İlgili Yazılar
  • Hadislerle Oruç
    Hadislerle Oruç
    Kadir gecesinde dua ve istiğfar ederek sabahlara kadar son imtihanını başarıyla verenler Ramazan bayramında madalyalarını alacaklardır.
  • Oruç Hükümleri
    Oruç Hükümleri
    Ben kesin olarak ne zaman mükellefiyet çağına erdiğimi bilmiyorum. Sizden ricam, oruç ve namazımın kazasının ne zamandan...
  • Oruç ve Allah'a Şükretmek
    Oruç ve Allah'a Şükretmek
    Bu yüzden, ayette orucun Allahı ululamak için tutulduğunu ifade eden cümleyle onun bir şükür ifadesi olduğunu açıklayan cümle...
  • Nombre de visites :
  • 3500
  • 24/10/2007
  • Date :

ORUCU YEMENİN KEFFARETİ VE MİKTARI

orucu yemenin keffareti ve miktari

  S.822: Kendine taam (buğday, pirinç vb.) satın alması için fakire bir mudd (yaklaşık 750 gr.) taamın parasını vermek kifayet eder mi?

  C: Fakirin, kendisinden vekil olarak parayla taam satın alacağına ve sonra onu keffaret olarak kabul edeceğine güvenirse sakıncası yoktur.

  S.823: Fakirlerden bir grubunu doyurmak için vekil olan bir kişi, kendi çalışması ve aşçılığı karşılığında kendisine verilen keffaret malından ücret alabilir mi?

  C: İş ve pişirme ücretini alması câizdir; ancak onu keffaretten alması câiz değildir.

  S.824: Hamile olduğu veya doğumu yaklaştığı için oruç tutamayan bir kadın, doğumdan sonra gelecek Ramazan ayından önce tutmadığı oruçları kaza etmesi gerektiğini bildiği halde; kasıtlı veya kasıtsız olarak orucu kaza etmez ve bir kaç yıl geciktirirse sadece o yılın keffaretini vermesi yeterli midir, yoksa geciktirdiği bütün yılların keffaretini mi vermesi gerekir? Kasıtlı olduğu durumla, kasıtsız olduğu durum arasındaki farkı açıklar mısınız?

  C: Bir kaç yıl geciktirmiş olsa kazasını geciktirdiği oruçlar için bir kere fidye vermesi farzdır; fidye ise her gün için bir mudd (yaklaşık 750 gr.) taam vermektir. Elbette; sonraki Ramazan"a kadar geçiktirmesi şer’î bir özrü olmaksızın önemsemezlik yüzünden olursa fidye farz olur; ancak orucun sıhhatına engel olan şer’î bir mazereti olursa fidye farz olmaz.

  S.825: Hasta olması yüzünden oruç tutamayan ve sonraki Ramazan ayına kadar da kazasını yerine getiremeyen kadının orucunun fidyesi kendisine mi farzdır, kocasına mı?

  C: Sorudaki takdirde, her gün için bir mudd taam fidye vermesi kadının kendisine farzdır ve bu fidye kocasına farz değildir.

  S.826: Üzerinde on gün farz oruç olan ve Şaban ayının yirmisinde oruçlarını tutmaya başlayan kimse öğleden önce veya sonra kasıtlı olarak orucunu yiyebilir mi? Eğer orucunu öğleden önce veya sonra yerse ne kadar keffaret vermesi gerekir?

  C: Bu durumda orucunu yemesi câiz değildir ve eğer kasıtlı olarak öğleden önce yerse keffaret farz olmaz; ancak öğleden sonra yerse keffaret farz olur; keffareti ise on fakiri doyurmak ve eğer bunu yapamazsa üç gün oruç tutmaktır.

  S.827: İki yıl arka arkaya hamile olan ve bu iki yılda oruç tutamayan, ancak şimdi oruç tutmaya gücü olan kadının hükmü nedir? Üzerine cem keffareti mi farz olur, yoksa sadece tutmadığı oruçları kaza mı etmesi gerekir? Orucunu böyle geciktirmesinin hükmü nedir?

  C: Ramazan ayının orucunu şer’î bir mazeret yüzünden tutmamışsa, üzerine sadece kaza farzdır; orucunu yemekte mazereti, orucun rahmindeki veya doğurmuş olduğu bebeğe zarar korkusu olursa -kazayla birlikte- her gün için bir mudd taam fidye vermesi de farz olur; ancak Ramazan ayından sonra şer’î bir mazereti olmaksızın orucun kazasını gelecek Ramazan ayına kadar geciktirirse yine her gün için fakire bir mudd taam fidye vermesi farzdır.

  S.828: Orucun keffaretinde kazayla keffaret arasında tertip farz mıdır?

  C: Farz değildir.


HASTALIK VE DOKTORUN MENETMESİ

ORUCU BOZAN ŞEYLER

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)