• Nombre de visites :
  • 1056
  • 18/7/2011
  • Date :

Seyidüş-Şüheda Ebi Abdullah-il Hüseyin (a.s)-4

seyidüş-şüheda ebi abdullah-il hüseyin (a.s)

Ebi Abdullah’ın kıyamı, askeri bir kıyam değildi. Belki bir sevgi ve tebliği kıyamıydı. İmam Hüseyin, Yezid ve Yezid gibi şahısları ortadan kaldırmayı değil, belki Yezid’in, Beni Ümeyye’nin ve Mervan’ın şahsiyetini yok etmek, insanları uyandırmak, halkın bu hükümetten nefret etmelerini sağlayarak onları ayaklandırmak istiyordu. Diğer taraftan, gizli bir şekilde Medine’den ayrıldı ve halk akın akın Mekke’ye geldikleri vakit o Mekke’den hareket etti ve Aşure gününde, kimi zaman savaş meydanına silahsız çıkarak sevgi ve tebliğ içerikli konuşmalar yapmakla beraber, kimi zaman Kuran’ı eline alarak savaş meydanına çıkarak, karşı tarafın askerlerini uyandırmak maksadıyla Kuran’a yemin etmekle beraber, daha süt emen çocuğunu da, meydana götürdü ve kendisinin elleri üstünde şehit ettiler ve sonunda Kerbela’da öyle bir dalga meydana getirdi ki, Aşure gününün ikindi vakti verimini verdi ve Yezid’in askerleri arasında ihtilaf meydana geldi.

Bu dalgayı başkası takip etmeliydi. O diğer dalga da Hz. Hüseyin (a.s)’in ailesinin esaretiydi. Ebi Abdullah’ın ailesi, esaretleri vasıtasıyla, yaptıkları tebliğ ile, Kufe ve Şam’da hatta bütün İslam memleketlerinde büyük bir dalga oluşturdular.

Hatta İmam Hüseyin’in kıyamından önce yirmi yıl boyunca hiçbir kıyam gerçekleşmemiştir, ancak İmam Hüseyin’in kıyamından sonraki yirmi yılda Beni Ümeyye devleti ve yirminci yılında da Beni Mervan devleti Abbasilerin eliyle parçalanmıştır.

Bu ikinci dalgayı, diğer bir dalga takip edip desteklemeliydi ki, o dalga canlı kalsın ve o üçüncü dalga da yas tutma, ağıt okuma, göğse vurma ve Hüseyin’i ziyaret etme dalgasıdır. Şehadet metodu, fedakârlık, feragat ve şehadet sevgisini insanlara öğreten matem tutmalara ek olarak, uyanık bir önder bu meclis ve toplantılar vasıtasıyla insanların hassasiyetlerinden yararlanabilir. Bununla beraber, bu merasimlerde halkın geneline yapılan konuşmalarla, insanların İslami yönden bilinçlenmeleri de sağlanır.

Nefis tezkiyesi, özellikle sabır, istikamet, şecaat ve zulüm yükü altına girmemek, onun sonuç ve semereleridir. Bu çeşit meclislerin diğer bir rolü de, İslam’ın iki büyük kanunu olan iyiliği emretme ve kötülükten sakındırmayı canlı tutmalarıdır.

Hüseyin için ağlamak, taziye meclislerini takip etmek, yas toplantılarını oluşturmak, yakından ve uzaktan Hüseyin’i ziyaret etmek, Hüseyniye ve Sakkahane (su evleri) gibi evler icat etmek velayetin canlılığını korumaktır. İmam Hüseyin’in kanının canlılığını korumaktır, birinci dalgaya katılmaktır. İnkılap ruhunun canlılığını korumaktır, ta ki sonunda, Hz. Mehdi Bakiyetullah Acelallahu Farecehu Şerif’in rehberliğiyle cihanda ilahi hakimiyet gerçekleşsin.

Eğer bütün sevap; yas tutma, ziyaret etme ve matem meclisleri düzenlemede gizliyse, bu çeşit meclisler; zaferin, şianın bekasının, velayetin canlı kalmasının şifresi oldukları için ve sonunda, insanları Hüseyin’in bayrağı altına topladıkları ve tümünü Hüseyin’le ve onun hedefiyle uyumlu yaptıkları içindir.


Seyidüş-Şüheda Ebi Abdullah-il Hüseyin (a.s)-3

Seyidüş-Şüheda Ebi Abdullah-il Hüseyin (a.s)-2

Seyidüş-Şüheda Ebi Abdullah-il Hüseyin (a.s)-1

İmam Hüseyin'in Aşk ve Fedakârlık Dolu Hayatı

İmam Hüseyin (a.s)'ın Faziletleri

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)