ın huzurunda toplanacaklar mı? Eğer hayvanlar da Allah'ın huzurunda toplanacaklarsa, acaba bu toplanışları insanlarınki gibi mi olacaktır; onların da amelleri tartılacak mı, dünyadaki yükümlülüklerini yerine getirişleriyle bağlantılı olarak cennetle ödüllendirilecekler mi? Ya da cehennemle cezalandırılacaklar mı? Onlarla ilgili olarak dünyevî yükümlülük, elçilerin gönderilişi ve hükümlerin indirilişi şeklinde mi gerçekleşmiştir? Eğer öyle olmuşsa, acaba onlara gönderilen elçi, kendi hemcinslerinden mi olmuş, yoksa bir insan mı olmuş? Açıklamanın akışının bu noktasında insanın aklına gelebilecek sorulardır bunlar?

Birinci soruya, yani, "Acaba insanların dışındaki canlıların da haşredilmeleri söz konusu mudur?" sorusuna gelince; bununla ilgili olarak tefsirini sunduğumuz ayetin sonunda yer alan "Sonra (onlar), Rablerinin huzurunda bir araya getirilecekler." şeklindeki ifade, yukarıdaki soruya yeterli bir cevap niteliğindedir. Buna yakın bir ifade de şu ayette yer almaktadır: "Vahşi hayvanlar bir araya getirildiği zaman." (Tekvîr, 5)


HAYVANLAR ÂLEMİ

İnsanlar tek bir ümmetti

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)