• Nombre de visites :
  • 1524
  • 8/9/2010
  • Date :

HAZRETİ ALİ’NİN SEVGİSİ-2

hz.ali

Gel biraz da kalbi akıldan öne geçirelim de Ebu Turâb aleyhisselamın muhabbetinin tadına varalım.İşte o zaman kalpte dolaşan kan şahit olacak ki kalbimiz Ali’yi tanıyor ve ondan gayrısını reddediyor.Muhammedi nur aleminde ruhumuz anlayacak ki Ali nurdur ve gayrısı zulmettir...

Ey dost! Bu kutsal türbe var ya,

Göz onu görünce ışıklanır ve ruhum canlanır.

İşte Necef-i Eşref göründü bize,

Nefis türbesi ve ahde vefa yeri ile.

Altın kubbeye bak nasıl parlıyor,

Öyle mukaddes bir mekan ki burası

Aksa ve Kudüs dahi buna ulaşamaz.

Burda yatanın öyle yüce bir makamı var ki

Atlas mavisi gökler dahi ona ulaşamaz.

Dur burada ve toprağını başına serp

Çünkü artık pâk ve mukaddes mekandasın.(1)

O Ali’dir.-Allahın salâtı ona olsun-,o da onun türbesi ve nuru ve feyzi ve onun izzeti kalplerde ve ruhlarda meleklerle birlikte o kutsal ağacın etrafında tavaf ediyor.O kutsal ağaç ki Mustafa ve kardeşi –Allahın selamı o ikisine ve evlatlarına olsun-o ağaçtandır.Halk ise başka bir ağaçtan.

O ağacın kutsallığı Allah azze ve cellenin kutsallığından geliyor.O ağaçtan varlığın özü yaratıldı.Allahın nuru o ağaçtan aleme yansıdı.O ağaç doğuya ve batıya ait olmayan mübarek zeytin ağacıdır.

Allah onu mübarek “Nur” suresinde anlatmıştır: “Allah göklerin ve yerin nurudur.Onun nuru tıpkı bir kandile benzer.Kandil bir sırça içinde o da bir camın içinde.

O sanki parlak bir yıldız gibidir.Mübarek bir ağaçtandır o.Zeytin ağacından.Ne doğuya aittir o ağaç ne de batıya.Yağı neredeyse kendiliğinden yanacak ateş ona deymese dahi.Nûr üzerine nûrdur.Allah o nura istediğini hidayet eder.Allah bu örnekleri halka gösterir. Allah herşeyi bilendir.”(2)

Bu ayeti şerife ilgili şu rivayete bakalım:

“Cabir bin Abdullah diyor ki:Kûfe mescidine gittiğimde Emirülmüminin aleyhisselamı gördüm.Parmaklarıyla yere birşeyler yazıp tebessüm ediyordu.

Dedim ki ;Ey Emirülmüminin!Seni güldüren şey nedir?

Buyurdu ki:Şu ayeti okuyupta manasını bilmeyenlere şaşırıyorum?

Hangi ayet ey Emirülmüminin diye sordum.Şöyle buyurdu:

“Allah göklerin ve yerin nurudur.Onun nuru tıpkı bir kandile benzerKandil Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi dir.Kandil bir sırça içinde işte o sırça benim o da bir camın içinde,cam Hasan ve Hüseyndir.

O sanki parlak bir yıldız gibidirAli bin Hüseyndir.Mübarek bir ağaçtandır oMuhammed bin Ali.Zeytin ağacından Cafer bin Muhammed.Ne doğuya aittir o Musa bin Cafer ne de batıya aittir Ali bin Musa.Yağı neredeyse kendiliğinden yanacak Muhammed bin Ali ateş ona deymese dahi Ali Bin Muhammed el Nâki .

Nûr üzerine nûrdur Hasan bin Ali el Askeri .Allah o nura istediğini hidayet eder İşte o nûr Kâim el Mehdidir,Allahın salât ve selamı onlara olsun.Allah bu örnekleri halka gösterir.Allah herşeyi bilendir.”(3)

Ey Ali’ye aşık olan muhip!Gel bu mübarek zeytin ağacının gölgesinde oturalım ve kutsal meyvelerinden faydalanalım.Hadislerimizde zaten biz şiilere bu ağacın yaprakları denmiyor mu?

Allahım bizi bu ağacın yapraklarından et ve onu korumaya muvaffak et.Bizi o ağaca hizmet edenlerin hizmetçisi et.

“Ben onun kulu kölesiyim ve hâdiminin hizmetçisi

Hâşâ ki yarın o bu özgür kulunu unutmuş olsun.”(4)


 (1) S.Sadrüddin Ali Han Medeni’nin Necefe girerken söylediği kaside

(2) Mübarek “Nur”suresi 35.ayeti şerife.

(3) Ravzat ul Emsal (Ahmet el Kenani)Buna benzer bir rivayet de Usûlü Kâfi c1 sf 195 ,5.hadiste mevcuttur.

(4)Hürr el Âmulinin Hz.Ali hakkında söylediği bir beyit.

Darbe Hadisi

Şehrullah

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)