• Nombre de visites :
  • 1994
  • 17/5/2012
  • Date :

VAHİY -3

vahiy

Apaydın tanyerinde gördü" mealindeki ( 19--23, ayet-i kerimelerind anılan Resül de cebrail'dir.) 53. Süre-i Celilenin ( Necm ) 5. ayet-i kerimesinde cebrail, "Pek çetin kuvvetli" diye anılmaktadır ve Hz. Peygamber'e ( s.a.v. ) Kur'an-ı bellettiği, Resül-i Ekrem'in de ( s.a.v. )O'nu pek yakından gördüğü bildirmektedir.

Daha bir çok ayet-i kerimelerde, meleklerden, Cinlerden, Şeytanlardan ve Cin taifesinden olduğu ( 18. Süre-i Celilenin  Kehf ) 50. ayet-i kerimesinde beyan buyurulan İblis'ten ( Şeytan ) bahsedilmektedir. İslediğimiz bu ayetlerin üzerinde ki kanun rollerinin detaylığıyla tekrar tekrar meselelerle güzel bölümler halinde isleyeceğiz, ve ayretende Kur'an tevsirinde de yapılan mücadelerin şekilleriyle  belgelemeye çalışacağız. İlk etapta felsefi ve sosyoloji yönüyle azda olsa biraz bilgi sayıbı olmamız için bu konuları günden konusunu yapmak amacıyla  bu şekilde işlemeye çalışacağız.

Vahy veya Gizemli Bir Şuur Anlamını

"Vahy" e inanmak, bütün ilahi risaletler ve semavi dinlerin ( yani devletleşmelerin ) esasını oluşturmaktadırlar. Vahy'in temelini , ilahi mariffetleri vasıtasız olarak veya bir melek vasıtasıyla alabilecek derecede kuvvetli bir ruh'a sahip olmak teşkil etmektedir. Alimler ve araştırmacılar, vahy üzerine şöyle demişlerdir : Vahy, Allah'ın mümtaz kullarından birine hidayet yollarını ve çeşitli ilimleri alışılmış yolların dışında mermuz ( yani özel görevli elçi memur ) bir yolla öğretmesinden ibarettır."

Kuşkusuz, her insanın hayatı " bilgisizlik'ten başlar, yavaş yavaş " bilgililik " çevresine girer ve sonra da dış aleme doğru bazı penceler açılır, yüzüne. İlk olarak duyu organları vasıtasıyla bazı hakikatleri algılar ; daha sonra akıl kâmilleşerek , duyu  havzasının dışında kalan diğer bazı hakikatleri derken der ve yavaş yavaş aklını ve istidlali bir fert olarak bir takım temel hakikatler ile ilmi ledün konularını elde eder. İlmi ledün hakkında daha sonra bu konular hakkında geniş bilgi ve araştırma yapıldığından dolayı şimdilik üzerinde durmamızın bir anlamı yok sanırım.

Ara sıra insan fertlerinin içinde bazı dahi insanlar çıkabiliyor ki, özel bir basiret ve İlham yoluyla istidlal ile asla keşfedilemiyecek bazı haikatlerden haberdar oluyorlar.

Bu yüzden bilginler, insanın idrakini, halk kitlesinin idraki" istidlalcılar ve düşünce adamlarının idraki" ve " ariflerin idraki " diye üç kısma ayırmışlardır.

Zahiri görenler, duyu organı yardımınyla, düşünürler istidlalcılar ve arifler ise üst aleme ait olan işrak ve ilham yoluyla hakikatı bulmakla meşguldürler. Ahlak dahileri zihni üretken düşünürler ve filozoflar, eşi olmayan buluş ve eserlerinin, kafalarında birden çakan aydınlatıcı ve ilham verici kıvılcımlar sonucu vücuda geldiğini, daha sonra deneylere veya istidlal ve kanıtlara başvurarak onları geliştirmeye, kamilleştirmeye başladıklarını söylemektedirler.


VAHİY -1

VAHİY -2

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)