• Nombre de visites :
  • 272
  • 24/10/2007
  • Date :

Tahran Cuma Namazı Hatibi: “İngiltere, Şirretliğinin Cezasını Ağır Ödeyecek”

     31/03/2007
Tahran Cuma Namazı Hatibi: “İngiltere, Şirretliğinin Cezasını Ağır Ödeyecek”

     İran'da kılınan Cuma namazlarında hatipler, İran karasularını ihlal eden İngiltere'ye gerekli dersin verilmesine vurgu yaptılar.
    Tahran'da bu hafta Cuma namazını kıldıran Ayetullah Seyyid Ahmed Hatemi, İran karasularını ihlal ettikleri için İran Sahil Güvenlik Güçleri tarafından İngiliz askerlerin yakalanması meselesinin Güvenlik Konseyi ve BM'ler gibi üçüncü bir tarafla hiçbir ilgisinin olmadığını zira bu meselenin İran'ın bir iç meselesi olduğunu ve başkalarının da İran'ın içişlerine müdahale hakkının olmadığını ve hadiseye kışkırtma ve tehdit gibi bir tutumla yaklaşılmasının sorunun daha da büyümesine neden olacağı uyarısında bulundu.
      Hatemi, İran karasularının İngiliz güçler tarafından iki şişme tekne tarafından ihlal edildiğinin açık bir gerçek olduğunu ve buna karşı da İran Sahil Güvenlik Güçleri'nin görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirdiğini belirterek; İngiliz güçleri bu zamana kadar bir çok kez ihlalde bulunmuş ve ardından birkaç kez de özür dilemiş ve bu gibi girişimlerde bulunmayacağına dair taahhütte bulunmuş ama görüldü ki, İngiltere yine bildik ihlalci tutumunu sürdürmüştür, zaten belgeler ve deliller de bunu katılıyor dedi.
     Tahran Cuma namaz hatibi, İngiliz güçlerin yakalandığı zaman üzerlerindeki GPS aletinin de İran sularında olduklarını gösterdiğini ve zaten İngiliz askerlerin de bunu itiraf ettiklerini söyleyerek hiçbir ülkenin kendi topraklarının ihlaline izin vermemesinin son derece tabii olduğunu belirtti ve şöyle dedi:
Meydana gelen hadise iki ülke arasındaki bir durumdur. Yani İran toprakları ihlal edilmiştir, İran da ihlalcilere karşı gerekeni yapmıştır. Bunun için Güvenlik Konseyi veya BM gibi kuruluşlar ile üçüncü tarafın bu olaya müdahale etmeleri sözkonusu olamaz. Zira bu gibi müdahaleler sorunun daha da büyümesine neden olacaktır.
    Tahran Cuma namazı hatibi, 19 asırda sömürgeci ve emperyalist mahiyetine ve o dönemin İngiliz imparatorluğunu hayal eden İngiliz yönetiminin artık o dönemin bittiğini ve İngiltere'nin emperyalist siyasetlerinin yenilgiye uğradığını bilmesi gerektiğini hatırlatarak; İngiltere bugün bir dellal (uşak) gibi Amerika'ya hizmet eder bir konuma gelmiştir ve aynı zamanda bu günkü İran devleti de düşmanın dört topçu gemisinden korkan Kaçar Devleti gibi de değildir dedi.
     İran İslam Cumhuriyeti'nin bugün İngiltere'nin üstadı ABD'ye kafa tuttuğunu ve asla Amerika'dan çekinmediğini belirten Hatemi, İngiltere kim oluyor ki biz ondan korkacakmışız! diyerek, İngiltere'nin zorbalık dönemi tarihin çöplüğüne karışmıştır; eğer İngiltere zorbalık taslarsa sorun daha da vahim hal alır uyarısında bulundu.
