İlgili Yazılar
  • EVLİLİĞİN VE EVLİLERİN FAZİLETİ
    EVLİLİĞİN VE EVLİLERİN FAZİLETİ
                              Resulullah (s.a.a) şöyle buyuruyor: Allah katında hiçbir bina, evlilik için kurulan ev kadar
  • İslam’da Evlilik
    İslam’da Evlilik
    Soru: Evlilik ve akrabalık bağı oluşturma konusunda İslam’ın görüşü nedir?...
  • EVLİLİK HÜKÜMLERİ
    EVLİLİK HÜKÜMLERİ
    Nikâh (=evlenme) akdinin okunmasıyla kadın, erkeğe helâl olur. Bu ise süreli ve süresiz olmak üzere iki kısımdır...
  • Nombre de visites :
  • 3231
  • 24/10/2007
  • Date :

BİR MÜSLÜMANIN YAŞAMINDA EVLİLİĞİN ÖNEMİ

evlilik

EVLİLİĞİN ÖNEMİNİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

  Allah"ın adıyla. Evlilik hakkında yazmak istediğimiz bu kısa yazıda, siz değerli okura Peygamber Efendimizden (s.a.a) nakledilen bir hadisi açıklanmağa çalışacağız. Peygamberimiz (s.a.a) tarafından nakledilen buyruklarda dikkat etmek; gerekli olan mesajları alabilmek her Müslüman için önem taşımalıdır.

  Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

Her kim evlenirse dininin yarısını korumuştur[1].

   Peygamber Efendimiz"in (s.a.a) bu sözünü kelime kelime inceleyerek; bu hadisin anlamını derk etmeğe çalışalım:

  Her kim: Sizce bu sözcükten kasıt kimlerdir? Acaba kâfirleri de mi kapsamaktadır? Kim kelimesi kelime itibariyle bütün insanları; dolayısıyla kâfirleri de içine almaktadır. Ancak bu hadisin yorumunda yalnızca kelimenin sözlük anlamına bakmamalı; diğer bazı noktaları da dikkate almalıyız. Kâfirlerin ve diğer dinlere mensup olan insanların batıl din ve inançlara sahip oldukları ve bu sözün sahibi olan Peygamberimiz"in (s.a.a) İslam dinine ait olan buyrukları aktardığına dikkat etmeliyiz. Dolayısıyla her kim sözcüğü yalnızca İslam dinini kabul eden insanları içine alacaktır. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.a) İslam dini"nin buyruklarını bu dine inananlara açıklamıştır. Din ise yalnızca o dini kabul eden ve o dinin doğrultusunda amel etmek isteyenlerin yaşayışında etki gösterir. İslam dinini kabul etmeyen veya İslam dini"nin doğrultusunda amel etmeyen insanların yaşamında; bu hadisin etkisini aramak yanlıştır. Dolayısıyla bu hadis-i şerifin kapsamı içinde olanlar Müslümanlar"dır. Burada yeni bir soru akla gelmektedir. Acaba bu hadis İslam dini"ni kabul ettiğini söyleyen her şâhısı içine mi almaktadır?

  Eğer cevabında evet diyecek olursak; Müslümanlar"ın bir kısmının yaşayışına baktığımızda, evet cevabının pratikte yanlış olduğu ortaya çıkacaktır. Çünkü Müslümanlar"ın bir kısmı evlendikten sonra dinî emirleri dikkate almayarak hayatlarına devam etmekte ve dinî hayattan uzak bir şekilde yaşamaktadırlar. Kimi zamana da; evlilik hayatları boşanmakla sonuçlanmaktadır. Dolayısıyla bu hadis-i şerifte buyrulan evlilik yoluyla dinin yarısını korumak; bir kısım müslümanın hayatında gözlenmemektedir. Neticede; bu hadisin bütün Müslümanlar"ı içermediği ortaya çıkmaktadır. Bu hadisin etkisi; yalnızca Peygamber Efendimiz (s.a.a) tarafından buyrulan kurallar çerçevesinde evlenerek; evliliklerini İslam dininin çatısı altında kurmak isteyen Müslümanların hayatında; gözükecektir.

  Sonuç olarak bu hadisi buraya kadar yaptığımız açıklamalar ışığında şu şekilde aktarabiliriz: İslam dini"nin buyrukları doğrultusunda evlenen Müslümanlar; evlendiklerinde dinlerinin yarısını korumuş olurlar.

  Evlenirse: Evlenmek yani; İslam dininin caiz bildiği şekilde; bir erkek ve bayanın gönül razılığıyla ortak hayatlarına başlamalarıdır. Evlilik, iki farklı insanı birbiriyle irtibatlı kılan; maddi, manevi, kültürel ve toplumsal yönden bir çatı altında toplayan bir bağdır.

  İki Müslüman; mübarek evlilik bağını oluşturmak istedikleri zaman; iyi düşünmeli ve evliliklerini Peygamber Efendimiz"in (s.a.a) buyurduğu ölçüler çerçevesinde gerçekleştirerek, evlilik vesilesiyle dinlerini korumayı arzulamalıdırlar. Bunu gerçekleştirmek için; önce dini bir yaşamı benimsemeli, sonrada İslam dininin buyurduğu ölçüler içerisinde evlilik programlarını döküp gerçekleştirerek; dinlerinin yarısını korumayı hedeflemelidirler. Aksi taktirde hadis-i şerifte buyrulan evlilik yoluyla dinin yarısını korumak gerçekleşmeyecektir. Ne mutlu; evlilikle dinlerini korumayı isteyen insanlara.

  Dininin: Yukarıda yaptığımız açıklamaları dikkate alınırsa dinden kastın İslam dini olduğu anlaşılacaktır. İslam dini; son ve kâmil din. İslam dini; Allah"ın insanlar için razı olduğu tek din. İslam dini; insanların sonsuz yaşamını hazırlayabilecek tek yol. Hidayet yolu. Kurtuluş yolu. Cennet yolu.

  Yarısını:Yarı kavramı bizler için maddi eşyalar üzerinde bilinmektedir. Yarı yani bir şeyin iki eşit parçasından her biri. Dinin yarısı, Allah"ın gönderdiği ve insanların uyması gerekli olan buyrukların yarısı anlamındadır. Allah"ın buyrukları maddi değil; manevi değerlerdir. Elbette Allah"ın emirlerine uymak manevi ve uhrevi hayatta olduğu gibi; maddi hayatta da olumlu etkileri beraberinde getirir. Yani; bir Müslüman İslamî bir evlilikle hem manevi ve hem de maddi hayatını düzene sokabilir.

  Korumuştur: Korumak yani bozulmanın önünü almak, hıfz etmek, tehlikelerden uzak tutmak, himaye etmek. İlahi bir evlilikle; Peygamber efendimizin (s.a.a) emirleri doğrultusunda yapılan bir evlilikle, dinimizi korumayı hedefleyelim. Ne güzel hedeftir dini korumak. Ne güzel hedeftir dindar olmak.


EVLİLİĞİN ÖNEMİ

Evlilik, ilâhî bir nimettir

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)