• Nombre de visites :
  • 1457
  • 24/10/2007
  • Date :

İMAMLAR HAKKINDAKİ İNANCIMIZ

Masum İmamlar

   İmamlar hakkında aşırı inanç besleyenlerin, yahud hulule inananların inançlarını beslemeyiz; "O söz, onların ağızlarından çıkan ne de büyük birsöz";  ne de büyük bir küfür. Bizim inancımız şudur: Onlar da bizim gibi insandır; bize emredilenler, onlara da emredilmiştir; bizim nehyedildiğimiz şeylerden, onlar da nehyedilmiştir. Bize olan tebşirde, tenzirde onlar da dahildir Ancak onlar, Allahü Taala'nın yüceltmesiyle, vilayetine mazhar kılmasıyla yüceltilen, lutfa nail olan kullardır. Onlar, bilgi, takva, yiğitlik, kerem, temizlik ve bütün üstün huylar, güzel ve övülmesi gereken sıfatlar bakımından, insanlığın en yüce derecelerine ulaşmışlar, bu yüzden de İmamet makaamına yüceltilmişlerdir; hükmetmek, hakim olmak bakımından, Peygamberden (s.a.v.) sonra din ve dünya işlerinde insanların baş vuracakları kişiler olmuşlardır; Kur'an-ı Kerim'in tenzilini, te'vilini, tefsirini, hakkıyla onlar bilirler. Nitekim İmamımız Cafer Sadık (aleyhisselam), "Bizim hakkımızda yaratıklara caiz olan şeyler, bizden size bildirilir de onları anlayamazsanız, onlar hakkında ayak diremeyin, onları inkar etmeyin, bu hususta bize müracaat edin; fakat hakkımızda, yaratıklarda olmasına imkan bulunmayan şeyler nakledilirse reddedin, onlar hakkında bize baş vurmayın" buyurmuşlardır.

İMAMET NASS İLEDİR

   İmametin de nübüvvet gibi, Allahü Taala tarafından nass ile ve Rasulünün iblağıyle, yahud nass ile İmam olanın, kendisinden sonraki İmamı bildirmesiyle sabit olacağına inanmaktayız ve bu husustaki hüküm, nübüvvetteki hükmün aynıdır; yani insanların, bütün insanları hidayete eriştirmek ve irşad etmek için tayin buyurduğu zata hükmetmeye hak ve salahiyetleri olmadığı gibi böyle birisini tayin etmeye, secmeğe de hakları yoktur; bu tayin ve secmek, ancak Allahü Taala'ya aittir.

   Peygamber-i Ekrem'in (s.a.v.) kendilerinden sonra halifelerini, halkın imamını bildirdiklerine, mü'minlere emir, vahye emin ve halka imam olarak amcalarının oğulları Ebu-Talib oğlu Ali'yi (a.s.) Allahü Taala'nın emriyle bildirdiklerine inanmaktayız. Bunu, bir çok yerde bildirmişlerdir; O cümleden olarak GADİR günü, "Bilin ki ben kimin mevlası isem, bu Ali, onun mevlasıdır. Allah'ım, onu seveni sev, düşmanına, düşman ol; ona yardım edene yardım et, onu horlayanı hor-hakıyr eyle; nereye yönelirse hakkı onunla beraber kıl" buyurarak mü'minlere emir olduklarını bildirdiklerine, onu hilafetlerine tayin buyurduklarına, halktan onun için bey'at aldıklarına inanmaktayız.

