• Nombre de visites :
  • 3473
  • 24/10/2007
  • Date :

İmam Seccad'ın (a.s) İmamet Dönemi

İmam Seccad'ın (a.s) İmamet Dönemi

  İmam Seccad (as)"ın imamet dönemi, İmam Hüseyin"in (a.s) 61 hicri yılında şehit edilmesi ve İmam Ali b. Hüseyin"in (a.s) imametiyle başlar. Ehlibeyt İmamları bu dönemde, ideolojik faaliyetin zorbalarca ve de cahillerce İslâm ideolojisinin ana hatlarında meydana getirilen tahriflerle mücadelenin yanında İslâm hükümetini kurmak, İslâm ideolojisini hayata geçirmek, Kur"ân"ı ve Resulullah"ın (s.a.a) sünnetini ihya et-mek için uzun vadeli çalışmalarını başlattı ve sürdürdüler.

    İslâmî düşüncenin yozlaştırılma, saptırılma ve hayata geçirilmesini tahrip etmeye dönük sinsi faaliyetlerin yürütüldüğü bir toplumda, böylesi inkılâbî ve çok boyutlu projenin dakik taktikler ve köklü hazırlıklar gerektirdiği şüphe götürmez bir gerçektir.

Muaviye ve öncesi dönemde, farklı nedenler sonucu İslâmî ruhiye ile aşina olamayan veya aşina olduktan sonra kaybeden, İslâmî düşünce ve insanî vasıflardan yoksun önder ve yöneticilerle yönetilip hurafi düşünce ve meşum amaçlar batağına gömülerek İslâm"ın özünden uzak kalan, İmam Hasan (a.s) ve Hüseyin"e (a.s) yardım etme bilincine ulaşamayan ve de Ümeyyeoğullarının baskı ve tehditleri sonucu büyük işlere girişim cesaretini kaybeden insanların, yüce ahlak ve zihniyet bağlamında tam bir dönüşle gerçek kişiliklerine kavuşabilmeleri ve layık kullar olabilmeleri için adı geçen bu yapıcı ve içsel değişimle sonuçlanacak eğitime tâbi tutulmaları kaçınılmazdı. Çünkü, İslâm"ın ikinci dirilişinin ağır yükünü yüklenecekler bu insanlardı. İşte bu inkılâbî sorumluluk, Peygamberimizin (s.a.a) cahilî temellere dayalı toplumda yarattığı inkılâbın sorumluluğunun aynısıydı.

    Bir inkılâbın yinelenmesi, icadından çok daha zor ve önemli olabiliyor bazen. Bu ağır sorumluluğun uzun bir süre korunabilmesi için sarsılmaz ruhiye ve iman, güçlü beyin, gerçekçi ve faal düşünce gerekmektedir.

    Bu sorumluluğun uhdesinden kim gelebilirdi? Ali oğlu Hüseyin"in (a.s) kıyamını kaldıramayan veya İmam Hasan (a.s) ile uyuşamayan, birliktelik kuramayan Şia mı?

Şüphesiz ham, eğitimsiz ve tecrübesiz güçlerle gerçekleştirilen kıyam ve hareketin akıbeti hüsran ve zarardan başka bir şey olmayacaktır. Tevvabîn kıyamı, Muhtar ve İbrahim b. Malik tecrübesi bunu doğrulayan canlı örneklerdir.

    Ali b. Hüseyin (a.s) Kerbela kıyamından sonra iki yol arasında kalmıştı:

    a) Heyecan ve duyguları galeyana getirerek -ki bu, onun gibi birinin, dostları ve sevenleri arasında kolaylıkla gerçekleştirebileceği bir husustu- maceraya atılmak ve muhalefet cephesi oluşturmak.

    Bu durumda da, köklü değişim için zemin ve şartların olgunlaşmamasından dolayı heyecanın dinmesinden sonra Ümeyyeoğulları düşünce ve siyaset arenasında at koşturacaktı.

    b) Ölçülü ve planlı bir yöntemle yüzeysel duyguları kontrol ederek yönlendirmek. Bu durumda, yapmakla yükümlü olduğu işin ilk aşamasını gerçekleştirmiş, kendi ve güvendiği sayılı dostlarının hayatını korumuş, meydanı düşmana bırakmamış ve Ümeyyeoğullarına karşı oluşturduğu cepheyi hayatta olduğu sürece terk etmemiş olacaktı. Gerçekleştirmek istediği yüce hedef ise, İslâm"ın hayatını yinelemek, İslâm toplumu ve düzenini aslına döndürmekti. Bunun için de gizli faaliyete başlayarak imamet düşüncesini tebliğ etmeli ve layık güçleri eğiterek amansız bir mücadeleye girişmeli ve hedefe götüren bu kestirme yolun devamını kendinden sonraki imama bırakmalıydı.

    İmam Ali b. Hüseyin (a.s) bu iki yoldan hangisini seçmeliydi?

    Kuşkusuz birinci yol fedakârların yoludur. Ancak hareketinin etki şuası, kendi zamanını aşıp baştanbaşa tarihi kapsayan misyon sahibi bir önderin fedakâr olması yeterli değildir; fedakâr olmanın yanında gerçekleri ve ileriyi görebilmeli, sabırlı ve çok dikkatli de olmalıdır. İşte bunlar, İmamın ikinci yolu seçmesini kesin ve kaçınılmaz kılan koşullardı.

    İmam Ali b. Hüseyin (a.s), dayanılması daha zor olan, daha çok sabır gerektiren ve aynı zamanda da yiğitliğe yakışan ikinci yola baş koydu. Hicri 95 yılında da bu yolda can verdi.

 

İMAM ZEYN-UL ABİDİN (as)"IN KISACA HAYATI

İmam Zeyn-ul Abidin (as)"ın Muhammed İbn-i Muslim-i Zühri"ye [1] Mektubu

HZ. İMAM ZEYNEL ABİDİN (AS)

 

 

 

Kullanıcıların son yorumları
mert akcakoca /div>
Dokuz
Tebyanın cevabı :
Cuma 14 Haziran 2013
  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (1)