• Nombre de visites :
  • 1230
  • 2/8/2010
  • Date :

İmam Humeyni (r.a) 17

imam humeyni

İmam Humeyni'nin (r.a) Örnek Hayatı 

  Hiç unutmam 18 yaşındaki kız kardeşim 7 aylık hamileydi ve ölüm ile burun buruna gelmişti doktorlar ya anneyi kurtaracağız ya da çocuğu dediler İmam'dan, anneyi (İmam'ın kızı) kurtarıp çocuğu feda etmek için izin istediler. Fakat İmam soğukkanlılıkla şöyle buyurdu. "Benim kızıma sevgimden dolayı başka bir canlının ölümüne izin vermeye hakkım yoktur her ikisi de Allah'ın kulu ve canlıdırlar' İmam'ın bu imanı ve ihlâsından dolayı Allah-u teala ödül olarak hem kızın ve hem çocuğu ölümden kurtardı."

  İnkılâptan sonra Şah taraftarlarından ve onun için çalışanlardan birkaç tanesi yakalandı ve hapse atıldı. O akşam İmam'ın ve diğerlerinin yediği yemekten yakaladığımız mahkûmlara götürdük, onlardan bin bana dedi ki "Ben bu yemeklerden yiyemem bana tavuk getirin" Bu konuyu İmam'a ilettik. İmam"ne istiyorsa onu götürün" dedi. Gece vakti arkadaşlar dışarıdan tavuk ve pilav almak zorunda kaldılar.

  İmam, Necef e ilk geldiği zaman ailesini getirmediği için beraber kalıyorduk odada halı seriliydi ve ben de İmam'ın üzerinde oturması için halının üzerine battaniye serdim. İmam "Battaniye yi kaldırın aramızda herhangi bir üstünlük olmasın''

  İmam'ın diğer bir özelliği ise çocuklara davranış şekliydi. Özellikle en büyük oğlu şehid Mustafa'ya olan davranışı diğerleriyle aynıydı. Şehid Mustafa İmam'ın en iyi öğrencilerinden birisiydi. Fakat maddi yönden diğer talebelerden hiçbir farkı yoktu. İmam bütün talebelere verdiği maaşın aynısını ona da veriyordu ve bu herkes tarafından bilinen bir şeydi.

imam humeyni

  Savaşın olduğu yıllarda devlet bakanlarından birinin oğlu şehid oldu. İmam'a dediler ki "onun için bir tesliyet mesajı verseniz" İmam "Bakan olduğu için mi tesliyet mesajı vermemi istiyorsunuz? Siz yalnız onun oğlunun mu şehit olduğunu sanıyorsunuz? Şehidlerin hepsi benim çocuklarımdır eğer tesliyet mesajı vermek istersem hepsi için veririm, benim için onların arasında hiçbir fark yoktur."

  İmam ilk tutuklanmadan sonra serbest bırakıldığı zaman Kum'a geldi. Diğer şehirlerden halk İmam'ı görmeğe geldiği için Kum bayağı kalabalıktı bu yüzden fırınlarda uzun sıralar oluyordu. İmam'ın evinde çalışan zayıf bir adam vardı herkes ona "baba" diye seslenilirdi. Bir gün İmam ona şöyle dedi "Baba! İşittiğime göre sen fınna gittiğin zaman bu İmam'ın hizmetçisidir diyerek sırada seni öne geçiriyorlar ve ne kadar ekmek istiyorsan veriyorlarmış, bunu bir daha yapma! bB evden birinin gidip sırada beklemeden bir şey alması doğru değil. Sen de diğerleri gibi sırada bekle ve sakın senin için bir ayrıcalık yapılmasına izin verme."

  Seyid Ahmet şöyle anlatıyor "İmam, Necef te iken kardeşim Mustafa'yı şehid ettiler, İmam bu haberi işittikten sonra bir köşeye gidip Kuran okumaya başladı ve ağlayıp figan eden ev halkına teselli veriyordu. O gün olan bir olay İmam'ın İslam'a ne kadar teslim olduğunu gösterdi. O, şu olaydı; İmam'ın ailesi (hanımı) İmam'ın bürosundaki telefonla Tahran'ı arayıp görüşme yapmak istedi, fakat İmam oğlunu kaybetmesine rağmen hanımına açıkça şunu söyledi: "Bu büronun telefonu Beytul malındır ve sizin bu isteğiniz şahsi olduğu için bunu kullanmanız caiz değildir." İmam ve hanımının o anki ruhsal durumlarını göz önünde bulundurur isek çocuklarını kaybetmiş bir anne ve babanın, beytul mala gösterdiği bu titizliğin ne kadar mükemmel olduğunu anlarız.


İmam Humeyni (r.a) 16

İmam Humeyni (r.a) 15

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)