• Nombre de visites :
  • 1102
  • 14/11/2010
  • Date :

İslam Hükümetinde Peygamberin Halifesi Ve İmamlık-2

islam hükümetinde peygamberin halifesi ve imamlık

Ehl-i Sünnet ve Şia kanalıyla (Fiten ve diğer bablarda zikredilen) tevatür derecesine varmış bir çok hadislerden anlaşıldığı üzere, Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) vefatından sonra İslam toplumuna sızacak fitne ve belaları, mukaddes İslam dinini kendi kötülük ve sapıklıklarına feda edecek Al-ı Mervan hükümeti gibi hükümetlerin çıkaracakları fesatları, ayrıntılarına kadar açıklamıştır. Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) kendisinden, yıllarca (belki binlerce yıl) sonra gelecek küçük hadiseleri ve belaları gaflet etmeden söylüyordu. Kendisinden hemen sonra meydana gelecek çok büyük olaylardan gaflet etmesi veya onlara özen göstermemesi düşünülebilir mi? En ufak ve doğal yemek ve içmek gibi işlere müdahale edip yüzlerce emir veriyor da, bu kadar değerli ve önemli konuda susup, yerine halife tayin etmiyor mu?

Ancak muhal ve düşünülmez olmasıyla birlikte Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) halife seçimini ümmetin üzerine bırakmış olması farz edilse bile, yine de bu konuda yeterli düsturlar vermesi gerekirdi. Ta ki İslam ümmeti dinin bekasında ve İslam toplumunun ilerlemesini sağlayan ve dini şiarları yücelten konuda daha da basiretli ve bilgili olsunlar.

Halbuki böyle bir dini emirden ve nebevi açıklamadan hiçbir haber yoktur. Eğer olsaydı Peygamber-i Ekrem'den sonra gelen halifeler o emirleri hiçe saymazlardı. Oysa birinci halife vasiyetle hilafeti ikinci halifeye, dördüncü halife de aynı şekilde oğluna, ikinci halife üçüncü halifeyi altı kişi seçip nizamnamesini hazırladığı bir şura vasıtasıyla başa getirdi. Muaviye İmam Hasan'ı (a.s) barışa mecbur edip böylece hilafeti ele geçirdi. Bundan sonra hilafet irsi saltanata dönüşerek tedricen İslam'ın özen gösterdiği dini şiarlar, cihat, marufu emretmek, münkerden sakındırmak, had uygulama vb. şeyler toplumdan göç etti ve Peygamber'in çektiği zahmetler boşa gitti.[1]

Şia, beşerin doğal kavrayışı üzerinde akıllıların sürüp giden siresini, İslam'ın fıtratı ihya etme amaçlı temel görüşlerini, Resul-i Ekrem'in toplumsal metodunu inceleyerek, vefatından sonra Müslümanların başına gelen üzücü hadiseleri ve hicretin ilk yıllarında İslami hükümetlerin izledikleri yöntemler üzerinde düşünerek şu sonuca varıyor ki; Peygamber-i Ekrem'den (s.a.a) sonraki halife ve imamla ilgili olarak açık ve sarih hüküm vardır. Tevatür derecesine varmış kesin hadisler ve ayetler örneğin Velayet ayeti, Gadir, Sefine, Sakaleyn, Hak, Menzilet, Davet-i Aşire-i Akrabin vb. hadisler bu gerçekle ilgilidirler.Fakat, bir takım nedenler gereğince bunlar gizletilmiş veya şahsi isteklere göre yorumlanmıştır.


[1]- İslam Hükümeti, Rsul-i Ekrem’den (saa) sonra halifelik ve imametle ilgili konularda aşağıdaki kaynaklara müracaat ediniz: Yakubi Tarihi, c.2, s.26-61, Sire-i İbn-i Hişam, c.2, s.223-271. Ebu-i Fida Tarihi, c.1, s. 126. Gayet-ul Meram, s.664, Müsned-i Ahmed b. Hanbel ve diğerlerinden naklen.

İslam Hükümetinde Peygamberin Halifesi Ve İmamlık-1

İmamlara İtaatin Farz Oluşu 1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)