İlgili Yazılar
  • ALLAH'IN SIFATLARINA İNANCIMIZ
    ALLAH'IN SIFATLARINA...
    Cemal ve kemal sıfatlarının, yani ilim, kudret, gına, irade, hayat gibi sübuti sıfatların tümünün, zatına muzaf sıfatlar olmayıp zatının aynı olduğuna inanmaktayız...
  • PEYGAMBERLER HAKKINDAKİ İNANCIMIZ
    PEYGAMBERLER HAKKINDAKİ...
    Peygamberlerin, mutlak olarak masum bulunduklarına inanmaktayız; nitekim İmamlar da öyledir; hepsine de tertemiz selam ve övgüler. Bu hususta bazı müslümanlar...
  • İMAMLAR HAKKINDAKİ İNANCIMIZ
    İMAMLAR HAKKINDAKİ İNANCIMIZ
    İmamlar hakkında aşırı inanç besleyenlerin, yahud hulule inananların inançlarını beslemeyiz; "O söz, onların ağızlarından çıkan ne de büyük bir söz"ne de büyük....
  • Nombre de visites :
  • 1972
  • 24/10/2007
  • Date :

İnançlarımız

inançlarımız

Eserin Adı: İnançlarımız

Yazan: Ayetullah-il uzma Nasır Mekarim Şirazi

Çeviri: İsmail BENDİDERYA

Yayınevi: Kevser

Bu kitap niçin yazıldı?

Bismillahirrahmanirrahim

  1) Yaşadığımız çağda büyük bir tahavvül ve değişimle yüzyüzeyiz, semavi dinlerin en büyüğü olan "İslam""dan kaynaklanan köklü bir değişim ve dönüşümdür bu.

Çağımızda İslam yeniden doğmuş, dünya Müslümanları uyanarak öz benliklerine dönmeye başlamışlardır. Nitekim sorunlarına başkaca hiçbiryerde  bulamadıkları çözüm yollarını İslam emirlerinde ve bu dinin usul ve füruunda aramaya koyulmuş durumdadırlar artık.

  Bu değişimin nedeni başlıbaşına incelenmesi gereken apayrı bir konudur, burada üzerinde durulması gereken konu bu köklü değişimin İslam ülkelerinde, hatta İslam dünyası dışında yarattığı muazzam etkilerin apaçık ortaya çıkmış olmasıdır. Bu nedenledir ki bugün dünya insanlarının büyük bir çoğunluğu, İslam"ın ne dediğini merak etmekte ve İslam"ın insanlığa ne gibi bir mesaj ve öneri sunduğunu öğrenmek istemektedir.

Bu durumda bizlere düşen, elbette ki İslam"ı olduğu gibi, ne ekleme, ne azaltmada bulunmadan insanlığa  sunup anlatmak ve bu dini ve ilgili mezheplerini öğrenmek isteyenlerin doğru bilgi edinmesini sağlayarak başkalarının müdahelesini önlemektir, zira ancak bu durumdadır ki başkalarının bizim adımıza karar vermeye kalkışması önlenebilecektir.

  2) Diğer dinler gibi İslam"da da çeşitli mezheplerin ortaya çıktığı ve herbirinin kendine has akidevî ve amelî inançlar taşıdığı herkesçe bilinen bir gerçektir. Ne var ki bu farklılıkların, sözkonusu İslam mezhepleri arasında yakın  işbirliklerini imkansız kılacak bir  hadde olmadığı da hatırlanmalıdır. Binaenaleyh bu İslamî mezhepler birbirleriyle uyum sağlayıp elele vermek ve yekdiğerini kardeşçe kucaklayıp elbirliğinde bulunmak suretiyle doğudan ve batıdan esen fırtınalar karşısında varlıklarını koruyabilir  ve hepsinin müşterek düşmanı olan İslam muhaliflerinin bütün planlarını suya düşürebilirler.

