• Nombre de visites :
  • 645
  • 23/2/2012
  • Date :

Tanınmış Simalar (7)

tanınmış simalar

Dr. Abdulhuseyn-i Zerrînkûb

Dr. Abdulhuseyn-i Zerrînkûb, İran’ın en büyük çağdaş bilim adamlarından birisidir. Yarım yüzyılı aşkın bir süre, ders vermiş; yüzlerce makale ve kitap yazmış; tarih, felsefe, Fars dili ve edebiyatı, edebî eleştiri gibi çeşitli alanlarda incelemeler yapmış ve adını büyük İranlı araştırmacılar listesinin en başına yazdırmıştır.

Dr. Zerrînkûb’un ünü ülke sınırlarını aşmış ve tüm dünyaya ulaşmıştır. Türkiye’de de yakın zamanlarda üstadın “Medreseden Kaçış”‌ (Firâr ez Medrese) adlı eseri Hikmet Soylu’nun çevirisiyle Anka Yayınları tarafından İstanbul’da basılmıştır.

Aslında İmam Muhammed-i Gazzâlî’nin hal tercümesini ele alan bu değerli eserin Türkiye’de basılması, “Nâme-i Âşinâ”‌nın İran’ın bu seçkin çehresini tanıtması için bir vesile oldu. Dr. Zerrînkûb gibi üstatların hayat hikâyelerini, eserlerini ve düşüncelerini tanımak, ad sahiplerinin hayırla anılması dışında, aynı zamanda bizzat bilgiye ve düşünceye saygı duymak demektir.

Büyük çağdaş edip, tarihçi, İslambilimci, İranbilimci, araştırmacı ve yazar Prof. Dr. Abdulhuseyn-i Zerrînkûb, 27 İsfend 1301’de Burûcerd’de dünyaya gözlerini açtı. İlk öğrenimini adı geçen şehirde tamamladıktan sonra, bir yandan orta öğrenimini sürdürürken dindar bir adam olan babasının teşvikiyle boş zamanlarında dinî bilimleri öğrenmekle meşgul oldu. Fıkıh, tefsir ve Arap edebiyatı eğitimi ile birlikte Arap şiirine de ilgi duymaya başladı.

Bütün tahsil hayatı boyunca (ilk öğrenimden Tahran Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden doktora alana kadar) daima en seçkin ve başarılı öğrenciler arasındaydı. Aldığı eğitimin yanı sıra, Hâc Şeyh Ebulhasan-i Şa’rânî’den felsefe öğrendi. Bir süre Tahran Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. 1328’den (1949) itibaren haftalık Mihrigân dergisinin başyazarlığını üstlendi.

1330 (1951) yılı ve sonrasında, bir grup büyük İranlı bilim adamıyla birlikte Hollanda’da basılan İslâm Ansiklopedisi ve Gulâmhuseyn-i Musâhib’in gözetiminde basılan Dâiretu’l-Ma’ârif-i Fârsî’nin telif ve çeviri projesine katıldı.

Fakülteden arkadaşı olan Dr. Kamer-i Aryân ile evlendikten sonra (1332/1953) 1334 (1955) yılında Bediuzzamân-i Furûzânfer’in gözetiminde hazırladığı “Nakdu’ş-Şi’r, Târîh ve Usûl-i Ân”‌  adlı doktora tezini başarıyla savundu. Kısa bir süreliğine, ders vermek üzere, Prof. Furûzânfer tarafından Aklî ve Naklî Bilimler Fakültesi’ne davet edildi. 1335 (1956) yılında doçent unvanıyla Tahran Üniversitesi’nde çalışmaya başlayarak İslâm tarihi, dinler tarihi, kelâm ve fırka mücadeleleri tarihi, İslâm tasavvufu tarihi ve bilim tarihi okuttu.

1347-1349 (1958-1960) yılları arasında konuk öğretim üyesi sıfatıyla Amerika’nın California ve Princeton Üniversitelerinde İran tarihi ve tasavvuf tarihi dersleri okuttu. Ele geçirdiği fırsattan yararlanarak İspanyolca öğrendi. 1349’da (1960) İran’a geri döndükten sonra, Tahran Üniversitesi Edebiyat ve Beşerî Bilimler Fakültesi’ne geçerek tarih ve edebiyat bölümlerinde çalışmaya başladı. 1355-1356 (1976-1977) yılları arasında Tahran Üniversitesi Fars Edebiyatı Bölümü başkanlığını üstlendi. Bir yıl süren bu kısa dönemde, Edebiyat Bölümü için hazırlığı birkaç ay alan yeni bir program düzenledi. Bu programda dünyanın büyük üniversitelerinin benzer edebiyat bölümlerinde kullanılan bütün programlardan yararlanılmıştı. Üstat 1360-1362 (1981-1983) yıllarında Fransa’da yaşamış ve orada Mevlânâ’nın eserleri üzerinde geniş araştırmalar ve incelemelerde bulunmuştur


Tanınmış Simalar (5)

Tanınmış Simalar (4)

Tanınmış Simalar (3)

Tanınmış Simalar (2)

Tanınmış Simalar (1)

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)