• Nombre de visites :
  • 1049
  • 25/4/2012
  • Date :

Kur'an-ı Anlamanın Önündeki Engeller -4

kuran-ı anlamanın önündeki engeller

Burada zikredilmesi gereken önemli bir nükte de genel anlamda Allah’a zulüm hususlarını Kur’an’da dikkatle okuyacak olursak[20] ve büyük bir zulüm olan Allah’a şirk koşma dışında Allah’a zulüm sayılan hususları inceleyecek olursak ve o hususları tanıtan Kur’an ayetlerine müracaat edecek olursak bütün bu hususların yine şirke döndüğünü açık bir şekilde görürüz. Zira Allah’a doğru yapılan her türlü zulüm ve hatta insanın kendine ve diğer insanlara yaptığı zulüm bile hakikatte Allah’ın hakkını görmezlikten gelmek veya başka bir şeyi Allah’ın hakkına ortak kılmaktır.

Zalim insan Allah’ın kullarına ve ilahi hakkı eda etmekle ilgili olan herhangi bir şeye müdahalede bulunması Allah’ın kullarının hakkını görmezlikten gelmesidir. Bu da şirkin ta kendisidir. Burada söylenmesi gereken sözlerin özü de şudur ki Kur’an’ı derk etmek, büyük bir zulüm olan şirkten uzak kalmakla mümkündür. Nitekim İsra suresi, 82. Ayetinde şöyle okumaktayız: “Biz, Kur'an'dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.”‌[21]

3- 1- İnsanlara Zulmetmek

Zulmün en yaygın ve hissedilen türü, diğerlerine yapılan zulümdür. Yani toplumsal zulümdür ki insanların bu tür bir zulme hassasiyeti diğer iki tür zulümden daha çoktur. Allah’ın hakkı dışında insanların da bir takım hakları vardır. Bu insanlara ait haklara saygı göstermek ve saldırmamak gerekir. Hatta onların hakkını eda etmek için çabalamak icab eder. Allah tarafından Müslümanlara farz kılınan hükümlerin çoğu, bu iş ile ilgilidir. Açıkça bilindiği gibi insanlar bu açıdan büyük zulümlere maruz kalmaktadırlar. Zira toplumdaki bireylerin her biri, kendi menfaat elde etme içgüdüleri gereğince güçleri yettiği kadar kendi menfaatlerine olan şeylerden nasiplenmeye çalışırlar. Bu diğerlerinin hakkına bir saldırı olsa dahi zulmetmekten çekinmezler. Eğer herkes bu içgüdüsünü tatmin için çalışacak olursa bir izdiham ve ihtilaf vücuda gelir, toplumsal hayat altüst olur, bir cehenneme dönüşür. Artık o toplumda esenlik içinde yaşayabilmek çok zor ve hatta imkânsızdır. Böyle bir grup azaba müstehaptır.

“Ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır.”‌[22]

1- 3- 1- Kur’an’ı Anlamada Toplumsal Zulmün Etkisi

Kur’an’ı anlama ölçüsü de bu işte gizlidir. Kur’an’a yönelen bir kimse eğer Peygamber’e, Ehl-i Beytine, diğer insanlara, akrabalarına, dost ve yabancı bütün herkese saygı hususunda kusur etmez, çaba gösterir ve onlara zulmü reva görmezse şüphesiz Kur’an’ı daha iyi korumuş ve Kur’an’ın inceliklerinden daha iyi faydalanmış olur. peygamberlerin bisetinin ve semavi kitapların özellikle Kur’an’ın nazil olmasının gereği de insanların hayatının farklı dönemlerinde önemli ve zaruri olduğu için bütün insanlara gönderilen Kur’an’ın muhtevasını anlamak için toplumsal zulümden uzak durmak oldukça önemli ve zaruri bir konudur. Eğer Kur’an’dan ilahi inayetler, rahmet ve şifa elde etmenin ölçüsü, Kur’an’ın aydınlatıcı ayetleriyle birlikte olmak ve Kur’an ayetlerinin yüce hakikatlerini anlamak bu toplumsal zulümden uzak durmakta gizlidir, diyecek olursak hiç de boş bir söz söylemiş olmayız. Zira peygamberlerin mucizeleri, herkes için bir şekilde zuhur etmiştir. O halde eğer sadece bazı kimselerin peygamberlere, semavi kitaplara ve peygamberlerin mucizesine iman ettiğini görüyorsak, bu her şeyden çok onların zalim olmamasından kaynaklandığındandır. peygamberlerin mucizesini bir sihir olarak nitelendirenler diğer insanlara yaptıkları zulüm sebebiyle bu duruma düşmüşlerdir.


[20] Allah’a zulmün örneklerini ve Kur’an’ı anlamadaki rolünü incelemek apayrı bir yazıyı gerektirecek kadar geniş bir konudur. Nitekim açık veya gizli amel veya niyette Allah’a şirk koşma afeti büyük bir zulümdür. (Lokman suresi, 13. ayet) O halde, şirk ve bütün aşamalarından uzak durmalıyız ki Kur’an’ı doğru dürüst anlayabilelim. Çünkü bu kitap temizlerden başkasının el vuramayacağı ve Kur’an’ın zahirine, batınına, anlayışına ve tefsirine yakınlaşamayacağı bir kitaptır; nerde kaldı ki hakikatlerinden nasiplenmek mümkün olsun. (Vakıa suresi, 79. ayet)

[21] Nitekim eğer küfür bile Allah’a zulüm ise bunun kökü şirktedir. Zira şöyle buyurmuştur: “Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!”‌ (Al-i İmran suresi, 151. ayet) Nitekim Allah’ın indirdiği hükümlerle amel etmemek de Allah’a zulüm sayılmakta ve şirke neden olmaktadır. Nitekim şöyle buyurmuştur: “De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O’na aittir. O’nun görmesi de, işitmesi de şâyanı hayrettir. Onların (göklerde ve yerde olanların), O’ndan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.”‌ (Kehf suresi, 26. ayet) Eğer ilahi çizgilere saygı göstermemek de bir tür Allah’a zulüm ise yine burada açıkça görüldüğü gibi bu Allah’a şirk sayıldığındandır. Aynı zamanda Allah’a iftirayı da kapsamaktadır. “Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.”‌ (Yusuf suresi, 106. ayet)

[22] Şura suresi, 42. ayet         

Kur'an-ı Anlamanın Önündeki Engeller -1

Kur'an-ı Anlamanın Önündeki Engeller -2

Kur'an-ı Anlamanın Önündeki Engeller -3

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)