• Nombre de visites :
  • 840
  • 16/3/2011
  • Date :

Bir Müslümanın Batıya Bakışı-3

bir müslümanın batıya bakışı

Boşanma: Bugün Avrupa'daki çoğunluğun, yazarın Tolstoy'dan aktardığı "batıda boşanmaların artmasının en önemli nedenlerinden biri, kadının ince ve duygusal yapısının kaldıramayacağı kadar serbestiye boğulması olduğu" fikrine katılmayacağı görüşündeyim.

Bu eserin üzerinde durduğu bir diğer nokta çeşitli millet ve kültürler arasında karşılaştırmalar yapması; mesela Atina'daki sosyal ve kültürel yapıyla Londra'dakinin aynı olmadığını, İspanya ve Norveç'le diğer Avrupa ülkelerindeki hayat anlayışlarının birebir benzeşmediğini belgeliyor. Yazarın bunu yaparken bütün Avrupalılar ve özellikle hırıstiyanlık için geçerli olacak müşterek bir ahlakî prensibe vurguda bulunmak istemesi bir hayli önemli...

Pis Zenci: Yazar, tarihi belge ve gayet net bulgulara dayanarak çok doğru bir tespitle şöyle  diyor: "Hırıstiyan batılılar ortaçağda yarı vahşi bir hayat yaşarken islam ülkeleri ilmî inkişaflar sergilemekteydi" Yazarın şu tespiti de doğru; Profesör Westermann'ın da dediği gibi, biz batılıların Afrika'da karşılaştığı zorlukların çoğu, onları her görüp "pis zenci"ler olarak nitelememizden kaynaklanıyor. Oysa islam dininde onlar "saygıya değer onurlu birer insan"dırlar.

Evet, bütün bunlar doğru ve yazarın bu tespitlerine katılmamak mümkün değil; ama hırıstiyanlığın hiçbir olumlu iş yapmadığı ve dünyayı sadece müslümanların aydınlatmış olduğu da söylenmemeli...

Bütün insanlığın islamın yüce emirleri doğrultusunda yaşaması halinde bugünkü dünyanın insanca yaşanabilir güzel bir dünya olacağını, veya diğer semavi dinlere mensup olan bizlerin en azından kendi dinimizin gereklerini yerine getirmesi halinde bugünkünden daha iyi bir dünyaya kavuşacağımızı itiraf etmemiz, yerinde bir tespit olacaktır sanırım. Biz gerekli ahlâki kural ve prensiplerden mahrum değiliz; mahrum olduğumuz şey bu kural ve prensipler doğrultusunda yaşama eğilimi ve onları mükemmelleştirme çabasıdır.

John Hamilton

-*-

Polestar Gazetesi, 4 Haziran 1977-Londra

İslam Açısından Batı Medeniyeti

Yazan: Seyyid Muçteba Musevi (İran)

Yayınevi: Optimus

Fiat: 1 Lira

Birkaç yıl önce bir Fransız yazar "İngilizler Adam mıdır?" adlı ilginç bir kitap yazmıştı, bu kitap epey satıldı İngiltere'de, İngiliz halkı pek beğendiydi bu eseri. Çünkü sözkonusu kitap, biz İngilizlerin en çirkin hasletlere sahip olduğumuzu anlatıyordu bize; ahlâksızlıklarımız ve uyanıklıklarımızı irdeliyordu cesurca...

Bu kitapta da İranlı bir yazar eleştiriyor bizi; batıya gelen doğuluların bize yönelttiği en yoğun eleştirilerin başında, bizim köpeklere değer verdiğimiz kadar yoksullara değer vermediğimiz, Beatel'lerin sorumsuz, disiplinsiz, iğrenç ve cühelâ sürüsü ve hippilerin de batı kültüründe  üreyen zararlı otlar olduğu gelir.

Sözkonusu İranlı yazar batıdaki ırkçılık ve sınıflararası ayrımcılığı büyük bir inatçılıkla irdeliyor ve buna karşılık islam dininin ırklar ve sınıflar arasında hiçbir ayrım gözetmeyen "islâmî kardeşlik" prensibiyle okuyucuyu tanıştırıp, bir Amerikalı yazarın Ayasofya camiinde aynı kubbe altında namaza duran beşbin müslümandan nasıl hayranlıkla sözettiğini aktarıyor; seyyar bir hasırcıyla alımlı üniformalar içindeki bir paşanın nasıl aynı safta yanyana geldiğini, siyah zencilerin yüksek askeri erkanla aynı safta nasıl huşu içinde namaza durduğunu hatırlatıyor ve bu görkemli panaromanın gerçek anlamda birey hürriyeti, gerçek anlamda demokrasi ve islami eşitlik ve kardeşlik olduğunu vurguluyor...


Bir Müslümanın Batıya Bakışı-2

Bir Müslümanın Batıya Bakışı-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)