• Nombre de visites :
  • 1209
  • 16/3/2011
  • Date :

Arş ve Kursi -5

arş ve kursi

   Fudayl b. Yesar şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)’a, "...Kürsüsü gökleri de kaplayıp kucaklamıştır, yeryüzünü de..."(Bakara, 255) ayetinin anlamını sordum.

Buyurdu ki: «Ey Fudayl! Her şey kürsünün içindedir. Gökler, yer ve her şey kürsünün içinde yer alır.»

Zurare b. A"yen şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm)"a, "...Kürsüsü gökleri de kaplayıp kucaklamıştır, yeryüzünü de..."(Bakara, 255) ifadesiyle ilgili olarak şu soruyu sordum:

"Göklerle yer mi kürsüyü içine alır; yoksa kürsü mü gökleri ve yeri içine alır?" Buyurdu ki: «Bilâkis, kürsü gökleri, yeri ve arşı içine alır. Kürsü her şeyi kapsar.»

Tevhid adlı eserde Hannan b. Südeyr şöyle der: Cafer Sadık (a.s)"a arşın ve kürsînin ne olduğunu sordum. Bana şu cevabı verdi: "Arşın birçok değişik sıfatı vardır. Kur"ân"da kullanıldığı yere uygun bir sıfatı vardır. Meselâ, "O, büyük arşın Rabbidir." ifadesi, "O büyük mülkün Rabbidir." demektir... "Sonra arş, kürsî ile birlikte zikredildiğinde, ondan farklı anlama gelir.

   Çünkü bunlar en büyük iki gayp kapısındandırlar. Her ikisi de gayptır. Gaypta birbirinin yanındadırlar. Çünkü kürsî, gaybm dış kapısıdır. Yoktan var olmaların doğuş yeri bu kapıdır. Bütün nesnelerin ortaya çıkışları oradandır. Arş ise, gaybın iç kapısıdır. Niteliğe, oluşa, miktara, sınıra, nereye, dileğe, irade biçimine, sözcüklere, hareketlere, terke, başlangıca ve dönüşe ilişkin bilgi burada bulunur."

   "Buna göre bunlar, ilimde birbirinin yanında iki kapıdır. Çünkü arş mülkü, kürsî mülkünden başkadır. Arş ilmi de, kürsî ilminden daha gizlidir. Bundan dolayı, "O, büyük arşın Rabbidir." buyruluyor. Yani arşın sıfatı, kürsînin sıfatından daha büyüktür. Bununla birlikte birbirinin yanındadırlar."

   İmam"a, "Kurbanın olayım, arş niçin üstünlükte kürsînin komşusu oldu?" dedim. Bana şu cevabı verdi: "Arşın kürsînin komşusu olmasının sebebi, arşta niteliklere ilişkin bilginin bulunması, kürsîde ise beda kapsamındaki gelişmelerin, bunların gerçekliklerinin, ayrılma ve birleşme sınırlarının bilgisinin bulunmasıdır. Dolayısıyla bu ikisi birbirinin komşusudur. Sözgelimi, biri ötekini taşıyor. Tıpkı âlimlerin sözlerindeki sözgelimleri gibi. Bir de, arş ve kürsî böyle (bir örnekle) açıklanmıştır ki, âlimler her ikisinin de doğru olduğunu anlasınlar, kavrasınlar. Çünkü Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah güçlüdür, azizdir." [et-Tevhid, s.321, Tahran basımı]

   İmam"ın (a.s), "Arşın birçok değişik sıfatı vardır." şeklindeki sözü, daha önce sözünü ettiğimiz arşa kurulmanın, evrensel tedbirlerle ilgili dizginlerin Allah katında toplanması demek olduğu yolundaki görüşü destekler. Sözlerinin sonundaki, "Tıpkı âlimlerin sözlerindeki söz gelimleri gibi." ifadesi de, bu görüşü doğrulamaktadır.

   İmam"ın, "Bu da nesnelerin niteliklerine ilişkin bilgidir." sözünden maksat, varlıkların yüce nedenlerine ve nihaî sebeplerine ilişkin bilgidir. Çünkü "nasıl" soru edatı ile bir nesnenin sıfatı sorulduğu gibi, varoluş sebebi de sorulabilir. Örneğin, "Şu nesne nasıl var oldu?" veya "Zeyd, yapamayacağı şu işi nasıl yaptı?" denebilir.

   İmam"ın, "Sonra arş, kürsî ile birlikte zikredildiğinde ondan farklı anlama gelir." sözünden maksadı şudur: Arş ve kürsî, nesnelerin ortaya çıkışına ve bu âleme inişine merkezlik eden bir gayp makamı olmaları açısından bir olmakla birlikte arş, kürsîden farklı bir kavramdır. Çünkü söz konusu gayp makamı özü itibariyle iki makama ve iki kapıya ayrılır. Fakat bu iki kapı, iki zıt şey değil, iki birlikte olan şeydir. Biri bu âleme açılan dış kapı, öbürü ondan sonra gelen iç kapıdır. İmam, "Çünkü kürsî, gaybın dış kapısıdır..." şeklindeki sözleri ile bu gerçeği açıklıyor.


Arş ve Kursi -4

Arş ve Kursi -3

Arş ve Kursi -2

Arş ve Kursi -1

ALLAH'I ZİKRETMEK

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)