• Nombre de visites :
  • 1273
  • 4/1/2011
  • Date :

İslam Devletinin Kuruluşu-3

islam devletinin kuruluşu

2- Mescidin Yapımı

Hz. Peygamber (s.a.a), Müslümanların katkısı ile yeni ferdi yetiştirme bir fert tipi oluşturma aşamasından geçirdikten sonra ı geride bıraktı. Yesrib'e varması ile ilâhî yasaların ve hoşgörüye dayalı İslâm şeriatının hükümran olduğu bir devlet oluşturmayı plânlamaya başladı. Bunu İslâm uygarlığı oluşturma aşaması izleyecek ve bu İslâm uygarlığı devlet kurma aşaması sonrasında bütün insanlığı kapsamına alacaktı.

Bir İslâm devleti kurmanın önündeki başlıca engellerden biri, Arap Yarımadası toplumunda öteden beri egemen olan ve toplumlar arası bağları sağlamlaştıran kabile düzeni idi. Bunun yanı sıra Müslümanların zayıflığı da mutlaka gerçekçi bir tedavi ile giderilmeli idi. Bu doğrultudaki ilk adım bir mescit yapmaktı. Bu mescit, çeşitli görevlerin gerçekleştirilme yeri ve devlet işlerini çekip çevirecek merkezî otoritenin üssü olacaktı.

Mescidin yeri belirlendi ve Müslümanlar mescidin inşa edilmesi ve gerektirdiği donanımın sağlanması için gayret ve özlem dolu ciddi bir çalışmaya giriştiler. Resulullah (s.a.a) bu çalışmalarda öncü, örnek ve Müslümanları harekete geçiren enerji kaynağı oldu. Bizzat kendisi taş ve kerpiç taşıma işine katıldı. Bir defasında karnı üzerinde taş taşırken Useyd b. Huzeyr karşısına çıktı ve: "Ey Allah'ın Resulü, o taşı ver, onu senin yerine ben taşıyayım." dedi. Fakat Hz. Peygamber (s.a.a) ona: "Hayır, sen git başka bir taşı getir." dedi.

Resulullah (s.a.a) ve ailesi için de bir ev yapıldı. Bu ev büyük külfet gerektirmiş bir ev değildi. Onun ve ailesinin hayat tarzı gibi sade idi. Bu arada Hz. Peygamber (s.a.a) sığınacakları bir konut bulamayan yoksulları da unutmamıştı. Mescidin bitişiğinde onlar için bir barınak yaptırmıştı.

Yapılan bu mescit, Müslümanların ibadet ve sosyal ilişkilerle ilgili hayatlarında bir üs ve yeni bir fert ve toplumun eğitilme ve oluşturulma sürecinde aktif bir merkez oldu.

3- Muhacirler ile Ensarın Kardeşleştirilmesi

Daha sonra Hz. Peygamber (s.a.a) yeni devlet kurma ve kabilenin kendisine dokunmadan kabile düzeninin bazı değerlerine son verme yolunda başka bir adım attı. Sözünü ettiğimiz kabile düzeninin bazı değerlerini ortadan kaldırmak için Müslümanlarda ortaya çıkan iman hararetinden ve karşılıklı sevgiden yararlandı. Bunun için kan ve akrabalık taraftarlığı bağını aşarak inanç ve din bağını fertler arası ilişkilerin temeli yaptı. Bu bağlamda: "Allah için ikişer ikişer kardeş olun." dedi. Arkasından Hz. Ali'nin elini tutarak: "Bu da benim kardeşimdir." dedi.

Bunu gören Müslümanlar harekete geçerek ensardan olan her kişi muhacirlerden olan bir kişiyi hayatına ortak ettiği kardeşi olarak seçti. Böylece Yesrib şehri tarihinin kanlı sayfalarından birini geride bıraktı. Çünkü bu şehrin üzerinden geçen hiçbir gün olmuyordu ki, Evs ve Hazreç kabileleri arasında Yahudilerin entrikaları ve desiseleri ile körükledikleri acı bir çatışma meydana gelmemiş olsun. Böylece Şimdi dünyanın önünde gelişmiş insanî hayat açısından yeni bir dönem açıldı. Çünkü Resulullah (s.a.a) bu kardeşleştirme ve inanca dayalı kişiler arası ilişkiler oluşturma uygulaması ile bu ümmetin sürekliliğinin ve imana dayalı aktifliğinin temelini attı.


İslam Devletinin Kuruluşu-2

İslam Devletinin Kuruluşu-1

İslamiyet’in Dünyaya Yayılması 5

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)