• Nombre de visites :
  • 593
  • 21/11/2011
  • Date :

Nübüvvet Felsefesi -3

nübüvvet felsefesi

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُوا اللّهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلالَةُ فَسِيرُوا فِي الأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının”‌ diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.[9]

Nübüvvet Felsefesi

Nübüvvet felsefesini genel bir şekilde birincisi vahiy diğeri de akıl olmak üzere iki açıdan ele alabiliriz:

Kur’an ve Nübüvvet Felsefesi

Kur’an-ı Kerim farklı ayetlerde ilahi peygamberlerin gönderilme nedenlerini açıklamıştır. Bu ayetlerden bazıları genel nübüvvet bazıları da özel nübüvvet ile ilgilidir. Ancak belli bazı peygamberler için belirlenen hedeflerin o peygamberle sınırlı olmadığının bilinmesi gerekir. Zira dillendirilen şey nübüvvet ve risalet unvanı hakkındadır, yoksa peygamberin şahsi özellikleri hakkında değildir. Her halükarda Kur’an’a göre peygamberlerin gönderilmesinin nedenini aşağıdaki şekilde beyan edilebilir:

1- Tevhide davet ve şirk ve putperestlikle mücadele.

وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُوا اللّهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلالَةُ فَسِيرُوا فِي الأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının”‌ diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.[10]

Bu ayete ilave olarak peygamberlerin hayatını anlatan ayetlerde de tevhide davet peygamberlerin asıl hedefi olarak beyan edilmiştir. Nitekim Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Şauyb’ın hayatlarını anlatan ayetlerde onların kavimlerine şöyle buyurduklarını söylemiştir:

يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـهٍ غَيْرُهُ

Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur.[11]

2- İhtilaf ve münakaşalarda hakemlik

كَانَ النَّاسُ أُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّهُ النَّبِيِّينَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ فِيمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ وَمَا اخْتَلَفَ فِيهِ إِلاَّ الَّذِينَ أُوتُوهُ مِن بَعْدِ مَا جَاءتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ فَهَدَى اللّهُ الَّذِينَ آمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِهِ وَاللّهُ يَهْدِي مَن يَشَاء إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

 İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.[12]


[9] Nahl, 36

[10] Nahl, 36

[11] Araf, 59, 65, 73, 85

[12] Bakara, 213

Nübüvvet Felsefesi -1

Nübüvvet Felsefesi -2

Peygamber'in Çağrısı Evrenseldir

Peygamberlerin Hayatları Boyunca Masum Olması

Nübüvvet ve Risalet Makamı

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)