• Nombre de visites :
  • 364
  • 24/10/2007
  • Date :

'İran'a karşı safta yer almayız'

    28/01/2007

'İran'a karşı safta yer almayız'

    Suudi Arabistan Kralı Abdullah, es-Siyase gazetesinde yer alan röportajında, İran'a karşı safta değiliz' dedi.

    Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz, ülkesinin daima başka ülkelerin iç işlerine karışmaktan uzak durduğunu söyledi. Kuveyt'te yayınlanan Es-Siyase gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni'ne konuşan Kral Abdullah, Suudi Arabistan'ın siyasetinin kuruluşundan beri hikmet ve başarı nitelikleri taşıdığını ifade etti.

    Kral Abdullah, Suudi Arabistanlı yöneticilerin bu siyaset doğrultusunda Doğu ve Batı ülkeleriyle ilişkilerde sınırları bildiklerini belirterek, geçtiğimiz günlerde Riyad'ı ziyaret eden İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'ye bunu örnek gösterdiğini ve İran Hükümeti'ne bölgesel barışın sağlanması ve Körfez'de sorunsuz ilişkiler kurulması için dış ilişkilerde bu politikayı izlemesini önerdiğini söyledi. Kral Abdullah, Çünkü muhtemel tehlikeler meydana geldiğinde hepimizin başına gelecektir şeklinde konuştu.

    Ali Laricani ile son görüşmesinde de kendisine Riyad'ın Tahran ile herhangi bir düşmanlığı bulunmadığını ve İran aleyhinde bir oluşuma katılmayacağını ilan ettiğini hatırlatarak, hiçbir ülkenin içişlerine müdahale etmediklerini ve İran'a karşı hiçbir ülkeyle de işbirliği yapmayacaklarını vurguladığını belirtti.

    Ali Laricani'ye Siz medyanız ve taraftarlarınız aracılığıyla bir şekilde Suudi Arabistan'ın başkalarıyla size karşı ittifak ettiğini ima ediyorsunuz. Bu kesinlikle doğru değil. Siyasetimizde böyle bir şey yok dediğini belirten Kral Abdullah, Şiiliği yayma faaliyetleri üzerine sorulan bir soruya verdiği cevapta da, bu faaliyetlerin başarıya ulaşamadığını gördüklerini, çünkü Müslümanların büyük çoğunluğunun Sünni olduğunu ve mezhebini değiştirmeyi kabul etmediğini söyledi.


    Kral Abdullah İslam ülkelerinde ABD'nin mezhep çatışmaları çıkarmaya çalışması konusuna da değinerek, Sünni ve Şiiler arasında ihtilaflar yaratılmaya çalışan ortamı dikkatle takip ettiklerini ama bu meselenin tehlikeli bir durum olduğuna inanmadıklarını söyledi. İslami mezhepler arası diyalog konferanslarının yararlı olabileceğine dikkat çeken Kral Abdullah, bu konferanslar sayesinde her şeyin açıkça ortaya çıkabileceğini ve herkesin kendi sınırları içinde kalmasının sağlanabileceğini ifade etti.

    Kral Abdullah mezhep ihtilafları yaratmaya yönelik girişimlerle mücadele etmeyi sağlayacak yöntemlerin bilinmesi halinde bu tür tehlikelerin bertaraf edileceğini ama bu sorunla ilgili yenilgi alınması halinde büyük bir tehlikenin oluşacağını da hatırlattı.

    Kuveyt Es-Siyase gazetesinin Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz ile gerçekleştirdiği röportajda yer alan soru ve cevaplardan işte bazılarıNULL/font>

  - Suudi Arabistan'ı belirli eksenlere bağlı siyaset izlemekle, bölge ülkelerinin iç işlerine karışmakla ve bu konuları büyük devletlerle ele almakla suçlayanlar var.

  - Bu sadece bir söylenti ve kuruntu. İran temsilcisi Sayın Ali Laricani bize geldi. Ona bir öğütte bulundum. Umarım İran Devleti'ne bu öğüdü iletmiştir. Ona, uluslararası toplumla nasıl ilişki kurmaları gerektiğini söyledim.

