• Nombre de visites :
  • 1145
  • 6/3/2011
  • Date :

İmam Bâkır"ın (a.s) İmamet Dönemi -3

imam bâkırın (a.s) imamet dönemi

İmam ile Şiîler arasındaki ilişkiye ışık tutan mevcut bilgiler, bir yandan fikrî eğitimin çok net bir şekilde gerçekleştirildiğini ve öte yandan da ilişkilerin en ince detayları üzerinde bile hesap yapıldığını göstermektedir.

İmamın en yakın dostu ve sırdaşı olan Fuzeyl b. Yesar,[1] bir hac mevsiminde İmamın maiyetindedir.

İmam, Kâbe etrafında dönen hacılara bakarak şöyle der: "Cahiliyet döneminde de aynı şeyi yaparlardı! Oysa ki bu insanlar bize doğru akın etmek, bizi sevmek, bize bağlanmak ve yardımlarını bize sunmakla yükümlüdürler. Kur"ân-ı Kerim (İbrahim"in dilinden) şöyle buyurur:

"Allah"ım! Halkın kalplerini bunlara istekli kıl."

İmam kendisiyle ilk defa karşılaşan Cabir-i Cu"fi"ye, Kûfeli olduğundan kimseye bahsetmemesini ve kendini Medineli gibi göstermesini tavsiye etmekle, imamet ve Şiîlik sırrını taşıma kabiliyeti olan bu yeni öğrencisine sır saklama dersi verir. "İmamın sırdaşı" unvanını alan da bu yetenekli ve kabiliyetli öğrencidir.

Nü"man b. Beşir şöyle bir olay anlatır: Bir yıl hac ziyaretinde Cabir ile birlikteydim. Son günümüzde vedalaşmak için Medine"de İmam Bâkır"ın (a.s) huzuruna varıp sevinçle yanından ayrıldı.

Kûfe"ye dönerken konakladığımız bir yerde bir adam yanımıza geldi. -Nü"man, gelen adamın özelliklerini ve Cabir"le kısa konuşmasını da nakleder- Cabir"e bir mektup verdi. Cabir, mektubu öpüp gözünün üstüne koyduktan sonra açıp okudu. Mektubu okudukça yüzündeki üzüntü ve hüznün daha bir belirginleştiğini hissediyordum. Mektubu sonuna kadar okuduktan sonra katlayıp eşyaları arasına koydu. Kûfe"ye varıncaya kadar hiç gülmedi, hep mahzundu. Kûfe"ye vardıktan bir gün sonra Cabir"in ihtiramını gözetme amacıyla ziyaretine gittim. Hayretimi gizleyemediğim bir manzarayla karşılaştım. Cabir çocuklar gibi kamışa binmiş, boynuna koyun ekleminden bir gerdanlık takmıştı ve hiçbir anlamı olmayan şiirler okuyordu. Evden dışarı çıkıp bana baktı ve hiç bir şey söylemedi. Ben de bir şey söylemedim ve elimde olmaksızın bu hâline ağlamaya başladım. Çocuklar etrafımızı sardılar. Cabir hiçbir şeye aldırmadan yürümeye başladı. Nihayet geniş bir araziye vardı. Çocuklar da onu takip ediyordular. Her kes birbirine "Cabir b. Yezid delirmiştir." diyordu.

Birkaç gün sonra Hişam b. Abdülmelik"ten Kûfe valisine bir mektup geldi. Mektupta şöyle diyordu: "Cabir b. Yezid-i Cu"fi"nin kim olduğunu araştır, bul ve boynunu vurup bana gönder."


[1]- İmamın, Fuzeyl hakkındaki övgülerinden haberdar olmak için bakınız: Kamus"ur-Rical, c.97, s.343.

İmam Bâkırın (a.s) İmamet Dönemi -2

İmam Bâkırın (a.s) İmamet Dönemi -1

İmam Bakır (as)ın Kültürel Mirası -3

İmam Bakır (a.s)’ın Cabir’e Vasiyeti

İmam Muhammed Bakır (as)’dan Bir Mucize

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)