• Nombre de visites :
  • 1068
  • 11/8/2013
  • Date :

Allah Resulüne (s.a.a) Nasıl Salavat Getirilir?(2.Bölüm)

allah resulüne (s.a.a) nasıl salavat getirilir?allah resulüne (s.a.a) nasıl salavat getirilir?

Salavat getirirken Peygamber efendimizle Ehl–i Beyt’inin bir arada zikredilmesini vurgulayan çok sayıdaki bu delillere rağmen Ehlisünnet fıkhı Resul–i Ekrem’in (s.a.a) Ehl–i Beyt’ine de salavat getirmenin farz ve gerekli olduğunu kesin bir hüküm olarak kabul etmemektedir. Onlardan bazıları salavatta Ehl–i Beyt’in de zikredilmesini farz bilirken, diğer bazıları bunu farz bilmemektedir.[9] Salavatta Peygamberimizin Ehl–i Beyt’inin de (âl) zikretmenin farz olmadığını söyleyenler bu iddiaları için öyle temelsiz, aslı ve esası olmayan deliller getirmişlerdir ki, kalem onları yazmaktan haya eder. Örneğin demişlerdir ki:

“Peygamber efendimizle birlikte âl–i’ne (Ehl–i Beyt’ine) salavat getirmenin farz olmayışı daha uygundur; çünkü Allah Resulü ancak kendisine nasıl salavat getirilmesi gerektiği sorulunca ve kendilerine salavatı öğretmesini isteyince insanlara bunu (kendisiyle birlikte Ehl–i Beyt’ine de salavat getirmeyi) emretmiştir ve kendisi ilk baştan kalkıp da o şekilde salavat getirmelerini buyurmamıştır!”‌[10]

Cevap: Allah Resulü (s.a.a) bir konuda ilahi hükümleri açıklarken bazen sadece insanların sorusu ve onlara verdiği cevapla yetiniyordu; ama insanlar tarafından o konuda bir soru sorulmazsa o zaman kendisi mevzunun şer’i hükmünü açıklıyordu. Bunun Kur’an’da birçok örneği vardır. Bazı ayetler, “Sana sorarlar”‌ şeklinde başlamaktadır. Örneğin, şöyle buyuruyor: “Sana âdet görme hakkında soruyorlar.”‌[11], “Sana harâm ayda savaşmaktan soruyorlar”‌[12], “Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar”‌[13] vs. bu grubunun iddiasına göre bu konular insanlar tarafından sorulduğu için bu konular uyulması gerekli şer’i hukum sayılmaz. Acaba böyle bir sonuç alma doğru ve uygun olur mu?!!

Allah Resulü’ (s.a.a) Âl’ı (Ehl–i Beyt’i) Kimlerdir?

Ehl–i Beyt Mektebine göre, kendilerine salavat getirilmesi gereken Allah Resulü’nün (s.a.a) âl’ı (Ehl–i Beyt’i) kesinlikle “Masum olan Ehl–i Beyt”‌tir; çünkü onlardan başkasına salavat getirmek farz değildir.[14]

Ehl–i Beyt Mektebinin zaruriyatından sayılan bu konu o kadar açık ve nettir ki, bunu ispatlamak için delil ve burhan getirmeye gerek bile yoktur. Müsned–i Ahmet, el–Müstedrek–u ala’s–Sahihayn, ed–Dürrü’l–Mensur–i Siyutî, Kenzu’l–Ummal, Mecmau’z–Zevaid gibi Ehlisünnet kaynaklarında Peygamber efendimizden (s.a.a) nakledilen onlarca hadis bunu vurgulamaktadır. Bu kaynaklarda nakledilen bütün rivayetler Peygamber efendimizin “âl’nin (Ehl–i Beyt’inin) Fatıma, Ali, Hasan ve Hüseyin olduklarına delalet etmektedirler.[15]


[9]– el–Mecmu, İmam Nevevî, c.3, s.466–467.

[10]– el–Muğnî, İbn Kuddam, c.1, s.581; eş–Şerhu’l–Kebir, c.1, s.581, el–Muğni’nin Daru’l–Kitabi’l–Arabi baskısının dipnotunda geçmiştir.

[11]– Bakara, 222.

[12]– Bakara, 217.

[13]– Bakara, 219.

[14]– Tezkiretu’l–Fukaha, c.3, s.234.

[15]– Merhum Firuzabadî bu rivayetlerden bir kısmını “el–Fezailu’l–Hamse, Mine’s–Sihahi’s–Sitte”‌ adlı kitabında toplamıştır.

Allah Resulüne (s.a.a) Nasıl Salavat Getirilir?(1.Bölüm)

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)