• Nombre de visites :
  • 801
  • 1/10/2011
  • Date :

İSLAM İNKILABI SONRASI MAHRUM BÖLGELERİN EKONOMİK KALKINMASI-1

islam inkilabi sonrasi mahrum bölgelerin ekonomik kalkinmasi

Şimdiye kadar İslam İnkılabı ve İran İslam Cumhuriyeti ile kesinlikle barışık içinde olmayan batılı kitle iletişim araçları ve siyasi çevreleri dahi defalarca şu gerçeği itiraf etmişlerdir ki İslam İnkılabının zaferinden ve İslam Cumhuriyeti düzeninin kurulmasından sonra İran’da yoksul ve geri kalmış bölgelere özel bir ilgi gösterilmiştir ve şu anda toplumun alt kesimi ülkenin imkanları nispetinde çok daha güzel eğitim, sağlık ve sosyal düzeye sahiptirler.

Halbuki İslam İnkılabının zaferinden önce ülkenin milli servetinin %90’ı sadece halkın %30’luk bir kesiminin elinde bulunuyordu ve halkın %70’lik kahir ekseriyeti ülke servetinin sadece %10luk gibi bir kesimiyle idare etmeliydiler. Ülkenin köylerinden yaklaşık %90’ı her türlü okul, doktor, sağlık, elektrik ve içme suyundan yoksundu.

1960lı yıllarda Şah rejiminin gerçekleştirdiği sözde toprak reformu sonucu yüzlerce köy halkından boşaldı ve köylüler kendi yaşamlarını gerçekleştirmek için en az gelir elde etmek umuduyla büyük şehirlerin çevresine göç etme zorunluluğunda kaldılar.

 Zira şah rejimi tarafından toprak reformu olarak adlandırılanlar gerçekte ülke içinde ve ülke dışında kamu oyunun saptırılmasına yönelik göstermelik bir girişimden başka bir şey değildi.

Şah rejimi tarafından bu gibi siyasetlerin izlenilmesi büyük şehirlerin çevresinde teneke evler diye yeni bir olayın mantar gibi gövermesine yol açtı.

Kuşkusuz  fakirlik ve işsizlik bir madalyonun iki yüzüdür ve sonuç itibariyle 1960’lı yıllarda toplumun en fakir ailelerinden %37sini aşkını iş  yapan hatta tek bir kişiye sahip değildi ve fakir ailelerin %45’inde ise çok nüfuslu olmalarına rağmen sadece bir kişi çalışmaktaydı.

Oysa aynı dönemde saltanat ailesi, şahlık sarayına yakın kimseler ve kapitalistlerden küçük bir grup batılı devletler tarafından talandan geri kalmış petro dolarları talan etmekte birbirleri ile rekabet halindeydiler.

Pehlevi saltanatının yarım asırlık döneminde gerçekleşen adaletsizlik ve fakirliğe karşı mücadele gerçekte son çeyrek asırda Müslüman İran halkına ve İslam inkılabına karşı hizmette bulunma fırsatı yakalayan devlet adamlarının en çetin görevlerindendi.

Hükümet fakirlikle mücadele ve sosyal adaletin tahakkuku için kendi tüm gücü ve imkanlarını seferber etti ama İran’da fakirliğin kökünü kazıdığı gibi bir iddiası da yoktur.

Bilakis sadık bir şekilde Fakirlik ve adaletsizlik yolunda mücadele vermiş, bir çok başarılar elde etmiş ama bu yolu sona erdirmek için çok çetin bir istikametten geçmesi gerekmektedir.


Eğitim dalında İslam İnkılabının başarıları-1

Eğitim dalında İslam İnkılabının başarıları -2

İslam İnkılabının ekonomik başarıları -1

İslam İnkılabının ekonomik başarıları -2

İSLAM İNKILABININ DEVAMLILIĞI -1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)