• Nombre de visites :
  • 816
  • 31/1/2011
  • Date :

Hz. Muhammed (saa)"in Vefatı-2

hz. muhammed (saa)in vefatı

Günümüzde Hz. Muhammed (sav)'in vefatından 1400 yıl geçmesine rağmen, birçok müslümanın kalbi, bu yüce ve eşsiz şahsiyetin anısı ile çarpıyor. Dünyanın dört bir yanındaki 1,5 milyar insan her gün namazda Hz. Muhammed'in (sav) peygamberliğine şahadet ediyor, ona selam gönderiyor ve Resulullah'ın (sav) armağan ettiği dine baş koyuyorlar. Aslında İslam topluluğu peygamber efendimizden sonra başı boş bırakılmadı ve hala Nebi-yi Ekrem (sav) varlığının ışığı ile insanlara felah yolunu gösterip aydınlatıyor. Be yüzden insanlar da karşılıklı olarak Hz. Muhammed (sav)'e, insanlığın bu en büyük rehberine karşı bir takım sorumlulukları bulunuyor. Kuran'ı Kerim insanlığın her zaman ve her yerde insanların yaşamına örnek olacak bu görev ve sorumlulukların çerçevesini belirliyor.

Peygamber (sav) efendimize saygılı olmak, Kuran'ı Kerim'de üzerine vurgu yapılan söz konusu görevlerden biridir. Bir çok ayette yüce Allah Nebi-yi Ekrem'in adını kendi adının yanında zikrederken, Hz. Muhammed (sav)'e iktida etmenin imanın belirtisi ve Allah katına yakınlığa sebep olacağını belirtiyor. Bazı ayetler ise Resulullah'ın (sav) konumunu, onun hoşnutluğunun Allah 'ın hoşnutluğu sayıldığı kadar yüceltiyor. Allah teala Tevbe suresinin 94. ayetinin bir kısmında şöyle buyuruyor:

Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resûlü de görecek. Böylece Peygamber efendimizin (sav) tüm halkın davranışlarından haberdar olduğu belirtiliyor.

İslam peygamberi, fahri kainat Hz. Muhammed (sav) kişisel hayatında eşsiz bir insandı. Tüm siyasi, yargı, askeri yetkileri ve iktidarın diğer konumlarını elinde bulundurmasına rağmen, kibirli olmak ve gösteriş yapmaktan kaçındı. Mütevazı bir şekilde tüm ashabı ile yan yana otururdu. Hiç bir zaman en üst köşede oturmadı fakat Kuran'ı Kerim açısından sahip olduğu yüce konumu rıhletinden sonra bile gözardı edilmemeli. Tarihte belirtildiği üzere İmam Hasan'ın (as) şehadeti ardından bir grup gürültü kopararak, İmam'ın büyük babası Resulullah'ın yanında defnedilmesini engellemeye çalıştılar. Bu arada İmam Hüseyin (as) gruba hitaben, yüce Allah 'ın buyurduğu gibi İslam peygamberi nezdinde seslerini yükseltmemelerini istedi ve şöyle buyurdu: Yüce Allah, bir müminin hayatı sırasında yasakladığı bir hareketi, o şahsın ölümünden sonra da yasaklamıştır.

Bu da peygamber efendimizin rıhleti ardından bile onun mezarı başında yüksek sesle konuşulmaması gerektiği anlamındadır.

Araf suresinin 157. ayetinde peygamber efendimizi tekrim ve yardım edenlerin felaha ulaşanlar oldukları belirtilirken şöyle buyruluyor:

Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.


Hz. Muhammed (saa)in Vefatı-1

Hz.Peygamberin (s.a.a) Vefatı-1

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Vefatı

RIHLET-İ HATM-İ RUSÜL

Hz.Resul (saa)’ın Rıhleti-3

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)