• Nombre de visites :
  • 1168
  • 24/10/2007
  • Date :

Artık Amerikancılar marjinal!

amerika

    28 Şubat darbesinden sonra, Necaşi"nin Habeşistan"ı gibi görülen Batı"ya doğru zihinsel bir hicret başlamıştı. Anti-emperyalist söylemlerin eskidiğini, evrensel değerlere kavuşmak için ABD"ye sımsıkı sarılmamız gerektiğini ileri süren kanaat önderleri baş tacı ediliyor, benim gibi adamlara dinozor muamelesi yapılıyordu. Ne zaman ABD emperyalizminden bahsetmeye kalksak, azarlanıyorduk: Siz hâlâ orada mısınız? Marjinalsiniz, marjinal!

    Gerçekten de marjinaldik. Marjinallikten kurtulabilmemiz için ABD"nin Afganistan ve Irak"ı işgal etmesi gerekiyordu!

    Mezar-ı Şerif, Guantanamo, Ebu Ğureyb, Felluce vs"deki ABD mezalimi hemen hemen herkesin aklını başına getirdi. Türkiye"de artık ABD aleyhtarları değil ABD taraftarları marjinal. Geçen sene yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre halkımızın yüzde 80"i ABD aleyhtarı. Al Mısır ve Suudi Arabistan"dan da o kadar! Arap Amerikan Enstitüsü"nün kamuoyu yoklamalarına göre bu iki ülkede ABD aleyhtarlarının oranı üç senedir yüzde 80"i geçiyor. Aynı kuruluş, Fas"ta ABD aleyhtarlarının geçen sene yüzde 60"larda seyrederken bu sene yüzde 87"yi bulduğunu, Ürdün"de ise yüzde 60"lardan yüzde 90"a çıktığını tespit etmiş.

İran, Endonezya, Sudan. İstedikleri Müslüman kamuoyunu yoklasınlar, yukarıdakine benzer sonuçlar alacaklardır. ABD, İslam dünyasında sevilmiyor ve istenmiyor. ABD yaltakçıları da sevilmiyor ve istenmiyor. Çünkü, Roger Garaudy"nin Amerikan Efsanesi adlı kitabında dediği gibi: İnsani veya ilahi her türlü gayeden yoksunluk, bugün dünyaya egemen olan Amerikancılığın en göze batan niteliğidir.

    Özgürlük, demokrasi, insan hakları? En amansız diktatörlüklerden mustarip Müslüman halklar bile ABD"nin bu vaadlerine metelik vermiyor artık. Özgürlük ve Guantanamo, demokrasi ve Ebu Ğureyb, insan hakları ve işkence uçakları; bunları ancak iflah olmaz bir Amerikancı azınlık yan yana getirebiliyor. O azınlık, kültürel/entelektüel destek fonları kisvesi altında neo-kolonyalist altyapı çalışmaları yapan ABD"li milyarder George Soros"un Açık Toplum Enstitüsü"nü gelişmekte olan ülkeler için bir rahmet gibi göstermekten de geri durmuyor. Demokrasi kültürünü yayıyormuş bu enstitü, bizim gibi kapalı toplumları ve kapalı ekonomileri dünyaya açıyormuş, bunun nesi kötüymüş?

    Biz susalım, Noam Chomsky konuşsun. Chomsky"ye göre ABD"nin demokrasi ve açık toplum ideallerini bütün dünya ile paylaşma iddiasıyla uyguladığı küresel siyaset, sömürgeciliğin çağdaş versiyonundan başka bir şey değil: ABD"nin dış politikası, içinde Amerikan şirketlerinin gelişip büyüyebilecekleri milletlerarası bir düzen kurmak ve devam ettirmek için tasarlanmıştır. Bu, bir "açık toplumlar" dünyası olacaktır. Açık toplumlar demek, verimli yatırımlara açık, ihracat pazarının yayılmasına ve sermaye transferlerine, ayrıca insani ve maddi kaynakların Amerikan şirketleri ve onların yerel şubeleri tarafından sömürülmesine elverişli olan toplumlar demektir. Terimin gerçek anlamıyla "açık toplumlar", ABD"nin ekonomik nüfuzuna ve siyasi kontrolüne açık toplumlardır. (Garaudy"nin kitabından)

    Soros"çular bizi kafalamak için diyorlar ki: Bakın, Soros da Bush yönetiminin Irak siyasetini eleştiriyor. Eleştirir tabii! Teksaslı kovboyun kaba saba siyaseti, saman altından su yürüten "Derin ABD"nin uzun vadeli hesaplarını altüst etti. Nasıl eleştirmesin?

    Geçmişte Müslüman halkların basiretini bağlayabilen özgürlük, demokrasi, insan hakları edebiyatı yerlerde sürünüyor; kaba kuvvetten başka bir numarası kalmadı ABD"nin. Bu, sonun başlangıcıdır. Unutmayalım ki Ortadoğu toprakları kaba kuvvetin gelmiş geçmiş en büyük destanını yazan Moğolları bile yuttu.

Hakan Albayrak-Yeni Şafak Gazetesi


ABD hesapsız-kitapsız kalakaldı!

Gelin ABD ve Siyonistlerin Bozduğunu Beraber Onaralım!

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)