• Nombre de visites :
  • 2448
  • 28/11/2012
  • Date :

SEYYİD RAZİ (R.A)(İkinci Bölüm)

seyyid razi (r.a)(ikinci bölüm)

Seyyid Razi sorumluluk sahibi ve insanlara hizmeti kendine ilke edinmiş gerçek bir görev aşığıydı. Toplumu aydınlatmak ve müminlere hizmet için ilim tahsil ediyordu. Hiçbir zaman kendisini kütüphane ve mescit köşelerine hapsetmedi. Görevinin sadece araştırma, telif ve şiir yazmak olmadığını biliyordu. Ceddi İmam Ali (a.s) gibi fakirlerin elinde tutup mazlumların yardımına koşuyordu.                               

Hiçbir zaman zalim ve zorba hükümetlerin yanında yer almadı. Kendini insanlara hizmet etmeye adamıştı. Hiçbir zaman makam ve dünya sevdalısı olmadı.

Seyyid Razi (r.a), Abbasi halifelerinin tamamını gaspçı, gayrimeşru ve zalim hükümdar olarak telakki ediyordu. Abbasi halifelerinin içinde en zalimi el-Kadir'u-Billâh idi. el-Kadir'u-Billâh, kendini beğenmiş, gururlu, bağnaz ve kinci biriydi. Seyyid Razi'nin (r.a) toplumdaki konumunu ve şahsiyetini karalamak için fırsat kolluyordu. Büyük bir baskı altında olan Seyyid Razi (r.a) nefretini şiirlerle dile getiriyordu;

Mısır'da Alevi hükümeti var iken, ben düşman diyarında zillet elbisesi mi giyineyim!

Bu şiir halifenin kulağına ulaştığında halife bir toplantı düzenledi. Toplantıya Seyyid Razi'yi de çağırıp ona Abbasi hükümetinden duyduğu rahatsızlığın ve nefretin nedeni sormak istedi.

Seyyid Razi (r.a) büyük bir cesaretle çekinmeden pervasızca halifenin davetini geri çevirerek toplantıya katılmadı. Bunun üzerine halife öfkelenerek Seyyid Razi'yi (r.a) üslenmiş olduğu tüm görevlerden azletti.

Seyyid Razi (r.a) cesur ve korkusuz bir hatipti. Hiçbir makam ve güçten korkmuyordu. Tüm Abbasi halifelerini gaspçı ve zalim biliyordu. Ortamın uygun olmamasına rağmen zalim ve tağutu yıkmak için fırsat ve yardımcı peşindeydi. Hükümeti ele geçirip tekrar Hz. Ali (a.s) adaletini topluma hâkim kılmak istiyordu. Samimi ve sadık dostlarına şiirler okuyarak onlara inkılâpçılık ruhunu aşılıyordu.

Seyyid Razi (r.a) ilginç bir yöntemle öğrenciler yetiştiriyor ve yetiştirdiği öğrencilerle de iftihar ederdi. Yetiştirdiği her bir öğrenci bir yıldız gibi parlıyordu.

Seyyid Razi'nin yetiştirdiği öğrencilerinden birkaçı:

1-Seyyid Abdullah Curcani (r.a)

2-Şeyh Muhammed Haluvani (r.a)

3-Şeyh Tusi (r.a)

4-Müfid-i Nişaburi (r.a)

5-Ebu'l Hasan-i Haşim (r.a)[5]

İLK YATILI MEDRESE

Seyyid Razi (r.a) sahip olduğu basiretiyle toplumun sorunlarını iyi bir şekilde analiz edebiliyor ve sorunların da nasıl çözebileceğini iyi biliyordu. Tüm sorunlara rağmen yalnız başına üstlenmiş olduğu ağır sorumlulukların yanı sıra öğrencilerinin ilmi seviyesini yükseltmek için bir arsa satın alarak yatılı bir medrese yaptı. Öğrencilerin tüm masraflarını bizzat kendi üstlendi. Medreseye Daru'l-ilim ismini verdi. Böylelikle İslam âleminde ilk yatılı medrese sistemi başlatılmış oldu.

Seyyid Razi (r.a), nefsini terbiye etmiş takvalı biriydi. İnsanların değer ve üstünlüğünün ölçüsünü de takva ve maneviyat olarak değerlendiriyordu. Sade ve gösterişsiz bir yaşam sürdü. Sahip olduğu kanaat ruhuyla varlık içinde yaşıyordu. Çıkarı için kimseye el açmadı. Seyyid Razi'nin (r.a) ahlaki yapısıyla ilgili birçok hikâyeler nakledilmiştir. Biz burada onlardan birini aktarmakla yetineceğiz:

 Beha-u-Devle'nin veziri Muhammed Muhlebi'den şöyle nakledilir: "Bir gün bana Seyyid Razi'nin (r.a) bir erkek çocuğunun olduğunu haber verdiler. Fırsatı ganimet sayarak çocuğu bahane ederek ona bir hediye vermek istedim. Hediye olarak hizmetçiyle iki bin dinar gönderdim. Ancak Seyyid Razi (r.a) hediyeyi geri çevirerek şöyle dedi: "Kimseden hediye kabul etmediğimi vezirin de bildiğini sanıyorum." Hediyeyi bir şekilde ona ulaştırmak için hemşireler aracılığıyla ona gönderdim. Seyyid Razi (r.a) bu kez de "Hemşireler yabancı değil; kendi akrabalarımızdır, kabul etmiyor diyerek hediyeyi geri çevirdi. Üçüncü kez gönderdiğimde; kendin kabul etmiyorsan bari yanındaki öğrencilerine ver." dedim. Seyyid Razi (r.a) gönderilen altınları öğrencilerin önüne koyarak şöyle dedi: "İhtiyacı olan ihtiyacı kadar alsın." Öğrencilerinden biri tabaktan bir miktar para aldı. Ancak diğer öğrenciler paraya dokunmadılar.


[5]-Eş-Şerifu'r-Razi, s.112-122.

SEYYİD RAZİ (R.A)(Birinci Bölüm)

Muhammed Taki Meclisi (ra)-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)