• Nombre de visites :
  • 1275
  • 31/10/2012
  • Date :

İMAM HADİ (a.s.) VE KUR'AN'IN MAHLUK OLUŞU

imam hadi (a.s.) ve kuranin mahluk oluşu

Üçüncü yüzyılın başlarında ehl-i sünnet alemini meşgul eden en önemli konulardan biri Kur'an'ın hadis ya da kadim olması meselesiydi. Bu mesele ehl-i sünnet arasında bölünmelere ve yeni fırkaların ortaya çıkmasına neden oldu. İlk olarak bu meseleyi gündeme getiren şahıs Ahmed b. Ebi Davud idi.[1] Daha sonra Memun ve ondan sonra da Mutasım meseleyi takib etti. Onlar tarihte "Mihnet'ül Kur'an" diye adı geçen -Kur'an'ın hadis olduğu inancını- alimlere ve muhaddislere kabul ettirmeye çok çalıştılar. Başta Ahmed b. Hanbel olmak üzere hadis ehli Kur'an'ın kadim olduğuna inanıyordu ve bu yüzden de Abbasi hükümetinin baskı ve ihanetlerine ve hatta onların emriyle kırbaçlanmaya maruz kaldı.

Fakat Mutasım'dan sonra onun yerine geçen Mütevekkil, Ahmed İbn-i Hanbel'i destekledi ve birbirinin yardımıyla onun mezhebinin -Kur'an'ın kadim olduğuna itikad- lehine meseleyi noktaladılar, kendilerine muhalif olan alimleri de sahneden uzaklaştırıp susmaya zorladılar. Ayrıca onlar, hadis ehli mezhebini İbn-i Hanbel'in getirdiği çerçeve dahilinde yayarak diğer mezheplerin bidat olduğunu söylediler. Bu meselenin akabinde bütün hadisçi gruplar -kendi görüşlerini savunmak amacıyla- birbirlerine karşı cephe açtılar ve her grup kendi görüşünü ortaya koydu.

Ama -bildiğimiz kadarıyla-[2] Ehl-i beytin rivayetlerinde ve İmamların ashabının sözlerinde bu konuya değinilmemiş ve şialar da bu hususta konuşmamışlardır. Bu gün elimizde mevcut olan imam Hadi (a.s.)'dan rivayet edilen bir mektup da İmam (a.s.) şialarından birine, bu hususta görüş belirtmemesini ve onlardan hiçbirinin tarafını tutmamasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur:

"Allah, bizi ve seni fitnelere bulaşmaktan korusun; her iki gruptan da kendini uzak tutarsan senin yararına olur, aksi taktirde helak olursun.

Bizim inancımıza göre Kur'an hakkında cedel etmek bidattir. Bundan kaynaklanan günah ve kötü neticelerden hem soran hem de cevap veren sorumludur. Çünkü soruyu soran, yükümlü olmadığı bir şey hakkında sormuş olur ve cevap veren de yükümlü bulunmadığı bir şeyden dolayı hiç bir delile dayanmadan cevap verdiği için sorumlu tutulur.

Allah'tan başka bir yaratan yoktur ve O'ndan başka, her şey O'nun mahlukudur; Kur'an da Allah'ın kelamıdır. Kendi yanından ona bir ad takma, aksi taktirde zalimler zümresinden olursun. Allah, gaybe iman eden, Allah'tan ve kıyamet gününden sakınan kimselerden karar kılsın, bizleri.[3]

Bu mektuplar ve tavırlar, şiaların böyle sonuçsuz bir konuya girmemelerine sebep oldu.


[1] et-Tabakat'us Sünniye fi Teracim'il Hanefiye, Riyad baskısı, Yıl:1983.

[2] Muhakkik Üstad Seyyid Mehdi Ruhani'nin görüşüdür, bu. Bu konunun asıl unvanını ona borçluyuz.

[3]Müteşabih'ül Kur'an ve Muhtelefuhu, c: 1, s: 61. Bu şayiada imam Seccad (a.s.)'dan şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Kur'an, ne haliktir ve ne de mahluk; o halik (yaratan) Allah'ın kelamıdır.

İmam Hadi(a.s)den Öğütler -1

İmam Ali Naki (as)nin Kısa Sözleri-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)