• Nombre de visites :
  • 2332
  • 24/10/2007
  • Date :

KAZA NAMAZI

S.534: Ben onyedi yaşına kadar ihtilam, gusül vb. şeyleri bilmiyordum, bu konuda kimseden de bir şey duymamıştım, kendim de cenabet ve guslün farz oluşunun ne demek olduğunu anlıyamıyordum; dolayısıyla bu yaşa kadar yerine getirdiğim namaz ve oruçlarım sakıncalıdır, buna göre üzerime farz olan vazifeyi açıklar mısınız?

C: Cenabet halinde kıldığınız bütün namazların kazasını kılmanız farzdır, ancak cenabetin ne demek olduğunu bilmediğiniz halde tuttuğunuz oruçlar sahih ve yeterlidir; kazası da farz değildir.

S.535: Ne yazık ki, bilinçsizlik ve irade zaafı yüzünden çirkin istimna amelini yapıyordum, dolayısıyla bazen namaz kılmıyordum; ancak namazımı ne kadar kılmadığımı bilmiyorum. Ama; namazlarımı peşpeşe terketmiş değilim, sadece cenabetli olup gusül almadığım zamanlarda terketmiş bulunmaktayım. Ben altı ay boyunca bu durumda olduğumu sanıyorum ve şimdi bu müddetin (altı ay) namazlarının kazasını yerine getirmeye kararlıyım; acaba, bu namazların kazası farz mıdır?

C: Kılmadığınızı veya hadesli olarak kıldığınızı bildiğiniz günlük farz namazları kaza etmeniz farzdır.

S.536: Üzerine kaza namazının farz olup olmadığını bilmeyen bir kimsenin üzerine kaza namazı farz oluğu takdirde, kıldığı müstehap veya nafile namazlar kaza namazları yerine sayılır mı?

C: Nafile ve müstehap namazlar kaza namazları sayılmazlar, üzerinde kaza namazı varsa kaza namazı niyetiyle kılması farzdır.

S.537: Ben yaklaşık yedi ay önce bulûğ yaşına erdim ve bulûğ yaşına ermeden bir kaç hafta önce bulûğ için tek belirtinin hicri kameri yılına göre onbeş yaşını bitirmek olduğunu sanıyordum. Bu arada erkeklerin bulûğ belirtilerinden bahseden bir kitap okudum ve onda bulûğun bende varolan diğer belirtilerinin de olduğunu gördüm. Ancak; ben bu belirtilerin ne zaman gerçekleştiğini bilmiyorum; şimdi bu süre zarfındaki namaz ve oruçların kazasını etmek üzerime farz mıdır? Şunu da hatırlatayım ki, ben bazen namaz kılıyordum ve geçen yılın Ramazan ayının hepsini oruç tuttum; bu meselenin hükmü nedir?

C: Şer’î bulûğ çağına eriştikten sonra yerine getirmediğinizi kesin olarak bildiğiniz bütün oruç ve namazların kazasını yerine getirmeniz farzdır.

S.538: Bir kişi Ramazan ayının, mesela yirmisinde, yirmibeşinde ve yirmiyedisinde olmak üzere üç kere cenabet guslü alırsa ve daha sonra gusüllerinden birisinin batıl olduğunu kesin olarak bilirse bu durumda namaz ve orucunun hükmü nedir?

C: Orucu sahihtir; ancak ihtiyaten namazlarını kaza etmesi farzdır.

S.539: Cehalet yüzünden bir süre gusülde tertibe uymayan bir şahsın namaz ve orucunun hükmü nedir?

C: Guslü batıl edecek şekilde tertibe riayet etmemişse, mesela baş ve boyunu yıkamadan önce sağ tarafı veya sağ tarafı yıkamadan sol tarafı yıkamışsa, bu durumda büyük hadesle kıldığı namazların kazası farzdır; ancak o zamanlar guslünün sahih olduğuna inanıyorduysa orucu sahihtir.

S.540: Bir yıllık namazını kaza etmek isteyen kimse nasıl kaza etmelidir?

C: Namazlardan birisiyle başlayarak günlük farz namazları kıldığı gibi kılmalıdır.

S.541: Üzerine bir miktar kaza namazı farz olan kimse namazını aşağıdaki tertip üzere kaza edebilir mi?
1) Peşpeşe yirmi sabah namazı.
2) Yirmi öğle ve yirmi ikindi namazı.
3) Yirmi akşam ve yirmi yatsı namazı. Bir yıl bu şekilde devam etmesi câiz midir?