    Suudi Arabistan yöneticileri Suudi Arabistan'ın kuruluşundan beri uluslararası toplumla ilişkilerde başarılıdırlar. Suudi Arabistan'ın siyaseti, özellikle de dış politikası, kuruluşundan beri hikmet ve başarı nitelikleri taşımıştır. Bu siyaset gereği Suudi Arabistanlı yöneticiler, Doğu ve Batı ülkeleriyle ilişkilerde sınırları bilirler ve o sınırları aşmazlar. Sayın Ali Laricani'ye bu deneyimin özünü anlattım. Hükümetine ve dış politikadaki destekçilerine, şu mesajı iletmesini istedimNULLölgesel olarak dış politikada başarılı olmak istiyorsak, Körfez bölgesi olarak sorunsuz ilişkiler kurmak istiyorsak bu siyaseti takip etmemiz gerekir. Çünkü muhtemel tehlikeler meydana geldiğinde hepimizin başına gelecektir.

    Sayın Ali Laricani'ye şunları da söyledimNULL medyanız ve taraftarlarınız aracılığıyla bir şekilde Suudi Arabistan'ın başkalarıyla size karşı ittifak ettiğini ima ediyorsunuz. Bu kesinlikle doğru değil. Siyasetimizde böyle bir şey, kimsenin içişlerine karışmak yok. Biz şimdi yoğun bir şekilde Suudi Arabistan'ın içini inşa etmekle, ülkemizin, halkımızın ve ekonomimizin kalkınmasıyla meşgulüz. Körfez bölgesini şu veya bu ülkenin sebep olabileceği bir tehlikeye atmamaları öğüdünde bulunduk. Biz kimsenin içişlerine karışmayız. Hangi devlet hikmet dışı işlerde bulunursa, diğer bölge ülkeleri önünde sorumlu olacaktır.

    İran komşu ve Müslüman bir ülke. Sayın Alricani'ye Suudi Arabistan'ın siyasetinin hiç kimsenin iç işlerine karışmamak olduğunu, İran'a karşı olsun başka bir ülkeye karşı olsun düşmanlık duyguları taşıyan hiç kimseye yardım etmemek olduğunu anlattım. Buna karşılık Suudi Arabistan hiç kimsenin de düşmanlığını kazanmak, ortak güvenlik anlaşmaları bulunan Körfez ülkelerine veya Arap ülkelerine düşman olmak istemiyor.

  - Arap ülkelerinin durumunu nasıl görüyorsunuz? Ben bir basın mensubu olarak, ne olduğunu anlamak ve nereye doğru gittiğimizi bilmek istiyorum.

   Durum iyi değil. Ümmetin görüş birliğini sağlamaya ihtiyacı var. Kararımız ve hareketimiz tek olmalı. En azından büyük sorunlarda. Diğer ülkelerin sorunlarımıza müdahale etmesine müsade etmemeliyiz. Kendimiz üstlenmemiz ve çözmemiz gereken sorunlarda başka ülkelerden çözüm için yardım istememeliyiz. Kimsenin bizim sorunlarımızı koz olarak kullanmasını, pazarlık konusu yapmasını ve onlarla kendisine güç sağlamasını istemiyoruz. Kimsenin sorunlarımızı uluslararası çekişmelerdeki konumunu güçlendirmek için kullanmasını istemiyoruz. Örneğin Filistin sorunu. Başkalarının değil, Arapların çözmesi gerekir.

    Bu sorunu pazarlık konusu yapanlar ve bütün müdahalelerini buna bağlayanlar var. Durum olması gerektiği gibi değil. Fakat ben ümidimi kaybetmiş değilim. Bu ümmetin mutlaka yeniden dirilmesi gerekmektedir. Karar birliğini sağlamasının ve bütün mensuplarının ortak bir düşünceye sahip olmasının önünde bir engel yok. Bölünmüşlük istemiyoruz. Karar birliği istiyoruz. Çünkü uluslararası düzeyde tek bir kararla hareket edersek, güçlü oluruz. Bugün herkesin kendine ait bir görüşü olduğunu görüyoruz.  Hatta tek bir ülke ve tek bir toplum içinde çok farklı görüşler var. Ben, bu ümmete gücünü yeniden kazandırması ve onu hayra yöneltmesi için Allah'a dua ediyorum. Bu ümmet, insanlar için gönderilmiş en hayırlı ümmettir. Filistin'de görüş ayrılığı olduğunu görüyoruz, Lübnan'da yıkıcı bir görüş ayrılığı olduğunu, Irak'ta öldürücü bir görüş ayrılığı olduğunu görüyoruz. Allah bizlere doğru yolu göstersin.

  KaynakNULL.com

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)