• Nombre de visites :
  • 4227
  • 13/4/2013
  • Date :

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından(8.Bölüm)

velayet-i fakih şehid mutahhari’nin bakış açısından

Bilgin hoca Hz. Ayetullah Cevadi-yi Amuli de fakihin halk tarafından vekaleti ve temsilciliği olması teorisini reddedip genel tayin teorisini açıklarken şöyle diyor:

Velayeti fakihin muhalif ve muvafıkları koşulları karşılayan fakihin iki çeşit Velayetini kabul etmişlerdir: ilk çeşit budur ki, halk bir taklid merciinin merciliğini kabul edince onu vekil olarak mı seçiyorlar yoksa fetva için veli olarak mı? Gerçek şudur ki, din koşulları karşılayan fakihi bu göreve tayin etmiştir ancak bu görevin gerçekleşmesi halkın kabullenmesine bağlıdır ve her hangi bir neden yüzünden halk ona başvuru yapmazlar ise onun merciliği gerçekleşemez.

İkinci çeşit ise her kesin kabul ettiği gıybet döneminde fakihin yargılama konusudur: peki fakih yargılama görevinde halkın vekili midir? Yoksa din mi onu yargılama görevine atamıştır? Halk tarafından hiç bir görev ona verilmiyor ve sadece halkın kabullenmesi ve başvurusu ile onun yargılama gücü gerçekleşiyor. Üçüncü örnek yani Velayet-i fakihde de konu temsilcilik değil Velayeti kabullenmektir. (1)

Velayet-i fakihin dîni yasallığı ve olgunluğu masun İmam tarafından genel tayin ile oluyor ve onun dış ispatı, etkinliği ve uygulanması ise halkın seçim ve kabullenmesine bağlıdır. Bu iki etkenin birlikteliğine inanmak ve onun sonuçlarını incelemek dikkate layıktır. Halkın kabullenmesi ve himayeti olmayana kadar din açısından yasal olan liderin hiç bir etkisi olmayacaktır ve tersine ilâhi yasallık da olmayınca halkın isteği ve kabullenmesi geçersizdir. Aynı tarzda cumhur başkanın da tayini fakih tarafından olmazsa gayri meşru ve tağûtidir (Allah’ın karşısında itaatsizlik). Bu kural yüzünden ana yasanın hükmünce halk seçtiği cumhur başkanın geçerliliğin de lider teyit etmelidir. (2)

Velayet ya Nezaret:

Velayet liderlik ve yöneticilik ve toplumsal işlere düzen verip onları örgütlemek demektir. Yöneticilik gerekli olarak bütün işlere direk biçimde karışmak değildir. Bu ne lazımdır ve ne de olası; Diğer taraftan ise direk karışmayıp tamamen Diğerlerine devretmek ve sadece gözetim ve tavsiyede bulunmakla yetinme anlamına da gelmez.

Yöneticilikte direk karışma yada bazı sorumlulukları güvenilir ve uzman insanlara devretmek bakımından liderin fikri ve maslahatlara bakılmalıdır; nitekim dünyanın bütün sistemlerinde ve toplumlarında bu iş yaygındır.

Ancak Velayetin karşısında nezaret dediğimizde işlerin sadece iyi akışını gözetip yöneticilere yol gösterme ve onlara tavsiyede bulunmak kastediliyorsa, yani vaktında tavsiye ve danışma yaparak artık bir sorumluluk kalmıyorsa, danışmanlık ve yol göstericilik anlamına gelen böyle bir nezaret liderin varlık felsefesiyle uyumu yoktur nitekim sorumluların çalışmadığı yada kötü çalıştığı ve yanlış yapma durumunda lider onları cezalandırma yada soruşturma hakkı olmayacaktır ve bu Şehid Mutahharinin de fıkhî ve siyasal düşünceleri ile uyuşmuyor.

Çeviri:Ürün Özedönüş


1-         İslami Hükümet Dergisi, İslam siyasal ve fıkıh düşüncesi özel numara, Birinci yıl, Birinci sayı, Güz 1375 (1996)

2-         Nur Sayfaları/ cilt9, s.251

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından(7.Bölüm)

Velayet-i Fakih Şehid Mutahhari’nin Bakış Açısından(6.Bölüm)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)