     Tahran Cuma namazı hatibi, İngiliz kadın askerin serbest bırakılacağının kararlaştırıldığını ama İngiltere'nin zorbalık yanlısı tutumu ve şeytani entrikalarından dolayı bu serbest bırakma işlemi askıya alınmıştır diyerek, İngiltere, bu tutumunu ve emperyalist mahiyetini sürdürmeye devam ederse bunun bedelini de ağır öder! hatırlatmasında bulundu.
     İngiltere'nin İran halkına karşı geçmişinin hiç de iyi olmadığını ve kabarık dosyaya sahip olduğunu ve hala da düşmanca tutumunun sürdüğünü söyleyen Seyyid Ahmet Hatemi, Ben buradan Cuma namazı imamı olarak başta İngiltere ve diğer düşmanlara uyarıda bulunarak sesleniyorum. Eğer İran topraklarına karşı en ufak bir saldırıda bulunursanız bilin ki, İran güvenlik güçleri, düşmanı saldırıda bulunduğuna pişman edeceklerdir dedi.
     Tahran'da bu hafta Cuma namazı kıldıran Ahmet Hatemi, İran'ın bölgede gerginlik ve çatışmadan yana olmadığına da vurgu yaparak, Ama, topraklarımıza karşı yapılan ihlal ve saldırıya karşı da göz yumacak değiliz! ifadesini kullandı.
     Hatemi, başta ABD olmak üzere onun müttefiki İngiltere ile diğer düşmanların bölge üzerinde çok sinsi planlarının olduğunu belirterek, Düşmanlar, bölgede başta Şii ve Sünni Müslümanlar arasında mezhep savaşı olmak üzere, bölgede artan İslami uyanışı yoketmek için Müslüman milletler arasında yeni fitneler çıkarmaya çalışmaktalar ve bu durum karşısında Müslümanlar son derece dikkatli ve uyanık olmalı, düşmanların işine gelecek eylemlerden kaçınmalıdırlar dedi.
     İran'ın nükleer teknolojiden barış amaçlı yararlanmaya dayalı faaliyetlerine devam ettiğini de söyleyen Tahran Cuma namazı hatibi, Amerika'nın maşası konumuna gelen Güvenlik Konseyi'nin İran aleyhinde yayınladığı son kararın İran'ın nükleer faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemesinin mümkün olmayacağını zira İran'ın bağımsız ve milli çıkarlarını göz önüne alan bir devlet olarak, barışçı nükleer faaliyetlerine devam edeceğini söyledi.
     Güvenlik Konseyi'nin İran'la ilgili kararının tamamen, İran'ın ilerleme ve kalkınmasını ve bağımsızlığını önleme yönünde düşmanların entrikaları çerçevesinde alındığına dikkat çeken Tahran Cuma namazı hatibi, Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararlar, bu kuruluşun artık Amerika'ya hizmet eden bir duruma düştüğünü gösterdiğini belirterek, dünya toplumunun artık Güvenlik Konseyi'nin bağımsızlığına da inanmadığını söyledi.
    Hatemi, hutbenin bir diğer yerinde ise, düşmanların nükleer konuda veya İran milletini geri bırakma konusunda yapacakları her türlü girişim karşısında dünyayı karşılarına alacaklarını da pekala bilmeleri gerektiği hatırlatmasında bulunarak, zira dünya toplumunun artık uyandığını ve gerçekleri gördüğünü her geçen gün Amerika ve müttefiklerinin siyasetlerine olan tepkilerinin arttığına dikkat çekti.
     Seyyid Ahmed Hatemi, İran İslam İnkılabı rehberinin nevruz münasebetiyle yaptığı bir konuşmadan da alıntı yaparak, Rehberimizin (Ayetullah Seyyid Ali Hamenei) buyurduğu gibi, eğer İran'a yönelik kanunsuz bir girişim ve saldırı olursa, o zaman İran da, düşmanı yoketmek için bütün imkanlarını kullanacaktır ifadesini hatırlattı.
  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)