İmam Ali

   İmametlerine nass olarak önce, Allah-u Taala tarafından, "Kendilerine en yakın olanları korkut" emri buyurulunca, toplantıda bulunan Haşim oğullarına, o sıralarda henüz pek genç olan Ali'yi (a.s.) gösterip, "Bu, benim kardeşimdir, vasımdir, benden sonra halifemdir; onu dinleyin ve ona itaat edin" buyurmuşlardı. "Sen bana, Harun, Musa'ya ne menziledeyse o menziledesin; ancak benden sonra peygamber yok" hadislerini ise bir çok kere, çeşitli münasebetle halka duyurmuşlardı. Bunlardan başka, "Söz ancak budur ki sizin veliniz Allah'dır ve Rasulüdür ve inananlar ve rükü halinde zekat verenlerdir" ayet-i kerimesi de bunu isbat ve te'yid etmekte, Hazret-i Ali'nin (a.s.) vilayet-i ammesini bildirmektedir; bu ayet-i kerime, Hazret-i Ali'nin (a.s.) namaz kılarlarken rüku'da, yüzüklerini yoksula vermeleri üzerine nazil olmuştur. Bu kitap, Emir'ül-Mü'minin'in (a.s.) İmametleri hakkındaki bütün ayetleri, hadisleri ve rivayetleri zikir ve tafsile müsait olmadığından bu kadarını yeter buluyoruz.

   Hazret-i Peygamberden (s.a.v.) sonra Emir'ül-Müminin (a.s.) oğulları Hasan ve Huseyn'in (a.s.) İmametlerini bildirmişler,  Huseyn (a.s.), oğulları Zeynülabidin Ali'nin (a.s.) İmametini ve böylece de sonuncu İmama dek her İmam, kendisinden sonra kimin İmam olacağını beyan buyurmuştur; tarih sırasıyla İmamlar, bundan sonraki bölümde bildirilmiştir.

 İMAMLARIN SAYILARI

   Gerçek olarak İmamların, dini-dünyevi işlerde müslümanların baş vuracağı oniki olduğuna inanmaktayız; Rasülüllah (sallallahü aleyhi ve alihi ve sellem) de bunların hepsini adlarıyla beyan buyurmuşlardır; her İmam da kendisinden sonraki İmamı bildirmiştir. İmamlar, sırasıyla şunlardır:

 

1)  Eb'ül-Hasan Ali bin Ebi-Talib (El-Mürtaza).

Hicretten yirmi üç yıl önce doğmuşlar, Hicri kırkıncı yılda şehid edilmişlerdir.

2)  Ebu-Muhammed Hasan bin Ali (Ezzeki) 2- 50.

3)  Ebu-Abdullah Huseyn bin Ali (Seyyid'üş-Şüheda) 3-61.

4)  Ebu-Muhammed Ali bin Huseyn (Zeynülabidin) 38-85.

5)  Ebu-Ca'fer Muhammed bin Ali (El-Bakır). 57-114.

6)  Ebu-Abdullah Ca'fer bin Muhammed (Es-Sadık) 93-148.

7)  Ebu-İbrahim Musa bin Ca'fer (El-Kazım) 128-193.

8)  Eb'ül-Hasan Ali bin Musa (Er-Rıza) 148-203.

9)  Ebu-Ca'fer Muhammed bin Ali (El-Cevad) 195-220.

10) Eb'ül-Hasan Ali bin Muhammed (El-Hadi) 212-254.

11) Ebu-Muhammed Hasan bin Ali (El-Askeri) 232-260.

12) Eb'ül-Kasım M H M D bin Hasan (El-Mehdi) 265.

Onikinci İmam, asrımızda beklenen gaaib huccettir; Allahü Taala, yeryüzünü, zulüm ve cevr ile dolduktan sonra, adaletle, eşitlikle doldurmak üzere, zuhurunu tezleştirip yakınlaştırsın, çıkmasını kolaylaştırsın.

 

 

İmamet İlâhî Bir Makamdır

İmamın İsmeti

İmam, İnsan Vücudundaki Kalbe Benzer

Hz.Ali (a.s)'nın Hz. Resulullah (s.a.a) Tarafından Tayini

HER ZAMAN BİR İMAM VARDIR

MASUM İMAMIN SIFATLARI

TATHİR AYETİ

 

 

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)