• Nombre de visites :
  • 1557
  • 16/3/2011
  • Date :

Kulluğun Esasları-3

kulluğun esasları

Kulluğun esasları : Kalbin Görevleri 

Masiyet ise,

1 - Büyük ve

2 - Küçük masiyetler (günahlar) olmak üzere ikiye ayrılır.

1 - Büyük günahlar:

- Riya,

- Ucub (kendini beğenme),

- Kibir fahr (böbürlenme),

- Allah’ın rahmetinden ümit kesme,

- Karamsarlık ve yeis,

- Allah’ın ceza vermeyeceğinden emin olma,

- Müslümanların eza ve cefasından sevinç ve sürür duyma,

- İsyanlarından dolayı sevinip şamata yapma,

- Aralarında yüz kızartıcı suçların yayılmasını arzulama,

- Allah’ın lutfuyla verdiğini kıskanma,

- Allah’ın verdiği nimetin gitmesini temenni etme ve

- Zina, içki içme gibi diğer zahiri büyük günahlardan daha haram olan bu ve benzeri birtakım günahlardır.

Kalb ve cesedin bu büyük günahlardan kaçınmadan ve bunlardan tevbe etmeden kurtulması asla mümkün değildir.

Aksi takdirde bu büyük günahları işleyen kalb fasid bir kalb olur, kalb bozulunca, beden de bozulur.

İşte bütün bu afetler ve belalar kalbin kulluğunu bilmemekten ve kalbin kulluk görevini yerine getirmemesinden kaynaklanır.

Öyle ise “yalnız sana ibadet ederiz” görevi kalbe azalardan önce gelir. İnsan kalbin bu kulluğunu bilip yerine getirmezse kaçınılmaz olarak kalp kulluğunun zıddı olan şeylerle dolar, kalb bu kulluk görevlerini yerine getirdiği oranda O’nun zıddı olan şeylerden kurtulabilir.

Bu ve benzeri büyük günahlar günahların gücüne, katılığına, hafifliğine ve inceliğine göre kalb için bazen büyük ve bazen de küçük günah olabilirler.

Küçük günahlardan biri de haramları arzu ve temenni etmektir. Arzu duyulan şeyin derecesinin farklılığına göre büyük ve küçük günahlardaki arzunun dereceleri de değişir.

Küfr ve şirk şehveti, küfürdür.

Bid’at şehveti fıskdır,

Büyük günahlara arzu ve şehvet duymak isyandır, masiyettir.

Eğer kul bunları yapmaya gücü yettiği halde, yapmaz ve Allah için terkederse sevab kazanır. Eğer yapmaya çalışıp da, aciz düşmesinden dolayı terk ederse, yapanın cezasını hakeder, zira kendi derecesini sevab ve ikab konusunda O’nun derecesine indirmiştir, her ne kadar dini - zahiri bakımdan onu yapan derecesine inmemişse de bu böyledir. İşte bu yüzden Nebi (sav) de şöyle buyurmuştur:

“İki müslüman birbirine kılıç çekince öldüren de, öldürülen de ateştedir”,

Ya Rasulullah, öldüren ateştedir ama öldürülenin ne suçu var? dediler:

O da arakadaşını öldürmeye azmetti” (Buhari, Diyat, 2; Müslim, Fiten,14) buyurdu.

Böylece Nebi (sav), onu arkadaşını öldürmeye azmetmesinden dolayı onu hükümde değil günahta öldüren yerine koymuştur.

Sevab ve ikab konusunda bunun benzerleri pek çoktur.

Böylece kalbin de müstehab ve mubah olan amelleri anlaşılmış oldu.


Kulluğun Esasları-2

Kulluğun Esasları-1

Kulluk Nedir?

SADECE ALLAH"A KULLUK

KULLUK YARATILIŞIN HEDEFİ

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)