• Nombre de visites :
  • 7635
  • 15/11/2010
  • Date :

Gadir-i Hum Aynasına Yansıyan Velayet-2

gadir-i hum aynasına yansıyan velayet

Hz. Ali ve bazı sahabenın Sakife’de yapılanlara itirazları; “neden Ali halife olmuyor”,değildi, „neden Allah’ın tayin ettiği imamet ve velayet devre dışı bırakılıyor“ düşüncesiydi, „neden ilahi iradenin tayın ettiği makam devre dışı bırakılıyor“ idi. Sakife’nin neticesinde idare sistemi konusunda ortaya çıkan düşünce „demokrasi“ yani halkın seçmesi gerekir düşüncesi oldu. Emevi ve Abbasiler zamanında daha da ileri gidilerek saltanata dönüştürüldü. Böylece diğer imamları da engellediler, onların da velayet ve imamet makamında oturup ilahi ahkamı icrasına fırsat vermediler.

   İmam Humeyni (r.a) Gadir-i Hum hakkında şöyle buyuruyor: „Gadir-i Hum olayı öyle bir olay değil ki Hz.Ali’ye bir makam kazandırmış olsun. Hz.Ali, bütün fazilet ve manevi makamlara sahip olduğundan Gadir Hum’un gerçekleşmesine vesile olmuştur. Allah-u Teala, Resulullah’tan sonra yeryüzünde adaleti Allah’ın istediği gibi icra edecek Ali’den başka kimseyi görmediğinden, Resulullah’a, Ali’yi yerine tayin etmesini emr etmiştir. Rivayetlerin Gadir-i Hum’dan bu kadar azametle bahs etmesinin sebebi, Hz. Ali’nin sadece hükümetin başında olması değildir. İbn-i Abbas diyor ki, Cemel savaşına giderken Hz. Ali’nin yanına vardım. Hz.Ali oturmuş yırtık ayakkabısını dikiyordu. Bana, „bu ayakkabının değeri ne kadardır?“ diye buyurdu. „Hiç değeri yoktur“, dedim. Hz.Ali şöyle buyurdu: „ Allaha yemin olsun ki, bu ayakkabı bana sizlere baş olmaktan ( hilafet makamından ) daha sevimlidir. Sadece bir hakkı ikame edeyim ve bir batılı yok edeyim ( yalnız bunun için hilafeti kabul ederim)“. Hz.Ali ve diğer imamlar hükümeti sadece Allah’ın istediği adaleti icra etmek için taleb ederlerdi ama kendilerine fırsat verilmedi.

   Gadir-i Hum’u canlı tutmak ve bayram olarak kutlamak,  sadece medhiyeler okumak, sokakları süslemek, ilahiler söylemekle sınırlı değildir.  Bunların yapılması gerekir ama canlı tutulması ve yaşatılması bize velayet sahiplerine  nasıl uymamız  gerektiğini öğretmelidir. Bilmemiz gerekir ki Gadir-i Hum bütün asırlarda olması gerekir, Hz. Ali’nin adalet anlayışını öğrenmemiz ve uygulamamız gerekir.

Gadir-i Hum olayı „ devlet sisteminin“ beyanıdır. Gadir Hum’da beyan edilen Velayet, hükümet sisteminin açıklanmasıdır, manevi bir makamın beyanı değildi. Manevi makam, tayin ve nesb ile gerçekleşmez.

   Gadir hum meselesi, hükümet meselesidir, siyasi bir meseledir. Adaletin icrası meselesidir. Allah-u Teala, Resulullah’tan (s.a.a) hükümeti, bu siyasi makamı Hz.Ali’ye devretmesini istemiştir. Resulullah’ın kendisi devlet başkanıydı, önderdi, liderdi, hükümet de siyasetsiz olmaz. Din siyasetten ayrıdır diyenler, Allah’ı yalanlamaktadırlar, Resulullah’ı yalanlamaktadırlar, imamları yalanlamaktadırlar.“ (Sahifey-i Nur. Cilt 20 Sayfa 112.114 )

   Gadir-i Hum’un ispatlanması meselesinde ise İmamların tarih boyunca yaptıklarına bakılması gerekir. İmamet ve Velayeti ispat için neler yapmışlar ve subutu için neler yapmışlar. İmamların hayatında alınması gereken en büyük ders, bütün çabalarının velayetin hakikatini söylemle değil amelle göstermeye çalışmalarıdır. İmamet ve velayetin isbatı konusunda genel halka ve özel tartışma ve munazaralarda ayetler ve rivayetleri açıklamanın yanısıra, yaşantılarını tamamen velayetin hedefini beyana endekslemişlerdi; hak-hukuk alanında adaleti hakim kılmak, ekonomik alanda fakirliği yok etmek, ilmi alanda cehaleti yok etmek, itikadi ve ahlaki alanda dinin itikadi ve ahlaki hükümlerini beyan etmek,eğitim- öretim alanında özel ve genel dersler verip velayet düşüncesine sahip insanlar yetiştirmek, sosyal alanda mazlum yanında yer almak, miskinin ve yetimin elinden tutmak, sorunları olanların yardımına koşmak, toplumun sorunlarına özellikle müslümanların dertlerine çare bulmak, borcu olanların borcunu ödemede yardımcı olmak, siyasi alanda tağutlardan uzak durmak ve tağuti sistemlerden uzak durmaya davet etmek, zalimlerin yanında yer almamak…. Yani icra makamında olmasalar da imamet ve velayetin toplumdaki misyonunu devam ettiriyor ve pratikdeki fonksiyonunu sergiliyorlardı.

   Velayet ve imametin subutu bu alanlarda imamların neler yaptıkları ve eğer islam devletinin yasama, yargı ve yürütme kısmında da bulunsalardı neler yapabileceklerinin beyanıdır. Ve velayete inananların üzerinde araştırması gereken konu “velayetin subutu“ ve „insanın hayatındaki rolünün“ ne olduğu konusudur. Aksi takdirde, sadece imamet ve velayetin isbatı için ayet ve rivayetlerle yetinilirse, imamet ve velayetin hakikati asla ortaya çıkmayacak ve „Gadir-i Hum Mektebi’nin mesajı“ tanınmayacaktır.

SABAHATTİN TÜRKYILMAZ

sabahyil@hotmail.com


Gadir-i Hum Aynasına Yansıyan Velayet-1

Gadir Hum İle İlgili Ayetler

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)