• Nombre de visites :
  • 937
  • 9/6/2012
  • Date :

Müşrik Güçlerin İttifakı ve Ahzâb Savaşı -1

müşrik güçlerin ittifakı ve ahzâb savaşı

Hicret'in beşinci yılı sona ermek üzereydi. Müslümanların karşılaştıkları bütün olaylar, yaptıkları bütün savaşlar, genç devleti savunma ve Medine çevresinde emniyeti daha da yerleşik kılma amacına yönelikti. İslâm dinine ve İslâm devletine düşman çevreler ve odaklar tarafından meydana gelen olaylar, tür ve sayı bakımından daha önceki yıllara göre farklılık gösteriyordu. Yahudiler bu olay çeşitliliğini lehlerine kullanarak bunları bir noktada merkezleştirmeye, zenginleştirmeye, güçlendirmeye ve düşmanlık dürtüsünün kışkırtıcı unsuru yapmaya çalışıyorlardı. Tek amaçları bu yolla İslâmiyet'in varlığının köklerini Arap Yarımadası'ndan söküp çıkarmaktı. Bu gayretlerinin bir örneği şu oldu: Müşrikler bunlara gelerek İslâm dininin mi, yoksa putperestliğin mi daha üstün olduğunu sordular. Yahudiler bu soruyu fırsat bilerek putperestliğin İslâm dininden daha üstün olduğunu ileri sürmekten, müşriklerin kafalarında çöreklenen ve bu vehmi pekiştirmekten geri kalmadılar.[1]

Bunlara ek olarak müşrik kabileleri birleştirip kendilerine askerî taktikler verdikten sonra onları İslâm devletinin başkenti olan Medine'ye doğru sefere çıkarmayı başardılar. Bu haber tedbirli, uyanık ve her türlü siyasî hareketi güvenilir gözlerle (casuslarıyla) yakından izleyen bir başkomutan olan Hz. Peygamber'in (s.a.a) kulağına çok çabuk ulaştı.

Hz. Peygamber (s.a.a) bu ani gelişme karşısında ne yapılması gerektiği konusunda sahabîlerle istişarelerde bulundu. Müzakereler sonunda Medine'nin açık (sursuz) tarafının önünde hendek kazılmasına karar verildi. Hendeğin kazılması işlemi iş bölümüne bağlandıktan sonra Hz. Peygamber (s.a.a) bu kazı işine Müslümanlarla birlikte bizzat katıldı. Onları şu sözleri ile çalışmaya teşvik ediyordu: "Ahiret hayatından başka hayat yoktur. Allah'ım, ensarı ve muhacirleri bağışla!"[2]

Samimî Müslümanların gösterdikleri gayrete ve heyecana rağmen işlerin ilerlemesini engellemede de münafıkların ve görev kaçaklarının rolü de önemsenmeyecek kadar az değildi.[3]

Sayıları on bin kadar savaşçıya ulaşan müşrik müttefik güçler Medine'nin etrafını sardı. Şehrin sursuz tarafı önüne kazılan hendek içeri girmelerine engel olduğu kadar daha önce hiçbir yerde görmedikleri bu savunma yöntemi onları dehşete düşürdü. Hz. Peygamber (s.a.a) üç bin savaşçı ile Sel’i tepesinein tabanına çıktı. Buradan sürpriz gelişmelere karşı koymak için görevleri ve rolleri savaşçılar arasında dağıttı.


[1]- Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de onların bu destekleyici tavırlarıgayretkeşlikleri şöyle anlatılıyor: "Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Bunlar puta ve tağuta inanıyorlar ve kâfirler için; 'Bunlar, (Allah'a) inananlardan daha doğru yoldadır.' diyorlar." (Nisâ, 51)

[2]- el-Bidaye Ve'n-Nihaye, İbn-i Kesir, c.4, s.96; el-Meğazî, c.1, s.453

[3]- Ahzab Suresi'nin on ikinci ayeti ile yirminci ayeti arasındaki ayetlerde, savaştan kaçma gibi davranışlar kınanıyor ve önder Resulullah'ın (s.a.a) varlığı ile gerçekleşen merkeze bağlı çalışma sistemi destekleniyor.

Büyük Bedir Savaşı-1

Uhud Savaşı-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)