• Nombre de visites :
  • 1688
  • 24/10/2007
  • Date :

İmam’ın (r.a) Pehlevi Devletine Karşı Mücadeleye Başlaması 1

imam humeyni

  Pehlevi rejimi, mercilik makamının (Müslümanlar tarafından itaatle taklit edilen müctehidlik makamı) İran’da kök salmasından devamlı korkmaktaydı. Ayetullah Burucerdi (r.a)’in vefatından hemen sonra geniş çapta propagandalarla mercilik kurumunu İran’dan Irak’a taşımak için çok çabalar harcadı. Bu düşünceyle Ayetullah Burucerdi’nin vefatından dolayı Irak-Necef’te bulunan Ayetullah Seyyid Muhsin Hekim’e başsağlığı telgrafı çekti. Bu durumda mercilik makamında (kudreti elinde bulunduran) tek müçtehidin vefatıyla mercilik makamı o dönemde İran’da bulunan bir grup müçtehid arasında zaafa uğradı ve rejimin canı istediği şekilde hareket etmesi için uygun bir fırsat doğmuş oldu; artık Kum’dan fazla baskı gelmeyecekti.

  Bu dönem, Amerika’da başkanlık seçimlerinin demokratlar tarafından kazanılmasına, Kenedy’nin Başkan seçilmesi ve Amerika’nın Vietnam savaşında zor kullanma siyasetinin yenilgiye uğradığı zamana rastlar. Amerika kendine bağımlı olan ülkeleri fiili işgali yerine (kendine bağımlı rejimler vasıtasıyla dolaylı işgal siyasetini uygulayarak) bu ülkerleri kendi hükümetleri inisiyatifine bırakma yoluna başvurdular.

  Şah Amerika tarafından (çıkarları doğrultusunda) ıslahatlar yapması için baskı altına alındı.

  Aslında bu hadise 1960 yılına rastlamaktaydı ama Şah, Ayetullah Burucerdi’den çekindiği için bu ıslahat gerçekleştirmeye cesaret bulamıyordu. Onun vefatından ve mercilik makamının kudretinin bölünmesinden sonra bunu bir fırsat bilerek ıslahatı gerçekleştirmeye koyuldu.

  Velayet ve eyalet encümenleri kararının yayılması, İslam şartı ve Kur’an üzere and içmenin kaldırılması sonucu; İmam ve Kum mercilerinden bir kısmı Şah’a ayrı ayrı telgraflar çekerek bu karara karşı çıkıp itirazlarda bulundular. İmam Kum alimlerini daha fazla etkili olmak ve örgütlenmek için müşterek bir toplantıya davet etti. Bu toplantıda devletin amaçlarını açıklayarak onlara ciddi bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.

  İmam opuzisyon rehberleri ve müçtehitler içerisinde baştan beri parlamaktaydı. Devletin girişmleri ve niyetlerini açıklamakla rejim aleyhi mücadelesinin umumi bir mücadele, yani halka dayılı bir mücadele olduğunu ortaya koydu. Şah Kum alimlerinin ayaklanması sonucu geri adım atmak zorunda kaldı; o kararın geçersiz olduğuna dair Kum ulemasından üçüne birer özel telgraf gönderdi. İmam: “Bakanlar kurulunun resmi kararı, özel telgrafla resmiyetten düşmez diye mücadelesini sürdürdü.”

  12 Ekim 1964 yılında (İran’da, Amerikan müsteşarlarının dokunulmazlığını sağlayan) kapitülasyon olayının Millet Meclisi tarafından onaylanması devlet ile Kum arasında gerginliği şiddetli bir şekilde artıran diğer bir hadise idi. Bu karara şiddetle öfkelenen İmam, Şah ve İsrail’e ilaveten Amerika’nın da karşısına dikilerek şöyle haykırdı: “Amerika Başkanı şunu çok iyi bilmelidir: Bizim milletimizin yanında dünyanın en nefret edilen kimsesidir. Kendileri milletimiz yanında bu gün insanlığın içersinde en nefret edilecek kimsedir.”


Hazreti İmam (r.a)’in Siyasi Yaşantısı

Çocukluk ve Gençlik Yılları : Birinci Bölüm

 

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)