• Nombre de visites :
  • 1208
  • 17/5/2011
  • Date :

Pârsî-yi Derî- Derî Farsçası-2

pârsî-yi derî- derî farsçası

Pârsî, burada kaynağı Fars bölgesi olan dil anlamında değil, Arapça ve Türkçe’ye karşılık olarak kullanılmaktadır. Sadece bu dilin görünürdeki adlandırılmasıyla yetinerek onu Fars topraklarından çıkmış olarak kabul eden doğubilimcilerin söyledikleri tamamen yanlış ve  onların bilmezliklerinden kaynaklanmaktadır. “Derî”yi ve “Pârsî”yi birbirinden üstün çıkarmaya ve ayırmaya çalışan bir takım kimselerin yaptıkları da bunun gibidir. Halbuki Pârsî Derîdir, Derî de Pârsî.

Genc-i Sohen kitabının girişinde yeteri derecede delil ve belgeyi zikrederek Tisfun’da ve diğer Medâyin şehirlerinde konuşulmakta olan Derî dilinin, başkentin bir günlük konuşma dili, daha doğru bir ifadeyle, bir başkent lehçesi olduğunu gösterdik. Ve onun esas unsuru, Pehlevice (Eşkânî Pehlevîcesi) dili, kimi unsurları da Eşkânî şehinşâhlığı döneminde başkent dili şeklinde kullanılan batı İran lehçelerindendi. Bu başkent dili, yavaş yavaş tüm İran bölgelerinin iletişim dili olarak kullanılır oldu ve yaygınlaştı. Nitekim Sâsânî döneminin sonlarında ve İslâmî dönemin başlarında yaygın olup İranlıların düşüncelerini ifade ettikleri bir dildi. Aynı sebepten dolayıdır ki bu dilin Sâsânî Pehlevîcesi (Pârsî-yi Miyâne) yerine Müslümanların resmî dili olarak seçildiğini görüyoruz. Birbirine çok yakın zamanlarda Sistân’da, Horâsân şehirlerinde, Gurgân, Kumis, Semerkand, Buhârâ ve diğer Mâverâunnehir vilayetlerinde, bir dil ve lehçe ile şiir söyleyen kimseler ortaya çıktılar. Bunu birbirlerinden öğrenmeksizin ve taklit etmeksizin yaptılar. Ve kesinlikle aynı dönemlerde de onu Saffârîler ve Sâmânîler sarayında ve belki de bunlardan da önce Tâhirîler devleti sarayında resmî saray dili olarak kullanıldı. Nihayet bu iletişim lehçesi hakikatte Pehlevî (Partça) kabileler ve aşiretler aracılığıyla doğudan batıya (Medâyin) götürülmüş olduğu için İran doğu bölgelerinde Derî edebiyatı başladığında halk için tanıdık bir dildi. Özellikle de çok hızlı bir şekilde değişik doğu lehçeleri unsurları ister Horâsân lehçeleri, ister Sistân lehçeleri ister Mâverâunnehir lehçeleri ona şiddetle etki ettiler ve söz konusu bölgede nazım ve nesir alanında bu etkinliğe göre üstatlık konumuna gelen kişilerin çıkışı büyük bir artış gösterdi, Derî edebiyatının doğulu görüntüsünü, Fars edebiyatının ilk yüzyıllarında kesin ve sağlam bir hale getirdi. Fakat sonraki yüzyıllarda, özellikle de şiir ve nesrin daha çok İran’ın merkezi ve batı bölgelerindeki sözcülerin eline düştüğü VI/XII. yüzyıldan itibaren İran’ın batı lehçelerinin bir kısmının da etkisi onda görülmeye başladı. Bu da Derî edebiyatının doğuya özgü olması özelliğini ortadan kaldırmış oldu.

Genişçe bir açıklamayı gerektirmeyen bir nokta da şudur: Akıcı ve gönle hoş gelen Derî Farsçası, yavaş yavaş Arapça okuyup yazan Farsça konuşan kimselerin tasarruflarının etkisi sonucu kendi aslî yapısından uzaklaşıp karma bir dil şekline dönüştü.


Pârsî-yi Derî- Derî Farsçası-1

Farsça Şiir Söyleyen İlk Şair

Şehname

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)