• Nombre de visites :
  • 2367
  • 26/12/2013
  • Date :

Haricilerin Belirgin Özellikleri(3.Bölüm)

haricilerin belirgin özellikleri(3.bölüm)

Hiçbir meselenin aslından haberdar olmayan cahil insanlar inatla bir konuda ayak direyip de dindar görünümüyle "İlle de benim dediğim doğrudur!" dediklerinde vay o müslüman toplumun haline!...

Efsunu imkansız bu yılanlar bir toplumu sarmaya başladığında kim durabilir onların karşısında? Bu züht ve takva görünümlü tiplerin karşısına hangi kuvvet, hangi güçlü karakter dikilebilir sahi? Böylelerinin tepesine kılıç indirebilecek ve bu sırada eli titremeyecek, ayağı sürçmeyecek olan kim var?

Bu nedenledir ki İmam Ali (a.s) "Benden başkasının böyle bir şeye cüreti yoktur." buyurmaktadır.

Allah'a, Resulüne (s.a.a) ve kıyamete inanan müminler içinde; gerekli basiret ve tartışılmaz iman ve cesarete sahip Ali'den (a.s) başka kim böyle bir taifeye kılıç çekebilecek cürete sahiptir?!

Dış görünüşe bakılırsa, bu tür insanları iman ve takva sahibi müminler değil, inançsız insanlar öldürebilir ancak.

Bu nedenledir ki İmam Ali'nin (a.s) en büyük başarılarından ve övgüye layık girişimlerinden biridir bu; kendisi de bunun altını çizmekte ve şöyle demektedir: "İslam'ın ruhunu anlayamayan bu cahil insanlara karşı çıkabilen ve bu tehlikeyi sezip ortadan kaldıran tek kişi ben oldum, secdeyle nasırlaşmış alınları, köhne giysileri ve zikri terk etmeyen dilleriyle olanca dindar dış görünüşlerine rağmen onlara aldanmadım, basiretimi kaybetmedim. Ortadan kaldırılmamaları halinde herkesi kendilerine benzeteceklerini ve İslam'ı ruhsuz ve gerici bir dine dönüştürüp yobazlığı yayacaklarını gördüm. Nitekim Resulullah (s.a.a) da "İki güruh beni pek rahatsız etmiştir: Biri ilmiyle amel etmeyen lakayt ve laubali alim; diğeri de dindarlık taslayan ama dinin aslından bihaber olan cahil ve bilgisiz insan!" buyurmuyor mu?"

Hz. Ali'nin (a.s) bu sözü pek düşündürücüdür; "Ben bunlarla savaşmasaydım benden sonra hiç kimse bu dindar görünüşlü Haricilere kılıç çekmeye cüret edemeyecekti." diyor. "Secdeye varmaktan alınları nasırlaşmış bu dindar görünümlü insanların, aslında İslam'ın karşısına dikilen bir engel olduğu, İslam'a hizmet ettiğini sanan ve gerçekte İslam'a azılı düşmanlık eden bu güruhun ortadan kaldırılması gerektiği gerçeğini kim idrak etmiş ve bu cüreti kim gösterebilmişti?"

Hz. Ali'nin (a.s) bu girişimi, daha sonra ortaya çıkan bu tür dindar görünümlü ahmak din düşmanlarına karşı savaşılabileceğini gösterdi ve benzeri bir olay vuku bulduğunda müslümanlar bu tür gruplarla savaşmaları gerektiği hususunda tereddüde kapılmadılar artık.

3- Hariciler cahil ve bilgisiz insanlardı, bu nedenle de olayları ve hakikatleri kavrayamıyorlardı, yanlış yorumlara kapılıyor, tevillerde bulunuyorlardı. Bu batıl gidişatı giderek bir mezhebe dönüştürdü ve mezheplerini korumaya çalıştılar. Bu mezhebin çıkışı da münkerden nehy esasına dayanıyordu. Yani bir tek hedef gösteriyorlardı: Hz. Peygamberin onca sünnetinden biri olan "münkerden alıkoymak."


Haricilerin Belirgin Özellikleri(1.Bölüm)

Haricilerin Belirgin Özellikleri(2.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)