• Nombre de visites :
  • 1127
  • 11/9/2012
  • Date :

Usûl-i Kâfi’de Hz. Muhammed'in (s.a.a) Bazı Sünnetleri

usûl-i kâfi’de hz. muhammedin (s.a.a) bazı sünnetleri

Hz. Muhammed'in (s.a.a) Bazı Sünnetleri [2]

-  Abdülazim b. Abdullah el-Hasanî'nin merfu olarak aktarılan bir hadiste şöyle dediğini nakleder: "Peygamberimizin (s.a.a) üç türlü oturuşu vardı: 'Kurfesa' diye adlandırılan birinci şekilde ayak bileklerini diker ve ayak bileklerinin önünden elleri ile dirseklerini kavrardı. İkincisinde dizleri üzerine çömelirdi. Üçüncüsünde bir ayağını büker ve öbür ayağını onun üzerine uzatırdı. Bağdaş kurarak oturduğu hiç görülmemiştir." [Usûl-i Kâfi, c.2, s.558, h:2]

-  İmam Ali (a.s) şöyle diyor:

"Peygamberimizin (s.a.a), el sıkıştığı kişinin elini karşı taraf elini çekmeden bıraktığı hiç görülmemiştir. Biri ona uzun uzun bir ihtiyacını arz ettiğinde veya onunla arasında yaptığı konuşmayı uzattığında, karşı taraf konuşma yerinden ayrılmadan önce onun konuşma yerinden ayrıldığı hiç görülmemiştir. Biri onunla tartıştığında susardı (tartışmayı kesen taraf mutlaka o olurdu), karşı taraf susana kadar onu dinlerdi. Onunla oturana doğru ayaklarını uzattığı hiç görülmemiştir. "

"İki iş arasında tercih yapması istendiğinde, mutlaka zor olanı seçerdi. Şahsına yapılan hiçbir haksızlığın intikamını almaya kalkışmazdı. Yalnız Allah'ın yasaklarının çiğnendiği durumlar hariç. O zaman yüce Allah adına öfkeye kapılırdı. Ölünceye kadar bir şeye yaslanarak yemek yediği olmadı. Kendisinden bir şey istenip 'Hayır' dediği hiç olmazdı. Biri ondan bir şey isteyince ya isteğini karşılar veya güzel sözlerle gönlünü alırdı. Namazı hem hafif, hem de eksiksiz olurdu. Hutbeleri (konuşmaları) kısa ve özlü olurdu. Bir yere gelmekte olduğu, yaydığı güzel kokudan bilinirdi."

"Bir toplulukta yemek yediğinde yemeğe ilk o başlar ve en son o sofradan el çekerdi. Yemek yerken önünden yerdi. Sadece meyve ve hurma yerken elini tabakta gezdirirdi. Suyu üç nefeste içerdi. Suyu yudum yudum içerdi, bir kere de yutmazdı. Yemek yemesi, su içmesi, alması ve vermesi sağ eli ile olurdu. Her şeyi sadece sağ eli ile alır ve mutlaka sağ eli ile verirdi. Sol elini bedeninin diğer işlerinde kullanırdı. Elbise giymeye, ayakkabı giymeye ve taranmaya varıncaya kadar bütün işlerini sağ eli ile yapmayı severdi."

"Dua ederken duasını üç kere tekrarlar, konuşurken sözlerini tekrarlamaz, bir defa söylerdi. Bir yere girerken üç kere izin isterdi. Herkesin anlayacağı açıklıkta konuşurdu. Konuşurken dişlerinin arasından nur çıkıyor gibi görünürdü. Onu gördüğünde üst dişlerinin seyrek olduğunu sanırdın, ama öyle değildi."

"Bakarken göz ucu ile bakardı. Hiç kimseye hoşuna gitmeyecek söz söylemezdi. Yürürken yokuş iner gibi heybetli yürürdü. Devamlı, 'En iyileriniz, ahlâkı en güzel olanınızdır' derdi. Hiçbir zevki yermez ve de övmezdi. Yanında konuşanlar tartışmaya girmezlerdi. Ondan söz edenler 'Onun gibisini ne ondan önce ve ne ondan sonra gözlerim görmedi' derlerdi." [Mekarim'ul-Ahlâk adlı eserin Kitab'un-Nübüvvet adlı eserden iktibas ederek naklettiği hadis ][s.23]


Hadislerle Hz. Muhammed'in (s.a.a) Bazı Sünnetleri

Hz. Peygamber’in Sabrı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)