• Nombre de visites :
  • 1527
  • 31/10/2010
  • Date :

Emanetin Sahibine İadesi

emanetin sahibine iadesi

Abdurrahman bin Seyyabe şöyle diyor:

Babam dünyadan göçtüğünde, dostlarından biri kapımıza gelip bana baş sağlığı dileyerek dedi ki:

“Abdurrahman! Baban kendisinden geriye bir şey bıraktı mı?”

Ben de cevaben; “Hayır!” dedim.

Bu sırada içerisinde bin dirhem bulunan bir keseyi bana vererek şöyle dedi:

“Bu para emanet olarak senin yanında kalsın, onu kendin için bir sermaye et, onun kârıyla ihtiyaçlarını gider ve asıl parayı bana geri çevir.”

Ben de sevinerek annemin yanına gidip bu meseleyi ona açıkladım. Gece olunca babamın arkadaşlarından birinin yanına gittim; o benim için biraz kumaş alıp bir dükkan kiraladı. Ben orada alış-verişle meşgul oldum, Allah Teala da bereket verdi ve bana bol rızk nasip etti. Nihayet hac mevsimi yetişti, Allah’ın evinin ziyaretine gitmek kalbimden geçti. İlk önce annemin yanına gidip; Hacca gitmek istiyorum” dedim.

Annem ise şöyle dedi:

“Eğer böyle bir kastın var ise, falan adamın parasını ver, daha sonra Mekke’ye git.”

Ben, o parayı hazırlayıp o adama verdim. O adam öyle sevindi ki, adeta o parayı ona bağışladım. Çünkü o parayı ödeme mi beklemiyordu.

Adam parayı alınca şöyle dedi: “Yoksa para az olduğundan dolayı mı onu geri çevirdin. Eğer durum bu ise daha fazla sana vereyim?”

Dedim ki: “Hayır! Mekke’ye gitmek istiyorum, işte bu yüzden önce emanetinizi size iade etmek istedim.”

Daha sonra Mekke’ye gittim, hac amellerini yaptıktan sonra Medine’ye döndüm ve bir grupla birlikte İmam Sadık (a.s)’ın huzuruna vardım. Ben, genç ve yaşım az olduğundan dolayı meclisin arka kısmında oturdum. Herkes bir soru soruyordu, Hazret de cevap veriyorlardı. Meclis sakinleşince İmam (a.s)’ın yanına yaklaştım.

İmam (a.s); “Bir işiniz mi vardır?” diye sordular. Arzettim ki: “Sana feda olayım! Ben Seyyabe’nin oğlu Abdurrahman’ım.”

İmam (a.s); “ Babanın durumu nasıldır? diye sordular. Ben de cevaben; “Dünyadan göçtü!” dedim.

İmam Sadık (a.s), bu sözü duyunca çok üzüldü ve onun için Allah’tan rahmet talep etti. Daha sonra şöyle buyurdular: “Acaba dünya malından bir şey geriye bıraktı mı?”

Ben de, babamın arkadaşının bize bin dirhem verdiğini İmam’a arzettim. İmam (a.s) sözümü tamamlamama mühlet vermeden; “O adamın bin dirhemini ne yaptın?” diye sordu.

Ben de; “Sahibine iade ettim” dedim.

İmam (a.s); “Aferin! Güzel iş yapmışsın.” buyurdu.

 Sonra; “Sana tavsiyede bulunmamı istiyor musun?” diye buyurdu.

Arzettim ki: “Evet.”

Bunun üzerine İmam (a.s) şöyle buyurdular:

“Doğru konuşan ol; emaneti sahibine ver. Bu vasiyetime amel ettiğin takdirde halkın malında ortak olacaksın.”

Bu sırada parmaklarını birleştirerek; “Bu şekilde onların ortağı olursun.” buyurdular.

Abdurrahman sözünün devamında şöyle diyor: “Ben İmam (a.s)’ın tavsiyelerine riayet ederek onlara amel ettim, neticede mali durumum çok iyi oldu; öyle bir hadde ulaştı ki bir yılda üç yüz bin dirhem zekat verdim.”[1]


[1] - Bihar, c. 47, s. 384.

Emanet 1

Emanet Kurallarını Korumak

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)