• Nombre de visites :
  • 2314
  • 21/7/2010
  • Date :

İnsanı İnsan Yapan Cevher: Ruh  2

ruh

  Biz gayr-i iradî olarak acıkır ama irademizle (ruhumuzla veya nefsimizle) yeriz. Yeme işlemiyle birlikte mide ve bağırsak sistemi, irademizi ne ölçüde kullandığımıza bağlı olarak çalışır, irademizle fıtrî ölçüyü aştığımız durumlarda da yorulur. El, kol ve ayağımızı şuurumuz uyanık iken tamamen irademizle kullanırız, ve onlar da bizim kararımıza göre yorulur. Çalışırlarken irademizin erişemeyeceği hücre ve doku gibi küçük âlemleri ise, O, rahmetiyle çalıştırır.

İnsan uyanık (şuur hâlinde) iken, ruhun uzuvları olan şuur, akıl, nefis, kalb ve vicdan sürekli faal ve birbirleriyle etkileşim hâlindedir. Ruhun irtibatlı olduğu beyin üzerinde görülen bu durum eğer yoğun yaşanırsa, zihnimizin yorulduğunu, kafamızın durduğunu, başımızın ağrıdığını söyleriz. Bu faaliyetin tesiri vücudun geri kalan kısmına iradî söz ve davranışlar ile gayr-i iradî fizyolojik hâdiseler şeklinde beyin istasyonu üzerinden yansır (meselâ hepsi birer şuurlu algılama neticesinde ortaya çıkan üzüntü, sevinç, korku, tereddüt gibi durumlarda kalb çarpıntısı, yüksek tansiyon, midenin asit salgılaması, boğaz ve dudakların kuruması, iştahın kaçması vs). İradenin en fazla kullanıldığı akıl ve vicdanın nefisle mücadelesi ve sabır gösterme gibi durumlarda, ayrıca derin üzüntü veya ümitsizlik duyma gibi his dünyasına tesir eden hâllerde, sinir sistemi ve hormonlar üzerinde kalıcı tesirler görülebilir (kalb, tansiyon, mide rahatsızlıkları, şeker hastalığı vs).

Uyanık iken büyük ölçüde ruha bağlı olarak faaliyette bulunan beden yorulur ve dinlenmesi gerekir. Beyin bedenden gelen uyarıları ruha bildirir. Ruh kaydı altında olduğu bedenin dinlenmesi için (aklî, kalbî veya nefsanî) kendince bir yol tercih eder. Bedeni oturtur, yatırır, uyutur veya dikkatini başka bir yana çeker vs.

  Memeliler, kuşlar ve balıklardaki tabiî dinlenme biçimi olarak tarif edilen uyku tıbben, insanlarda tam bir şuursuzluk olarak değil, kişinin kolaylıkla uyandırılabildiği, beynin yenilenme süreci olarak kabul ediliyor. Uyurken çekilen EEG ve MR'dan, özellikle rüyada beynin kan akımının ve metabolizmasının, uyanık hâldekine göre daha yüksek olduğu görülüyor. Bir madde olarak beyinde şuur, akıl, vicdan ve irade bulunmadığına göre, beyindeki bu aktiviteler, ruhun beden kaydından bir nebze kurtulduğu için artmış olan faaliyetlerinin rüya şeklinde bu ekrana yansımasından kaynaklanmaktadır aslında. Beden uyurken bile ruh şuurlu, yani uyanıktır,1 ve rüya da, akıl, kalb ve vicdanın mevcut olduğu ruhî bir hâdisedir. Ruh için zaman ve mekân kaydı sözkonusu olmadığına göre, kendisine misal âleminden tabloların gösterildiği söylenebilir. Uyku esnasında bedenin ve beş duyunun faaliyeti en aza indiği ve beyin ruh ile beden arasında köprü olamadığı için, ruh beden üzerinde irade kullanamaz, ona birşey yaptıramaz (uyur-gezerlikte şuur ve irade yoktur, insanî değil hayvanî -bir bakıma mekanik- ruhun bedeni harekete geçirmesidir). Uykuda gayr-ı iradî fizyolojik ve hayatî süreçlerle ilgili beyin-beden münasebeti ise devam eder.

  Uyanmak da sadece fizyolojik bir hâdise değildir; ruh ile beyin arasındaki irtibatın tam olarak kopmadığı uykudan ruh-beyin münasebetinin tekrar sağlandığı şuur hâline dönüştür. Uyuyan birini, seslenerek veya koluna omzuna dokunarak uyandırmak istediğimizde, o kişi, (ruhî) hassasiyetine, dolayısıyla uykuya dalmışlık derecesine bağlı olarak bir zaman sonra uyanır. Dışarıdan bir uyaran olmadığı takdirde kişi genellikle fizyolojik bir ihtiyaç, bir ağrı, acı vs sonucunda veya yeterince uyumuş ve dinlenmiş olarak uyanır. Bedenin yeterince dinlenmesini ancak ruhun baskısı engelleyebilir. Meselâ uyanmasına yardımcı olacak bir saat vs yoksa ve belli bir saatte kalkması gerekiyorsa, vaktinde uyanamama endişesiyle ve kendi kendine telkinde bulunarak uyur. Ruhu da onu o vakitte uyandırır. Veya ruhunu rahatsız eden bir his ve düşünce ile yatar ve ruhunun tedirginliği beyin-bedenine tesir eder, kolay kolay ve uzun süre uyuyamaz.

Prof. Dr. Ömer Said GÖNÜLLÜ  


İnsanı İnsan Yapan Cevher: Ruh 1

Nefisler Ve Ruhlar Hakkındaki İnanç

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)