• Nombre de visites :
  • 3342
  • 1/8/2010
  • Date :

Fars Şiiri Türleri Ve Konusu 1

şiir

  İran şairleri, şiirin değişik görünürdeki türleri noktasında mesnevi, kaside, gazel, musammat, terci-i bend, rubai, dubeyti, kıta ve buna benzer türlerde kendilerini denemişlerdir. Ayrıca terci-i bend ve musammat gibi bazı türleri görmekteyiz. Musammatı ortaya çıkaran kişi olan Menûçihrî, bu dönemin son şairidir. Bu dönem şiirinin manevî türüne düzen ve¬ren bu şiirlerin konu ve içerikleri, çeşitlilikten uzak da değildi. Nitekim medih, vasf, gazel, hamase, hiciv, hezel, destan, hikaye her zaman bu dönem şiirlerinde olmuştur. Bunların bir kısmı bizlere kadar ulaşmış bir kısmı da ortadan kalkmıştır.

  1) En önemli hamasî şiir dönemi bu devirdir. Bu dönemin millî kahramanlıklarının yükselişi öyle bir derecededir ki İran’ın en önemli kahramanlık eserleri ve dünyanın en iyi millî hamaselerinden birisi olan Firdevsî’nin Şâhnâme’si, bu dönemlerde meydana gelmiştir. Bu dönemin başlarında Mes‘ûd-i Mervezî (İran’ın ilk destanî tarihini nazmeden kişi) ve bu dönemin ortalarında Dakîkî, bu dönemin sonlarında da büyük üstad Hekîm Ebû’l-Kâsım-i Firdevsî, hamase konusundaki eserlerini meydana getirdiler ve mensur kahramanlık ve millî destanların nazmını yaygın hale getirdiler. Onlardan sonra da Selçuklular döneminde Firdevsî’yi taklit ederek birkaç hamasî destan daha nazım şeklinde yazıldı.

  2) Bu dönemin gazel ve genâî (lirik) şiirleri, III/IX. yüzyıl sonlarında ve IV/X. yüzyıl başlarında gördüklerimizin bir devamıdır. Bu yüzyılın başında sonraki şairlerin kendilerini bu tür şiirde üstad olarak övmüş oldukları iki ünlü gazelciyi görmekteyiz. Bunlardan birisi Rûdekî, diğeri de Şehîd’dir.

    Rûdekî’nin gazeldeki gücü öyle bir derecede idi ki ‘Unsurî, tüm hayal gücüne rağmen onun gazellerini övmüş, kendisini onlardaki derin ve ince mazmunları getirmekten aciz görmüş ve şöyle demiştir:

   Gazel, Rûdekî tarzı olursa güzeldir, benim gazellerim Rûdekî tarzında değildir.

    Her ne kadar çok çalışıp ince düşünsem de bu perdede benim için bir yük yoktur.

    Şehîd’in sözünün letafeti ve inceliği, duygularının inceliği ve gazellerinin çekiciliği öyle bir derecede idi ki Ferruhî-yi Sistânî, o tatlı açıklamalarıyla onları güzel ve çekici bir mesel olarak saymış ve kendi gönül alan maşukunu şu şekilde vasfetmiştir:

          Gönlü ve zihni rahatlatma açısında Şehîd’in gazelleri gibi

          Çekicilik ve güzellik açısından ise Bû Tâlib’in teraneleri gibi.

    Bu dönem kasidelerinin başında görülen tegazzüller, özellikle Sâmânî dönemi ortalarından itibaren revaçta olan gönülde yer eden genâî (lirik) şiir türlerindendir. Kasidelerin başında tatlı tegazzülleri söyleme üstesin¬den gelebilen, medih ve tegazzül arasındaki bağı ortaya çıkarma nokta-sında maharet ve gücünü gösterebilen ilk şair Dakîkî’dir. Ondan bize kadar ulaşan birkaç gazel de özgün bir letafet ve inceliğe sahiptir. Kaside söyleyenlerin tegazzülleri, şairlerin kendi maşuklarıyla yaptıkları aşk oyunlarının vasfı konusunda geniş bir alan ortaya çıkarmışlar ve her bir şair, bu meydanda bir şekliyle öne geçmiştir. Şayet bu dö¬nemin en üstün ve en tabii tegazzüllerini, Ferruhî-yi Sistânî’nin kasidelerinden gördüğümüzü söylersek aşırı gitmiş olmayız. Zira o, sözün akıcılığını, düşüncenin sadeliğini ve sözünün açıklığını öyle ince duygularla karıştırmış ve öyle bir tatlılık ve güzellikle söylemiştir ki hangi yüzyılda ve zamanda olursa olsun, her okuyucuyu kendine çekmiş ve ona lezzet bağışlamıştır.

   Üzerinde durmakta olduğumuz dönemin sonunda ‘Unsurî ve Ferruhî gibi birkaç güzel gazel şairi görmekteyiz. IV/X. ve V/XI. yüzyıl diğer şairlerinin eserlerinde de ister gazel ve tegazzül türünden olsun ister şairin duygu ve düşüncelerini açıklayan diğer şiir türünden olsun birçok genâî beyitler görmekteyiz.


Hafız-ı Şirazi -1

Farsça ve Fars edebiyatı

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)