• Nombre de visites :
  • 14077
  • 17/11/2009
  • Date :

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım

tolstoy

Eser adı:İnsana Ne Kadar Toprak Lazım

Yazar:TOLSTOY

Yayınevi:Nehir

EFENDİ İLE UŞAK

  Çizmesi yırtık olan ayağı üşüyordu. Bu ayağının başparmağını artık hissetmiyordu. Bundan başka bütün vücudunun gittikçe titrediğini hissediyordu. Bu gece ölebileceği, hatta büyük bir ihtimalle öleceği düşüncesi aklından geçti. Fakat bu düşünce kendisine o kadar da tatsız ve korkunç gelmedi; çünkü hayatı zaten zevki sefa içinde geçmemiş, bilakis, şunun bunun kapısında hizmetçilikle heba olmuştu. Bundan da artık bıkkınlık duymaya başlamıştı. Bu düşünce kendisine hiç de korkunç gelmiyordu, çünkü bu dünyada hizmet ettiği Vasili Andreiç gibi efendilerden başka kendini, en büyük Efendi’ye, onu bu dünyaya gönderen Efendi’ye bağlı sayıyordu. Öldükten sonra o Efendi’ye varacağını ve o Efendi’nin kendisini incitmeyeceğini biliyordu.

“Alıştığımız bu hayattan ayrılmak zor, değil mi? Peki, çare ne? Yeni hayata da alışmamız gerekir,”diye düşünüyordu. (s: 69-70)

  Vasili Andreiç kar yığınının içinde yalnız kalmıştı. Atın peşinden koşmaya başladı, ama kar o kadar kaim, kürkleri o kadar ağırdı ki, bacakları dizden yukarısına kadar karın içine gömülüyordu. Yirmi adımdan fazla gidemedi, nefesi kesilerek durdu. Birkaç saniye içinde aklından bir çok şey geçti. “Orman, kasaptaki koçlar, kiradaki dükkan, meyhaneler, demir çatılı ev, ambar, veliaht…Peki bunlar ne olacak? Bu ne iş? Hayır, olamaz!” Nedense, iki defa yanından geçtiği, rüzgarda sallanan çalılığı hatırladı. İçini öyle bir korku sardı ki, başından geçenlerin gerçek olduğuna inanamadı. “Belki de bütün bunlar rüya..? diye düşündü, uyanmak istedi, ama uyanacak gücü de kalmamıştı. Bu kar rüya değildi, gerçekten yüzüne çarpıyor, kürkünü kaplıyor, eldiveni kaybolan sağ elini üşütüyordu. Kendini demin karşılaştığı çalı gibi yapayalnız hissettiği, kaçınılmaz, zamansız ve anlamsız(!) bir ölümü beklediği bu ova da gerçek bir ovaydı. (s: 75)

(Nehir yayınları, 2004, 117 sayfa)


Akait Dersleri

İnsan Kemalinin Tecellileri

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)