• Nombre de visites :
  • 1176
  • 24/5/2010
  • Date :

Muzdarip şair: M. Akif Ersoy 2

akif

  “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem/Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem/Adam aldırmada geç git diyemem aldırırım/Çiğnerim çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım.”

  Akif çok mütevazı idi. Gösterişi hiç sevmezdi. Sırası gelmeyince ilmini bile açığa vurmazdı. Söze büyük kıymet verir, verdiği sözü mutlaka yerine getirirdi. “Bir söz ölüm veya ona yakın bir mazeret olmadan asla tehir edilemez.” Derdi. Sözünde durmayan insanlarla ilişkisini hemen keserdi. Bir arkadaşı anlatıyor: “Balkan harbi başlarken Akif Bey, yegâne geçim yolu olan resmi memuriyetinden istifa etti. Kirada oturduğu evine bir Cuma günü gittim. Evde kendi beş çocuğundan başka dört çocuk daha vardı. “Bunlar kim?” dedim. “Çocuklarım.” Dedi. “Bir hafta içinde fazladan dört çocuk sahibi olmakta bir tuhaflık var.” Dedim. Sonra anlattı: Baytar mektebinde iken bir arkadaşıyla anlaşmışlar. Kim önce ölürse, ölenin çocuklarına kalan bakacak. Arkadaşı vefat etmiş. Akif Bey de anlaşmalarının gereğini yerine getirmişti.(Evet Akif´in arkadaşım dediği İslimyeli Hasan Tahsin Bey´dir. H.Tahsin Bey 1912 yılında vefat edince, Akif her zamanki gibi sözünde durarak, onca fakirliğine rağmen, merhumun çocuklarının bakımını da üzerine almıştır.)

Utangaçtı, dost canlısıydı. Dostluğu çok pahalı bir mal gibi mahrumiyetlere katlanılarak elde edilir, sonra da kaybetmemek için bu çok pahalı şeyin üzerine titremek gerekirdi. Çetin huylu idi. Onunla dost olmak kolay değildi. Ama dostu için canını verirdi. Kendi işlerinde lakayt davrandığı olurdu amma dostunun işine mutlaka ehemmiyet gösterirdi. Çok hür fikirli ve müsamahakâr idi. Geniş düşünürdü. Onun müsamaha göstermediği tek şey vardı: “Dini…”

  Hasan Basri Çantay anlatıyor: Bir gün Samih Rıfat, Akif´in sevmediği ve uzak durduğu bir adamı barıştırmak için evine davet etmişti. Akif, adamı görür görmez, yerinden fırladı ve odayı terk etti. Hasan Basri kendisini bulup, sebebini sorunca: “Evet çok ayıp ettim biliyorum. Fakat o adam benim dinime sövdü Basri! Benim evladımı öldürseydi belki affederdim. Ocağımı söndürseydi belki affederdim. Hatta tüm insanlar içinde yüzüme tükürseydi yine geçebilirdim. Mademki bana gelmiştir ve onu aziz bir dostum getirmiştir mutlaka affederdim. Ama bu başka… O adam benim dinime sövdü Basri! Onu asla affetmem…”

  Çok yardımseverdi. Bir kış kıyamet gününde kapısına gelen fakire sırtındaki paltosunu vermişti. Kapısına gelen bir başka fakire verecek hiçbir şey bulamayınca “Ya hamiyetsiz olaydım ya da param olaydı.” diye feryat etmiştir.


Muzdarip şair: M. Akif Ersoy 1

Bir Gece

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)