• Nombre de visites :
  • 2038
  • 19/2/2011
  • Date :

Mantık al-Tayr- Ferideddin Attar

mantık al-tayr- ferideddin attar

Ferideddin Attar 'ın eserleri arasında en meşhuru "Mantık al-Tayr" dır. 4931 beyittir. Bütün eserde, arada münasebet düşürülerek anlatılan hikâyeler de dahil olmak üzere, mantıkî bir teselsül vardır. Konu şudur: Kuşlar bir araya toplanıp "Bu zamanda hiç bir ülke padişahsız değil... bundan böyle bizim de padişahsız kalmamamız lâzım. Padişahsız ülkede nizam, intizam olmaz. Kendimize bir padişah seçelim" diyorlar. Bu sırada Hüthüt geliyor ve kendisinin Süleyman Peygamber'in mahremi ve onun postacısı olduğunu söyleyip "Sizin zaten bir padişahınız var ama haberiniz yok. O bize bizden yakın da biz ondan uzakız. Daima padişah odur. Adı Sîmurg'dur, binlerce nur ve zulmet perdeleri ardındadır. Gelin de onu arayıp bulalım" diyor. Kuşların her biri bir çeşit özür getiriyorsa da Hüthüt, hepsine de birer birer kandırıcı, inandırıcı doğru cevaplar veriyor. Bunun üzerine hepsi birden Hüthüdü ken­dilerine kılavuz yapıp yola düşüyorlar. Yolda hepsi yorgun, bitkin bir hale geliyor. Gene birer birer itiraza kalkışıyorlar. Hüthüt bıkmadan, yorulmadan her itiraza cevap veriyor ve önlerinde ''istek, aşk, marifet, istiğna, tevhit, hayret ve fakr u fena" adları verilen yedi vadi daha bulunduğunu, bunları aştılar mı artık Sîmurg'a ulaşacaklarını söylüyor. Gene gayrete gelip yola düşüyorlar. Fakat kuşların kimisi yoldaki hicaplarda kalıyor, kimisi yem isteğiyle bir yere dalıyor, kimisi aç susuz can veriyor.. Nihayet yüzlerce kuştan ancak otuz kuş, bu vadileri aşabiliyor. Bunlar, Sîmurg'u soruyorlar, tam bu sırada bir postacı gelip Sîmurg'u istediklerini anlayınca önlerine birer kâğıt parçası koyup okumalarını söylüyor. Okuyunca bütün yaptıklarının bu kâğıtlarda yazılı olduğunu görüp şaşıyorlar. Bu sırada Sîmurg da tecelli ediyor. Fakat tecelli edenin kendileri olduğunu ve kendilerinin Sîmurg'dan, yani mana bakımından otuz. kuştan ibaret bulunduklarını görüp büsbütün hayretlere dalıyorlar. Sîmurg'dan ses geliyor: "Siz buraya otuz kuş geldiniz, otuz kuş göründünüz. Daha fazla, yahut daha eksik gelseydiniz o kadar görünürdünüz.. Burası bir aynadır!" Hâsılı bu makamda hepsi Sîmurg'da fanî oluyorlar, artık ne yol kalıyor, ne yolcu,. ne de kılavuz

Attâr, "Mantık al-Tayr" ıyle temsilî bir surette "Vahdet-i Vücut-Varlık Birliği" inanışını anlatmaktadır. Kuşlar, sâlikler, hakikat yolunun yolcularıdır. Hüthüt de kılavuzları, yani mürşittir. Sîmurg, Tanrı'nın zuhur ve taayyünüdür ki bu zuhur ve taayyün, kendilerinden ibarettir ve gerçek birliğe ulaşan, halkın, Hakk'ın zuhuru, Hakkın da halkın bütünu olduğunu anlar.

Attâr, "Mantık al-Tayr" da Hüthüt ağzından kuşların itirazlarına cevaplar verirken münasebet düşürerek hikâyeler söylemektedir. Bu hikâyelerin bir kısmı geçmiş erenlere ait menkabelerdir ki bunların hemen hepsini "Tezkiret-al Evliya" sında buluyoruz. Bir kısmıysa zamanında yaşayan, yahut çağdaşı olanlardan duyulan hikâyelerdir. Bunların arasında meczuplara ait olan ve Tanrı ile âdeta kavga eden serbest hikâyeler de var. Üç tanesi, hâlâ Bektaşilere ait birer fıkra, iki tanesi de alelade halk hikâyesi olarak söylenmektedir. Attâr'ın öbür kitaplarında da hâlâ Bektaşi fıkrası olarak söylene gelen fıkralara rastladık.

Bu hikâyelere bakılırsa Attâr'ın velilere ait bin kadar kitap okuduğu ve yıllarca sûfî hikâyeleri topladığı hak­kındaki sözünün doğruluğu, daha doğrusu, onun büyük bir âlim olduğu kadar büyük bir halkiyatçı da olduğu meydana çıkar ve Attâr'ın hikâyeleri, Türk halk hikâyelerinin ve Bektaşi fıkralarının menşelerini tespit bakımından ayrıca büyük bir değeri haizdir

Hikâyeleri, birkaç tanesi müstesna, umumiyetle kısadır. Hattâ bazan üç beş beyitte hikâye biter, ondan sonraki beyitler, Attâr'ın bu hikâye münasebetiyle yürüttüğü fikirlerdir.

Attâr, kitabına büyük bir ehemmiyet vermektedir. Yalnız şiir bakımından tetkik edilmemesini, dertle, aşkla okumasını ister. "Mantık al-Tayr", onca her okundukça daha ziyade hoşlanılacak bir kitaptır; âlem mahvolur da. bu kitap gene olduğu gibi kalır.

Eser Gülşehri tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiştir.


Farsçayı ihmal etmeyelim -2

Farsçayı ihmal etmeyelim -1

Kısaca Fars Edebiyatı

Hafız-ı Şirazi -3

Fars Şiiri Türleri Ve Konusu 2

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)