• Nombre de visites :
  • 1061
  • 12/2/2013
  • Date :

Velayetçilik [3]

velayetçilik

Velayetçilik ve Akıl ve Yetki ile Uzlaşması

Bu yüzden veliyyi fakihin şeriat çerveçevesinde olan toplumsal, siyasal ve dinî düşüncelerine itaat etmek kanun, akıl ve hem de şeriat bakımından bütün bireylere gereken bir iştir. Bu konu kimsenin düşüncesini söyleme hakkı olmadığı anlamına gelmiyor. Aksine herkes kendi düşüncesi için özel bir nedenleri varsa onu lideri seçen Bilginler Konseyi’ne yada liderin danışman konseylerine sunabilir. Ancak en son kararı veren veliyyi fakihtir.

1-    Son nokta olarak hatırlatılması gereken konu budur: bazılarına göre Velayetçilik bir çeşit diktatörlüğü kabul etmek demektir. Başlangıçta işaret ettiğimiz konulara ilaveten diyebiliriz ki, Şii düşünce de varolan Velayeti fakih koşullarına göre bu makam olağanüstü gözetim altında olan ve özel şartları ihtiva eden bir makam gibi algılanıyor ve veliyyi fakih tarafından her türlü kötü davranış, adaletsizlik yada görevlerini zayıf biçimde yapmak onun kendi kendine bu makamdan atılmasına sebep olur. Buna göre, Velayeti fakih bir kişinin değil bir ilâhi din ve düşüncenin hükümetidir.

Velayeti fakihin felsefesi nedir?

İnsan toplumu birbiriyle çelişen ve çeşitli ilgi ve yararları olan insanlardan oluşmaktadır. Böyle bir toplum gerekli olarak hükümete ihtiyacı vardır ve her bir insan toplumu –ne kadar küçük olsada örneğin bir köy ya da  kabile- düzen ve başkanlığa ihtiyacı vardır. Yararların çelişmesi, bireyler arasında çelişkiler ve düzen ile güvenlikte bozukluğun ortaya çıkması bu problemleri çözebilen ve düzen ile güvenliği sağlayabilen bir iktidarlı ve geçerli kurumun varolmasını gerektirmektedir. Bu yüzden bir toplum gereken siyasal iktidarı, programlama ve karar verme gücü, uygulama ve emir ile nehyetme gücü olan bir hükümeti ve devleti olmazsa yetersiz kalıp kendini devamlılık ve varlığını kaybedecektir. Siyasal Velayete ihtiyaç duyulmanın sırrı insan bireylerinin yetersiz ve zayıf olmasında değil, insani toplumun yetersiz ve zayıf olmasındadır. Buna göre, bir toplum layık ve haklarını tanıyan bireylerden oluşmuşsa da yine hükümet ve siyasal Velayete ihtiyacı vardır çünkü bir sıra konular topluluk ile ilgilidir ve onların hakkında genel ve toplu halde karar verilmelidir ve birey birey olduğu durumunda kendisi için karar veremez. Şii siyasal düşüncede kayıp döneminde siyasal liderliğin koşulları ihtiva eden fakihe devredilmesi hükümetin görevi ve hedefi müslümanların işlerinin şeriat öğretileri ile uygulamak olduğu içindir. Dinî hükümetin hedefi sadece güvenlik ve refahı her türlü olursa olsun sağlamak değildir; buna ilaveten, toplumun işleri ve onun içinde olan ilişkiler ve etkileşim dîni hükümler, kurallar ve ilkeler ile uyum sağlamalıdır. Böyle önemli bir konu ise İslami toplumun müdürünün yöneticilik işleri ile tanıdık olmasının yanı sıra bu konularda herkesten daha çok Allah’ın hükümlerine tanıdık olmasını ve toplumsal ve siyasal konularda lazım olan fıkhî gücü olmasını gerektirmektedir.


Velayetçilik [1]

Velayetçilik [2]

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)