• Nombre de visites :
  • 744
  • 29/12/2011
  • Date :

Peygamberlerin Masumiyetini İspatlayan Nakli Deliller -3

peygamberlerin masumiyetini ispatlayan nakli deliller

Nitekim Fahri Razi Nisa Sûresi'nin 59. ayetini tefsir ederken bu ayetin peygamberlerin ve hatta İslam yöneticilerinin masum olması gerektiğine delalet ettiğini belirtmiştir. Biz Ehl-i Beyt dostlarının inancı da bu doğrultudadır. Biz, imamların da masum olduğuna ve Allah Teala tarafından tayin edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Çünkü kimin masum olduğunu ancak Allah Teala bilebilir. Dolayısıyla, nasıl ki, ilahi elçileri ancak Cenab-ı Hak tayin edebilir; öylece, ilahi toplum önderlerini de ancak O belirleyebilir. "Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın peygamberlerine verilen şeylerin aynısı bize de verilmedikçe inanmayız" derler. Allah elçiliğini kime vereceğini çok daha iyi bilir. Yakında suç işleyenlere yaptıkları hilelerden dolayı Allah katından son derece aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecektir."

3- Kur'an-ı Kerim, ilahi makamların, zulme bulaşmamış kimselere mahsus olduğunu belirterek, hayatlarında zulme bulaşmış kişilerin böyle makamlara ulaşamayacağını belirtmiştir.

Nitekim Cenab-ı Hak, imamet makamına seçtiği Hz. İbrahim, aynı makamı kendi zürriyeti için de isteyince, ona: "Benim ahdim zalimlere ulaşmaz" cevabını vererek, Hazret'in neslinden ancak hiç zulüm işlememiş olanların böyle bir makama gelebileceğini belirtmiştir.

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Rabbi İbrahim'i bir takım emirlerle denemiş, o da onları yerine getirmişti. Allah, "seni insanlara önder kılacağım" demişti. O "soyumdan da" deyince, "zalim‌ler benim ahdime erişemez" buyurmuştu."

Görüldüğü üzere; Cenab-ı Hak, zalim olan kimsenin böyle bir makama liyakati olmadığını belirtmektedir. Her günah işleyen kimse de, Kur'an'ın nazarında zalim sayıldığından, ilahi makamlar olan peygamberlik ve imamlık makamına, ancak hayatında hiç zulüm işlemeyen kimse gelebilir.

Öte yandan; Hz. İbrahim'in (s.a), bil fiil (o an için) zalim ve günahkar olan zürriyeti için Allah'tan imamet makamı temenni etmesi uygun ve mümkün değildir. Dolayısıyla, ayet-i kerimede sözü geçen imamet makamına erişemeyecek olanlar, geçmişinde ve ömrünün bir kısmında zulüm ve günaha duçar olanlardır. Demek ki, ilahi bir makam olan risalet ve imamet makamına, ancak her halükârda günahtan uzak olanlar erişebilirler. O halde peygamberler ve imamlar masumdurlar.

İmam Rıza (a.s) Abbasi halifesi Me'mun'a hitaben şöyle buyurdular:

"Şia'nın inancı şudur ki, Allah inkarcıları, günahtan uzak olmayanları ve şeytana dost olanları kendi nübüvveti ve risaletine seçmediği gibi, halkı dalalete (sapıklığa) götürenlerin itaatini de vacip kılmamıştır."

Peygamberlerin masumluluklarını ispatlayan bir çok diğer akli ve nakli deliller de vardır. Ancak biz, bu kadarıyla yetiniyor ve bu hususta daha geniş bilgi edinmek isteyenlerin ilgili geniş kitaplara müracaat etmelerini tavsiye ediyoruz.


Peygamberlerin Masumiyetini İspatlayan Nakli Deliller -2

Peygamberlerin Masumiyetini İspatlayan Nakli Deliller -1

Resulullah'ın Sireti Nübüvvetinin Delilidir

Peygamberlerin Masumiyetini İspatlayan Akli Deliller

Peygamberlerin Masumiyeti

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)