• Nombre de visites :
  • 1199
  • 5/1/2011
  • Date :

İmamlar Allah’ın Nurudur -2

imamlar allah’ın nurudur

*    Salih b. Sehl el-Hemedanî şöyle rivayet etmiştir:

Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm), Nur suresinde yer alan nur âyetini aşağıdaki gibi yorumladı: "Allah göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, kandillik gibidir." (Nur, 35) Fatıma (selâm üzerine olsun) gibidir.

"İçinde lâmba bulunan." Hasan (aleyhisselâm) kastedilmiştir.

"O lamba kristal bir fanus içindedir." Hüseyin (aleyhisselâm) yani.

"O fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir." Fatıma, dünya kadınları ara­sında inciye benzeyen bir yıldız gibidir.

"Mübarek bir ağaçtan tutuşturulur." İbrahim (aleyhisselâm) yani.

"Doğuya ya da batıya nisbet edilemeyen zeytinden." Ne Yahudi, ne de Hıristi­yan olan.

"Onun yağı neredeyse ışık verir." Neredeyse ondan ilim fışkırır.

"Ateş değmese dahi. Nur üstüne nurdur." Ondan art arda imamlar gelir.

"Allah dilediği kimseyi nuruna eriştirir." Allah dilediği kimseleri imamlara ulaştırır. "Allah insanlara temsil getirir." (Nur, 35)

Dedim ki: Şu kelimelerin yorumunu da yapar mısın?

"Veya karanlıklar gibi" (Nur, 40)...........

"Onu bir dalga alır." Bundan maksat da üçüncüsüdür.

"Onun üzerinde de karanlıklar dalgası bulunur."...............

"Bazısı bazısının üstünde yer alır." Burada kastedilenler de Muaviye ve Emevi fitneleridir.

"Bir kimse elini dışarı çıkarırsa..." Emeviler'in fitnelerinin karanlığından bir mü'min elini çıkarırsa "Neredeyse onu görecektir.''

"Allah kime bir nur vermemişse." Fatıma evlâdından bir imam bahşetmemişse

"Artık onun nuru olmaz" (Nur, 40) Kıyamet günü onun imamı olmaz.»

İmam, "Önlerinden ve sağlarından, nurları aydınlatıp gider." (Hadid, 12) âyetini de şu şekilde yorumladı: «Müminlerin imamları, kıyamet günü müminlerin önlerin­den ve sağlarından giderler ve onları cennet ehlinin kaldıkları konaklara indirirler.»

Ali b. Cafer kardeşi Musa (b. Cafer aleyhisselâm)’dan benzeri bir açıklamayı ri­vayet etmiştir.[1]

*  Muhammed b. Fudayl, Ebu'l-Hasân (Ali b. Musa aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet etmiştir:

İmam'a, "Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar..." (Saf, 8) âyetinin anlamını sordum.

Buyurdu ki: «Bu ifade, ağızlarıyla Emir'ül-Mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib aleyhisselâm)’ın velayetini söndürmek istiyorlar, demektir.»

Dedim ki: "Allah nurunu tamamlayacaktır..." (Saf, 8) ifadesinin anlamı nedir?

Buyurdu ki: «Allah, imamlığı tamamlayacaktır, imamlık nurun ta kendisidir. İşte şu âyette, bu gerçeğe işaret ediliyor: "Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura iman edin." (Teğabün, 8) Allah'ın indirdiği nur, imamdır.»


 [1]- Bu rivayet, bir ayetin nesnel karşılığının bir kısmına işaret etmenin örneklerinden biridir. Kuşkusuz nesnel karşılıkların da en üstünleri söz konusu edilmiştir. Yani Resûlullah ve tertemiz Ehl-i Beyt İmamları. Yoksa ayet, zahiri itibariyle onların dışında peygamberleri, vasileri ve velileri de kapsa­maktadır. Kuşkusuz ayet, bütün müminleri kapsayacak şekilde genel nitelikli değildir. Çünkü ayette ba­zı nitelikler esas alınmıştır ki, bunlar bütün müminler açısından geçerli olan nitelikler değildir: "Onlar, ne ticaret ne de alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan alıkoyamadığı insanlardır." (Nur, 37) İfadesi gibi. Kaynaklarda, ayetin her bir ifadesinin Resûlullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'ine uyarlanmasına ilişkin birçok rivayet yer alır; ama bunlar uyarlamadır, tefsir değil. Bunun kanıtı da ayette geçen ifade­lerin her birinin rivayetlerde farklı şahıslara uyarlanmış olmasıdır. [el-Mîzan, (Nur, 35-40) Tefsir.]

İmamlar Allah’ın Nurudur -1

İMAM'IN MASUM OLMASI

İMAMET

MASUM İMAMIN SIFATLARI

İMAMET HAKKINDAKİ İNANCIMIZ

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)