  Bu birliktelik ve dayanışmanın en önemli şartlarından biri, hiç şüphesiz İslam mezhepleri ve çeşitli görüşlere mensup Müslümanların yekdiğerini gereğince ve yeterince tanıması ve birbirlerinin özelliklerini bilmesidir. Zira ancak birbirini yeterince tanıma yoluyladır ki yanlış anlamalara yer kalmayacak ve çekinmeden elele, omuz omuza verebilerek kardeşçe aynı safta durabileceklerdir.

  Yekdiğerini tanıyabilmenin en iyi yoluysa her mezhebin İslam usul ve füruuyla ilgili  itikad ve görüşlerinin, o mezhebin en tanınmış ve en ileri alimlerine müracaatla öğrenilmesidir. Zira bilgisizlere müracaat edilmesi ya da bir mezhep hakkındaki  bilgilerin o mezhebe düşman veya karşı olanlardan alınması halinde sevgi ve nefretler işin  içine girecek ve hakikate perde çekerek dostlukları engelleyip araya soğukluk düşürecektir. 

  3) Yukarıdaki gerçeklere istinaden Şia mezhebinin temel görüşlerini bu kitapçıkta toplayarak "Ehl-i Beyt İnancının Temelleri" başlığı altında sevgili araştırmacı kardeşlerimize sunmayı faydalı bulduk. Elinizdeki eserin şu özellikleri taşımasına özen gösterdik:

  a) İlgili hususta gerekli bütün soruları giderecek öz bir bilgiyi aktarması ve merak sahibi araştırmacı bir okurun başka mütalaalara da gerek duymasına yer bırakılmaması.

  b) Meselelerin hiçbir anlaşılmazlığa yer vermeyecek şekilde net ve sarih anlatılması ve bu nedenle de, gereğinde ilmî derinliğe de girilmesi, fakat yüksek dinî ilmiye medreselerindeki ortamlara mahsus karmaşık ve anlaşılması güç özel kelime ve deyimlerden kaçınılması.

  c) Bu kitapçıkta amaç, Şia inancının sarih bir dille anlatılmasıdır, bu inancın ispat ve delillerinin sunulması gibi bir gaye elinizdeki kitapçıkta her ne kadar ana hedef olarak belirlenmemişse de bu tür öz ve hülâsa ilmî çalışmaların kaçınılmaz neticesi olarak gerekli durumlarda bazı hassas mevzuların daha net açığa kavuşması için kısa da olsa kitap (ayet), sünnet ve aklî delillerin belirtilmesine özen gösterilmiştir.

  d) Gerçeklerin ört-bas edilmeksizin açıklanması ve gereksiz tartışmalardan kaçınılarak hakikatlerin olduğu gibi ortaya çıkmasının sağlanması.

  e) Bu tür bahislerde bütün İslam mezheplerine karşı saygılı bir dil kullanılmaya özen gösterilmesi.

Elinizdeki eser, yukarıdaki noktalara riayet edilerek bir Beytullah"il Haram seferinde hazırlandı; insan ruh ve canının baştanbaşa maneviyat ve ilahi aşkla yoğrulduğu bir yolculukta. Mevzular, daha sonra çeşitli toplantılarda bir grup ulemanın da katılımıyla görüşülüp müzakere edildikten sonra tamamlandı. Bütün bu çabaların yukarıda belirttiğimiz gayelerin tahakkukuna yardımcı olmasını ve Müslümanların hakkı, hakikati ve bu vesileyle de kendilerini daha iyi anlamasında olumlu rol oynamasını Rabb"ul Âlemin hazretlerinden niyaz etmekteyiz. Umarız bu naçiz eser, yeniden diriliş günü bizlere azık olur. Bu yüce gayeyle elimizi Rahman ve Rahim Allah"a açıyor ve şöyle diyoruz:

"Rabbimiz! Biz "Rabbinize iman edin" diye imana çağıran bir çağrıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de, iyilik yapanlarla birlikte öldür."  (Âl-i İmrân, 193).

Muharrem-ul Haram 1417

Nasır Mekarim Şîrâzî


İnanmak Üstünlüktür

NÜBÜVVET"E DAİR İNANCIMIZ

 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)