• Nombre de visites :
  • 2133
  • 12/9/2010
  • Date :

Selam ve Musafaha   -2

selam ve musafaha

Tokalaşma Usulü    

 Tokalaşmanın da selam gibi usul ve âdabı vardır. Bunlardan biri, süreklilik ve tekrardır. Bir yolda, yolculukta ve görüşmede birkaç kez tokalaşmak yerinde olabilir.

Ebu Ubeyde nakleder ki:

“İmam Bakır (a.s) ile birlikte yolculuk yapıyordum. Bineğe önce ben biniyordum, sonra kendileri biniyorlardı. Bineğe binip yerimizi sağlamlaştırdığımızda, sanki daha önce birbirimizi hiç görmemişiz gibi- selam verir, tokalaşır ve durumumu sorarlardı.. Merkepten aşağı indiğimizde de yine aynı şekilde selam verir, tokalaşır, durumumu sorar ve şöyle buyururdu:

“İki müminin tokalaşmasıyla, yaprakların ağaçtan döküldüğü gibi onların günahları dökülür; birbirlerinden ayrılana kadar Allah’ın lütfü ve nazarı altında olurlar.” [1]

Musafahanın diğer bir âdabı, incitme ve rahatsızlığa sebep olmayacak bir şekilde sevgi ve şefkatle el sıkmadır.[2]

Cabir b. Abdullah der ki:

“Resulullah’ın (s.a.a) yanına giderek O’na selam verdim. O hazret elimi sıktı ve buyurdu:

El sıkmak, dinî kardeşi öpme gibidir.” [3]

Ayrıca musafaha yaparken; tokalaşmayı uzatmak ve eli çabuk geri çekmemek, bu İslami sünnetin diğer bir adabıdır. Musafahada, elini geç çekenin mükâfatı daha çoktur. İslam Peygamberi’nin de âdeti böyle idi. Biriyle karşılaştığında, karşı taraf elini gevşetip geri çekmedikçe elini geri çekmezdi.           

Şüphesiz, kalpteki sevgi ve muhabbeti aşikâr etmek gerekir. Sevgi, içte gizli olan bir hazinedir. Bu hazineyi, dışarı çıkarıp göstermek gerekir ki, faydası ve karşılığı görülsün. En açık hayır ve bereket, dostlukların takviye edilmesi, irtibat ve tanışmaların sağlamlaşmasıdır. İslami emirler gereği, mümin biriyle her karşılaştığınızda onunla tokalaşmalı; açık bir çehre ve güler bir yüzle onunla görüşmelisiniz.[4]

Musafahanın diğer bir faydası da, kini gidermesidir. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Tokalaşın; şüphesiz tokalaşmak, gazap, öfke ve kini giderir.”[5] “Musafaha edin; zira musafaha, düşmanlık, haset ve kini yok eder.” [6]

Kadınlarla Tokalaşma

İslam mektebi esaslarının çizdiği sınırlara göre; sosyal ilişkiler, alakalar ve dostluklarda namahrem olanlarla tokalaşmak haramdır. Sırf dostluk, arkadaşlık, tanış ve iş arkadaşı olma, dış seyahat ve resmi görüşmelerdeki diplomatik ve siyasi mülahazalar, yabancı ve namahrem bir kadınla tokalaşmanın câiz oluşuna bir delil olamaz. Bu konuda gericilik aydın fikrinin bir yeri yoktur. Zira Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“(Namahrem) Kadınlarla tokalaşmam.”[7]

Başka bir nebevi hadiste şöyle geçmektedir:

“Eğer bir kadın, tokalaşmaması gereken namahrem bir adamla tokalaşmak isterse veya tokalaşmaya mecbur kalırsa, ya da ona biat etmek isterse, bir perdenin arkasından (eli örten ve kapatan eldiven gibi bir perde arada) olursa sakıncası yoktur.” [8] 

Elbette amelin ölçüsü müctehidin fetvasıdır ve biz onu taklit ediyoruz. Her müslüman, kendi amelini şerî bir delil ve vesikaya dayandırmalıdır.

Cevad Muhaddisi


[1]- a. g. e, s. 179.

[2]- Bihar, c. 73, s. 26.

[3]- a. g. e, c. 73, s. 23.

[4]- Mizan’ul-Hikme, c. 5, s. 355.

[5]- Bihar, c. 74, s. 158.

[6]- Mizan’ul-Hikme, c. 5, s. 354.

[7]- Kenz’ul-Ummal, 475. hadis.

[8]- a. g. e, 25346. hadis.

Kaynak: Abna

Selam ve Musafaha   -1

Resulullah (s.a.a)'in Adap ve Ahlakı

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)