C: Namazı bu şekilde kaza etmenin sakıncası yoktur.

S.542: Bir adam başından aldığı darbe yüzünden eli, sol ayağı ve dili felç olmuştur. Ayrıca, namazı nasıl kılacağını unutmuş ve öğrenemiyor da; ancak, kitaptan okuyarak veya teyip kasetinden dinleyerek namazın muhtelif bölümlerini ayırtedebiliyor; şimdi namaz konusunda iki problemi var: Birincisi, idrar yerini temizleyemiyor ve abdest de alamıyor. İkincisi, namazın kıraatında problemi var; bu adamın hükmü nedir? Yine yaklaşık altı ay kılmadığı namazlarının hükmü nedir?

C: -Diğerlerinin yardımıyla bile olsa- abdest veya teyemmüm alabilirse, hatta teyip kasedinden dinleme veya yazıya bakma vb. şekilde bile olsa kılabildiği şekilde namazını kılması farzdır ve bütün vakit boyunca baygın olması dışında kılmadığı namazların kazası da farzdır.

S.543: Gençliğimde öğle ve ikindi namazlarımı akşam, yatsı ve sabah namazından daha fazla kaza ettim; ancak, onların sayı ve sırasını bilmiyorum; acaba bu hususta devr namazı gerekli midir? Devr namazının ne olduğunu açıklar mısınız?

C: Tertibe uymak farz değildir, kılmadığınızı kesin olarak bildiğiniz miktarda namazlarınızı kaza etmeniz yeterlidir, sırayı koruyabilmek için namazları tekrarlamak ve devr* etmek farz değildir size.

S.544: Bir kâfir, müslüman olursa yerine getirmediği namaz ve oruçların kazası üzerine farz mıdır?

C: Farz değildir.

S.545: Evlendikten sonra bazen benden sıvı bir akıntı geliyordu ve ben onun necis olduğuna inanarak cenabet guslü alıyor ve dolayısıyla abdest almaksızın namaz kılıyordum; bu akıntıya ilmihal kitaplarında mezy deniliyor; şimdi ben cenabetli olmaksızın gusül alarak abdestsiz kıldığım namazların hükmünün ne olduğunu bilmiyorum, açıklar mısınız?

C: O akıntının çıkmasından sonra abdest almaksızın cenabet guslüyle kıldığınız bütün namazların kazasını yerine getirmeniz  farzdır.

S.546: Bazıları -İslam aleyhine yapılan propaganda sonucu- bir kaç yıl namaz ve diğer farizaları yerine getirmemişler. Ancak, İmam Humeyni'nin  gelmesinden sonra tövbe etmişler. Şimdi ise yerine getirmedikleri farizaların kazasını yerine getiremiyorlar, vazifeleri nedir?

C: Yerine getirmedikleri farizaları mümkün olduğu miktarda kaza etmeleri farzdır.

S.547: Bir kişi ölür de üzerine Ramazan ayının orucu ve namazının kazası farz olursa ve geriye bıraktığı mal da eğer Ramazan ayının orucu için harcanırsa namazlarının kazası kalır ve eğer namazları için harcanırsa oruçları kalırsa bu durumda hangisini diğerine tercih etmek gerekir?

C: Namazla oruç arasında tercih yoktur; dolayısıyla hayatta olduğu müddetçe kendisi namaz ve orucunu kaza etmelidir ve kendisi yerine getirmezse hayatının sonunda geriye bıraktığı mirasın üçte birinin yettiği kadar namaz ve oruçlarını kaza etmesi için birisini ecîr tutmalarını (para karşılığında ölüden taraf bu amelleri yerine getirmesi üzere bir şahısla anlaşmalarını) vasiyyet etmelidir.

S.548: Çoğu zaman namaz kılıyordum ve kılmadığım namazlardan bazılarının da kazasını yerine getirmişim. Kaza olmuş namazlarım, uykuda olduğum veya beden ve elbisemin necis olduğu ve onları temizlemenin bana ağır geldiği durumlarda kaza olmuştu; bu durumda günlük namazların, âyât ve seferî namazların kazasını (miktar olarak) nasıl hesaplamam gerekir?

C: Kılmadığınıız kesin olarak bildiğiniz miktarı kaza etmeniz yeterlidir, bu miktardan seferî ve âyât namazı olduğunu kesin olarak bildiğiniz miktarı seferî ve âyât namazı olarak kılmalısınız, geri kalanı da günlük namaz olarak kılmalısınız. Üzerinize bundan fazla bir şey gelmez.


  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)