• Nombre de visites :
  • 1816
  • 12/1/2011
  • Date :

Ümitsizlik ve Nedenleri-1

ümitsizlik ve nedenleri

 Bir çok ayet ve rivayette ümitsizlik ve ye`sin her açıdan duraklamaya ve çöküşe neden olduğu, Allah û Taâla ve pak İmamlar(a.s)`ın gazap ve öfkelerine yol açtığı beyan edilmektedir. Ancak ne yazık ki çeşitli faktörler el ele vererek bu büyük günahın ve yıkımın zinde kalmasına yol açmışlardır.

Halbuki Allah û Taâla şöyle buyurmuştur:

“Kafir olanlardan başka hiç kimse Allah`ın rahmetinden ümit kesmez” (Yusuf:87).

“Her zorluktan sonra muhakkak bir kolaylık vardır. Ve muhakkak her zorluktan sonra bir kolaylık vardır" (İnşirah 5-6).

Bir çok ayet ve rivayette; şefkatli olan Allah`ın yolundan gitmek ve O’na tevekkül etmek istenmiş, müsibetlere karşı sabır tavsiye edilmiştir.

Ancak İslâm’ın asîl ve hakiki kültürünün aramıza tam anlamıyla yerleşmediğinden dolayı zaman zaman ye’s ve ümitsizliğe girebilmekteyiz.

Eğer şimdiden bazı önlemler almazsak sapıklık ve felaket gençlerimizin yakasına yapışacaktır.

Bu amaçla hepimiz özellikle de görsel, işitsel ve yazınsal medya organlarımızla el ele vererek; dakik, esaslı ve hızlı çözümler üretmekle beraber bu yolda kapsamlı programlar yapmalıyız.

Olaylar Ve Sorunlar

Ye`s ve ümitsizlik hastalağının bir nedeni, doğal olan afetler ve hadiselerdir. Bazen de doğal olmayan, insanın âmellerinden dolayı olaylar meydana gelmektedir. Ancak insanların geneli kendini suçsuz sanarak, meydana gelen bütün vakıâları başkalarının âmellerine bağlarlar.

Dünya küfrüyle yapılacak tarihi bir mücadeleyle; mukaddes İslâm dininin bütün dünyada yayılıp genişlemesi ve dünya küfrünün İslâm memleketleri üzerindeki hegemonyasının azaltılması, gevşetilmesi ve kesilmesi gerekmektedir.

Bizim halkımızın bu aç vampirlere ve vicdansızlara karşı olan mucadelesi, onları İslâm Cûmhuriyeti aleyhinde gelecekte bir hareket oluşturma zeminini hazırlamaya sevketmiştir.

Dünya küfrünün karşısında atakta olmak; zorluklara ve hayatın her türlü iniş - çıkışlarına katlanabilmeyi gerekli kılar.

Biz var gücümüzde donanmalı; gevşekliğin ve zayıflığın kökünü söküp atmalıyız. Yoksa, böyle vahim bir durumdayken ye`s ve ümitsizlik içerisinde olmak bizi darmadağın edecektir.

Evet, çeşitli sıkıntıların varlığını kabul ediyoruz. Ama İslâm tarihine baktığımızda; Peygamber(s.a.a)`den tertemiz İmamlar (a.s)`a kadar hatta ruhani rahberler dahi Allah`ın emirlerini pratik hayata geçirdiklerinde sürekli zorluk ve sıkıntı çektiklerini göreceğiz. Hatta Âziz İmam’ımız da bu sıkıntılardan nasibini almıştır.

Allah yolunda yürüyen ümmetimiz kendini hazırlamalı, donatmalı; olaylara ve sorunlara karşı dağ gibi sarsılmaz ve dimdik olmalı, güneş gibi, saplantıda olanları aydınlatmalı, ilahî önderleri gibi bütün varlıklarını İslâm`a ve ilahî kanunlara feda etmeli ve hiç bir zaman üzülmemelidir.


İNSAN ÜMİTLE YAŞAR

Ümit Ufku

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)