• Nombre de visites :
  • 3021
  • 28/3/2010
  • Date :

El-Mizan Tefsirindeki Kelime Ve Kavramlar 7

elmizan

CİLT 7

  CEĞALE-HALAGE: "Ca'l" sözcüğü "yaratma" anlamına gelir. Ne var ki, yaratma anlamına gelen "khalk" kelimesi, etimolojik yapısı itibariyle, elbisenin yıpranması anlamını içerdiğinden, çeşitli ögelerin bileşiminden bir şey meydana   getirmek anlamını ifade eder. "Ca'l" için ise böyle bir ayrıntı söz konusu değildir. Belki de, göklerin ve yerin yaratılışından söz edilirken “khalk” sözcüğünün kullanılması, buna karşın karanlığın ve aydınlığın yaratılmasından söz edilirken de “ca’l” sözcüğünün kullanılması, karanlık ve aydınlığın aksine   göklerin ve yerin varoluşunda terkip olgusunun söz konusu olmasından kaynaklanmış olabilir. Bu yüzden karanlık ve aydınlığın yaratılışından söz edilirken “ca’l” sözcüğü kullanılmıştır. Yine de doğrusunu Yüce Allah bilir. (6:1)

  ECEL: “Ecel” sözcüğü , kullanım itibariyle, sürenin tamamı anlamına gelen “ecel”  sözcüğünün bir ayrıntısı mahiyetindedir.Yani sürenin sonu anlamındaki “ecel”, önceleri “biten, tamamlanan süre”anlamında “ecel-i makziy” şeklnde kullanılmış, daha sonra nitelik hazfedilerek nitelenenle yetinilmiştir. Dolayısıyla “ecel” (süre) dendiğinde akla “biten süre” anlamı gelmiştir. Ragıp İsfehani el-Müfredat adlı eserinde der ki: “İnsanın hayatı için öngörülen süreye ‘ecel’ denir.Dolayısıyla ‘eceli geldi’ dendiğinde, bunun anlamı ‘ölümü yaklaştı’ dır. Sözcüğün asıl anlamı, sürenin tamamlanmasıdır.(Ragıp’tan alıntı burada son buldu) (6:2)

KARN:   Ragıp İsfehani el-Müfredat adlı eserinde (ayetin orjinalinde geçen “karn=nesil” ifadesi ile ilgili olarak) der ki: ”Karn, aynı zamanda yaşayan kavim demektir.Çoğulu ‘kurûn’dur”(6:6)

  MİDRÂR: Ragıp İsfehani el-Müfredat adlı eserinde der ki: “Midrâr kelimesinin aslı ’derr’ ve ‘dirre’dir ve süt anlamına gelir. Bu kelime, devenin isimleri ve sıfatlarının istiare yollu başka anlamlarda kullanılmasından hareketle yağmur anlamında kullanılmıştır. Araplar, ‘lillahi derruhu=ne cömert adam ‘ ve ‘derre derruke=hayırlı olsun,ne güzel yaptın’ derler.Yine aynı sanatın bir yansıması olarak ’lissuki derretun=çarşı ilgi gördü, bol alışveriş yapıldı’ derler.”(6:6)

elmizan

  LEBS: "Lebs" sözcüğü, çirkinliğinden veya gerektirici başka bir nedenden dolayı bir örtüyle bir şeyi örtmek demektir. Bu sözcük "lubs" şeklinde telaffuz edildiğinde ise, hakkın üzerini örtme anlamını ifade eder. Bana öyle geliyor ki, bu kullanımda esas alınmıştır ve aslında her iki telaffuzun anlamı birdir.Ragıp İsfahanî el-Müfredat adlı eserinde der ki:"Lebis'es-sevbe=Giysiyi giydi, demek, 'Onunla örtündü' demektir. 'Elbesehu gayrehu= Giysiyi   başkasına   giydirdi.'   'el-Lubs'   kelimesinin   asıl   anlamı,   bir şeyi örtmektir. Bu anlamda daha çok soyut kavramlar ile ilgili olarak kullanılır.  Meselâ,   'Lebiset   aleyhi   emruhu=İşi   karışık   oldu'   derler.   Yüce Allah   da  şöyle   buyuruyor: 'Onları   yine   düştükleri   kuşkuya   düşürürdük' [En'âm, 9] 'Hakkı batıl ile karıştırmayın.' [Bakara, 42] 'Neden hakkı batılla karıştırıyorsunuz?' [Âl-i İmrân, 71] 'İnananlar ve imanlarını bir  haksızlıkla bulamayanlar...'  [En'âm, 82] Araplar, 'Fi'l-emri lebsetün=Bu işte bir   karışıklık   var'   derler."   (el-Müfredat'tan   alınan   alıntı   burada sona erdi.) (6:9)

HÂKA:  "Hâka"   fiilinin   kökü   olan   "el-hayk",   ârız   olmak ve isabet etmek anlamını ifade eder. Ragıp İsfahanî el-Müfredat adlı   eserinde   şunları    söyler:   "Bir  görüşe     göre,   'hâka'   fiilinin  aslı 'hakka'dır Sonra bu sözcük 'hâka'ya dönüşmüştür. 'Zelle'nin 'zâle'ye dönüşmesi  gibi.  Nitekim,     'Fe   ezellehum'eş-şeytanu'  ifadesi,    'Fe ezâlehuma...'     şeklinde de okunmuştur. 'Zemmehu' ve 'zâmehu' sözcükleri   arasında   da   benzeri   bir   ilişki   vardır."   (el-Müfredat'tan   alınan alıntı sona erdi.) (6:10)


El-Mizan Tefsirindeki Kelime Ve Kavramlar 6

El-Mizan Tefsirindeki Kelime Ve Kavramlar 5

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)