• Nombre de visites :
  • 2942
  • 15/9/2012
  • Date :

Sözlerde İffet

sözlerde iffet

Hayat dersi veren İslam dini söz ve konuşmalar hakkında da saadet verici bir çerçeve sunmuştur. Kur’an-ı Kerim, farklı sözler hakkında çeşitli nitelikler beyan etmiştir. Örneğin ma’ruf[6] (uygun), hüsn[7] (güzel), ehsen[8] (en güzel), leyyin[9] (yumuşak), beliğ[10] (etkili/tesirli), sedid[11] (sağlam/dosdoğru), kerim[12] (değerli/yüce)…

Sözlerde iffet hususunda üç konuyu incelemek gerekir. Ses tonu, telkin niteliği ve sözün içeriği.

A- Ses Tonu

İslami ahlak ve kültürde sesin kısık veya yüksek oluşuna büyük önem verilmiştir. Sözün iffet ve edebine riayet, İslami ahlakın seçkin cilvelerinden biridir. Lokman Hekim alçak sesle konuşmak hakkında oğluna şöyle demektedir: “Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.”‌[13]

Allah-u Teala ayrıca şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesi üstünde yükseltmeyin ve birbirinize bağırdığınız gibi, ona sözle bağırıp söylemeyin; yoksa siz şuurunda değilken, amelleriniz boşa çıkar gider.”‌[14]

Bir hadiste ise şöyle yer almıştır: “Sesinizi anne babanızın sesi üstünde yükseltmeyin.”‌[15]

İmam Seccad (a.s) ise bir duasında şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Sesimi anne babamın yanında alçak kıl.”‌[16]

Şüphesiz feryat etmek, yüksek sesle konuşmak ve çığlık atmak, konuşmada iffet cilvesine riayet etmemektir. Elbette bu konuda bir istisnaya da işaret etmek gerekir ki Kur’an şöyle buyurmaktadır: “Allah, zulme uğrayan kimse dışında, kötülüğün ifşa edilmesini sevmez. Allah şüphesiz işiten ve bilendir.”‌[17]

Kaba insana lütuf ve keremle konuşma

Ki temiz eğe yumuşaklıkla paslanmaz.”‌

Sa’di

B- Telkin Niteliği

Sözü telkin metodu da farklıdır. Bazen söz yumuşaklık, bazen kaba, bazen şiddetli, bazen vakarlı, bazen işveli telkin edilebilir. Namahrem kimselerle işveli konuşmak şüphesiz konuşmada iffetsizliğin göstergelerinden biridir. Allah-u Teala Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) eşlerine şöyle buyurmuştur: “Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.”‌[18]

C- Sözün İçeriği

Ses tonu ve ilka metodundan sonra şimdi de sözün muhtevasını ele almaya çalışalım. Her kavram, bir anlamın göstergesidir. Bazı anlamlar, güzel, çekici, bazıları ise kötü ve sıkıcıdır. Kavramların iffetini daha çok muhtevasıyla değerlendirmek mümkündür. Dünya edebiyatında ve İslami kültürde çoğu kinayelerin ortaya çıkışının felsefesi de edebi iffete riayet etmek olmuştur.

Kur’an-ı Kerim de konuşma iffetinin tecessümü olduğu için, hoş olmayan bir takım anlamlar için kinaye yoluna başvurmuştur. [19] Bugün dünya kültüründeki önemli hareketlerden biri de dünya edebiyatının bir bölümünün beyan iffetinden uzaklaşmış olmasıdır. Yazı alanında en utanç verici kavramları kirletmiş bulunmaktadırlar. İslam’ın yüce ve temiz kültürü, konuşma hususunda iffete riayet ederek iffete aykırı olan sözlere karşı adeta savaş açmıştır. Şimdi de o önemli örneklerden bazısına bir bakalım.

Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Herkim namahrem ile şaka yaparsa Allah dünyada diliyle ifade ettiği her kavrama karşılık onu bin yıl zindana atar.”‌[20]

Bir rivayette şöyle yer almıştır: “Bir kadının güzelliklerini başka bir erkeğe anlatarak onun aşık olmasına ve günaha düşmesine sebep olmak doğru değildir.”‌[21]

Başka bir rivayette ise şöyle yer almıştır: “Kadın kendisi ile eşi arasındaki cinsel sırlarını başka bir kadın için anlatmamalıdır.”‌[22]

Daha önemli bir husus ise Kur’an-ı Kerim’in dilenerek nefis izzetini ve yüz suyunu dökmeyen ve izzetini zenginlerin sadakasına kurban etmeyen fakirleri de iffet sembolü olarak adlandırmıştır. Onlar, fakirliğin acı yaralarına tahammül etmekte, asla insanlardan bir şey dilenmemektedirler. Bunlar, söz iffetine sahip kimselerdir. Bu acizane istekler, onların iffet yüceliğini kirletememiştir.

“(Yapacağınız hayırlar, ) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.”‌[23]

Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) ise şöyle buyurmuştur: “İffet fakirliğin süsüdür.”‌[24]

Fakirliğini dile getirmemek ve yoksulluk hikayesini anlatmamak, fakirliğin süsüdür ve bir tür söz iffetidir.

İslami ahlakın ihanet, aşağılama, istihza, lakap takma, göz ve kaşlarıyla alay edercesine işaret etme, sövme, fesadı yayma ve benzeri kötülüklerle savaşması da söz iffetini koruma amacını taşımaktadır. [25]


[1] Lisan’ul Arab, c. 9, s. 253; Kamus-ı Kur’an, c. 5, s. 18; Munteheb’ul Lugat, s. 341; Söylemek gerekir ki “afaf”‌ bu anlamda kullanılmaktadır.”‌ifaf”‌ şeklinde telafüz edildiği zaman bu anlamı vermemektedir. Zira “ifaf”‌ ilaç anlamındadır. (Munteheb’ul Lugat, s. 359) Daha fazla araştırma için bkz. el-Kafi, c. 3, s. 125- 126; Şerh-ı İbn-ı Ebi’l- Hadid, c. 20, s. 241; Vesail’uş- Şia, c. 11, s. 197; Ehlak-ı Nasıri, s. 74, el-Esfar, c. 2, s. 38

[2] İffet sadece kadına ait değildir. Bu değer ve metot, daha kapsamlı bir anlam ifade etmektedir.

[3] İffet, kelimesinden türemiş olan dört terim, Kur’an-ı Kerim’de yer almıştır. Bakara suresi, 273. ayet, Nisa suresi, 6. ayet, Nur suresi, 32 ve 60. ayetler

[4] Gurer’ul Hikem, c. 5, s. 321

[5] Vesail’uş- Şia, c. 14, s. 240; el-Kafi, c. 5, s. 542

[6] Bkz. Muhammed suresi, 21. ayet; Bakara suresi, 235. ayet; Nisa suresi, 5. ayet ve Ahzab suresi, 32. ayet

[7] Bkz. Nahl suresi, 125. ayet ve Ahzab suresi, 32. ayet

[8] Nahl suresi, 125. ayet

[9] Ta- Ha suresi, 44. ayet

[10] Nisa suresi, 63. ayet

[11] Nisa suresi, 9. ayet ve Ahzab suresi, 70. ayet

[12] İsra suresi, 23. ayet

[13] Lokman suresi, 19. ayet

[14] Hucurat suresi, 2. ayet

[15] Bihar’ul Envar, c. 74, s. 40

[16] Sahife-i Seccadiye, 24. dua

[17] Nisa suresi, 148. ayet

[18] Ahzab suresi, 32. ayet

[19] el-İtkan fi Ulum’il Kur’an, c. 3, s. 159- 161

[20] Aşıkane mektupları ve uygunsuz telefon konuşmalarını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu mektuplar, hayasızlığın kalıcı örneklerinden biridir. Ne yazık ki günümüzde bir çok gençler, evlenmeden önce veya sonra böyle bir günaha bulaşmaktadırlar. Dolayısıyla bir çok ailevi çatışmalara, boşanmalara, kötümserliğe, çekişmelere ve rahatsızlıklara neden olmuşlardır.

[21] Vesail’uş- Şia, c. 14, s. 143

[22] Emali, Seduk, s. 423, Bihar’ul Envar, c. 74, s. 379 ve Yenabi’ul Hikmet, c. 5, s. 125

[23] Bakara suresi, 273. ayet

[24] Nehc’ül Belağa, 68. hikmet

[25] Vesail’uş- Şia, c. 11, s. 327- 329

İffet nasıl kazanılır? 1

Namus ve Gayret-1

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)