• Nombre de visites :
  • 2199
  • 6/3/2011
  • Date :

İmam Kazım (as) ve Harun Raşit-2

imam kazım (as) ve harun raşit

Harun, “Ben bir farzdan sordum, ama sen bana bunca sayılar saydın!”dedi.

Arap, “Eğer din, dünyada sayı ve hesap üzere olmasaydı Allah-u Teala kıyamet günü insanlar için bir hesap açmazdı. Sonra şu ayeti okudu:

“Bir hardal tanesi bile olsa onu (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.”[1]

Bu esnada Arap adam halifeyi ismiyle çağırdı. Harun oldukça öfkelendi, öyle ki kıpkırmızı kesildi. (Çünkü halifenin görüşüne göre herkesin ona Emir’ul- Muminin demesi gerekirdi.) Öfke ve gazap alameti yüzünde belirdiği halde şöyle dedi:

“Dediğin şeyleri açıkla! Açıklayabilirsen serbestsin, aksi takdirde Safa ile Merve arasında boynunun vurulmasını emredeceğim!”

Koruyucu halifeye; “Allah aşkına onu bu kutsal mekanda öldürme” diye rica etti!

Arap adam, koruyucunun bu sözünden dolayı güldü!

Harun- “Niçin güldün?”diye sordu.

Arap, “Sizin ikinizin halinden gülmem tuttu. Çünkü hanginizin daha cahil olduğunu bilmiyorum. Zira eceli yetişmiş olan bir kimsenin mi, yoksa eceli yetişmeyen bir kimseyi öldürmek için acele eden birinin mi affedilmesi isteniyor ?!”dedi.

Harun, “Velhasıl dediğin şeyleri izah et!”dedi.

Arap, “Allah Teala’nın, bana neyi farz kıldığı şeyden soru sordun, cevabı şudur ki; Allah Teala çok şeyleri bana farz kılmıştır.

“Farz olan bir şeyden mi soru soruyorsun?” sözümden maksadım, İslam dinidir. (Zira her şeyden önce ona uymak kullara farzdır.)

Beşten maksadım beş vakit namazlardı; on yediden maksat farz namazların on yedi rekat olmasıdır; otuz dörtten maksat, namazların secdeleridir; yüz elliden maksat namazın tesbihleridir; on ikiden birinden maksat, Ramazan ayıdır ki, on iki aydan sadece bir ayın oruç tutulması farz kılınmıştır; kırkta birinden maksat, kırk dinar altını olan bir kimsenin zekat olarak bir dinar vermesinin farz olmasıdır; iki yüzden beşinden maksat, iki yüz gümüş dirhemi olan bir kimsenin, zekat olarak beş dirhem vermesinin gerekliliğidir.

“Ömür boyu sadece bir defa farz olandan mı soruyorsun?” sözümden maksadım, Allah’ın evinin (Ka’be’nin) ziyaretidir ki, ömür boyu sadece bir defa, istitaatı (gücü ve imkanı) olan kimseye farz olur. Biri birine karşılıktan maksadım, kim haksız yere bir kimseyi öldürürse, ona karşılık olarak sadece katilin öldürülmesidir. Allah-u Teala; “En nefs-u bi’n nefs” (Cana karşılık can... kısas edilmelidir) buyuruyor.

Arap adamın sözü son bulunca Harun, bu meselelerin tefsir ve açıklanmasından ve Arab’ın sözünün güzelliğinden bir hayli hoşnut oldu, onun ilim açısından büyük bir şahsiyet olduğuna kanaat etti ve ona karşı olan öfkesi artık sevgiye dönüştü.


[1]- Enbiya/47.

İmam Kazım (as) ve Harun Raşit-1

İmam Musa Kazım (a.s)’ın Ahlakı-5

İmam Musa Kazım (as) ve Şialara Teveccühü

İmam Kazım (as)’ın Annesi Hamide

İmam Musa Kazım (a.s)’la İlgili Sorular Ve Cevaplar

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)